Ana içeriğe geç
Sözlük

baskın ile cümle

baskın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
En baskın özelliği kıskançlığıdır.To tkliwość, to zazdrość.
Su baskınları bu aşındırma kuvvetini azaltmaktadır.Utratę wody zmniejsza wspomniana termolabilność.
İlk baskının Lilybaeum'a yapılması planlanmıştı.Konkurs pierwotnie miał się odbyć w Lillehammer.
Otel baskınında Suzi tarafından öldürüldü.Zostaje zamordowany w kotłowni hotelu Victoria.
Amiral Graf Spee 21 Ağustos 1939 tarihinde Kuzey Atlantik'te baskın görevleri için Wilhelmshaven'den ayrıldı.21 sierpnia 1939 „Admiral Graf Spee” wyszedł z portu Wilhelmshaven i skierował się na południowy Atlantyk.
1846 - ABD Kongresi, sınır devriyelerine baskın yapılmasını gerekçe göstererek, Meksika'ya savaş ilan etti.1846 – Kongres USA podjął decyzję o wypowiedzeniu wojny Meksykowi.
Baskındaki İngiliz kayıpları az sayıdaki Alman kayıpları ile karşılaştırıldığında oldukça fazlaydı.Szczęśliwie jednak zniszczenia były, w porównaniu z innymi miastami niemieckimi, niewielkie.
1997 - Cezayir'de köy baskını: 200 kişiyi öldürüldü, 100 yaralı.Starcia w Strefie Gazy: 16 zabitych, 100 rannych.
Örneğin bu durum, evlerin baskına uğramalarıyla kendini belli eder.W ten sposób przygotowuje się np. budynie.
Nihayet Rus tarafı baskından farkedebilirdi ve ateş etmeye başladı.Tymczasem rosyjscy tyralierzy zbliżyli się na odległość strzału i otworzyli ogień.
Ancak baskın sırasında kumandan karargahta değildi.W trakcie Zjazdu nie wybrano komendanta.
Aydınlatma gücüne göre grubun baskın üyeleri: sarmal NGC 1566, merceksi NGC 1553, ve eliptik NGC 1549'dur.Dominujące galaktyki w tej grupie to NGC 1566, NGC 1553 i NGC 1549.
Bu bir baskın halinde olmadı çünkü Haçlı Seferi'nin gelmekte olduğu haberi Tunus'a hızla erişmişti.Te jednak się nie odbyły, ponieważ dzięki decyzji Komisji ds. Nagłych PZPN Korona uzyskała bezpośredni awans.
Başlangıçta yerli dinler baskındı.Początkowo próbowano podporządkować tubylców przez negocjacje.
Apartman dairelerine çok sayıda baskınlar ve soygunculuk işlenmiştir.W mieszkaniu było wyraźnie widać ślady włamania.
Fidel Castro ile birlikte 1953 yılındaki Moncada Kışlası baskınında yer almıştır.W 1953 roku wziął udział w zorganizowanym przez Fidela Castro ataku na koszary Moncada.
II. Henry Le Manş'da sürpriz baskına uğradı.Był torturowany przez Gestapo w al. Szucha 25.
Bu ani baskın, Napolyon'u şaşırttı, ve kara kara düşündürttü.Postanowił zażartować i przestraszył Nevilla.
Phillips baskına devam etti.Phillips fortsätter att sända.
Bundan sonra, Achaea, Yunanistan'ın baskın gücü oldu.Efter det kom Achaea att bli den dominerande staten i Grekland.
Toplumda hiçbir grup baskın olmamalıdır.Ingen grupp i samhället skonas.
Buna rağmen, doğada L amino asitleri daha baskındır.Terrängen runt I-n-Amana Rarni är mycket platt.
Mart 1942'de, Japon uçak gemileri Hint Okyanusu'na baskın yürüttü.Från mars 1941 rekognoseringsflög japanska flygplan över ön.
Fakat Fergana Sultanı bu baskın sırasında öldürüldü.Sultan Murat mördades under striden.
NGC 253, şüphesiz grubun en baskın gökadasıdır.Operation 1325:s hemsida är en av organisationens viktigaste plattformar.
Baskın, Fransız İhtilali'nin parlama noktasıdır.Ordet är en försvenskning av franskans roulade.
En baskın özelliği kıskançlığıdır.För andra betydelser, se Ljubojno.
Tadı diğer Allium türlerine göre çok daha az baskındır.Havskräftan har en mildare smak jämfört med diverse andra mindre kräftor.
Baskını İslamcı radikallerinin yaptığı öne sürüldü.Hon har skrivit om radikala islamiska gruppers inflytande.
Sosyal baskınlık yönelimi, sosyal baskınlık kuramının bireysel tutumsal yönüdür.Vilken form av social kontroll som används beror på samhällets sociala komplexitet.
1570 yazında Türkler yine saldırdı, ancak bu sefer baskın değil, tam kapsamlı bir işgal yapıldı.Влітку 1570 року турки знову аткакували, але на цей раз з повномасштабним вторгненням, а не рейдом.
(İngilizce Baskının önsözü Hüseyin Kıvrıkoğlu tarafından yazılmıştı)(Вільний переказ, рекомендую звіритися із джерелом англійською мовою)
En baskın özelliği kıskançlığıdır.А найбільше зло породжується заздрістю.
Gey barlarda sürekli polis baskınları yer alıyordu; ortalama ayda bir kez her bara bir baskın yapılırdı.Поліцейські рейди по гей-барах проходили в середньому раз на місяць.
Ancak gün ortasında harekât artık baskın niteliğini kaybetmiş bulunmaktadır.Дане обрання мало бути затверджено владою.
Bastille Baskını veya Bastille Hapishanesi Baskını, 14 Temmuz 1789'da Paris, Fransa'da gerçekleşmiştir.Штурм Бастилії — подія, що відбулася в Парижі вранці 14 липня 1789 року.
(Pusular-Gece baskınları).ゆうやけこやけ(夕焼け小焼け) ю:якекояке).
Erişim tarihi: 3 Nisan 2015. ^ "Kenya: 'Üniversite baskınında ölenlerin sayısı 147'ye çıktı'".Процитовано 1 квітня 2015 року. Kenya attack: Garissa University assault 'killed 147'.
Hasan, dağlarda baskın yapmayı planlamıştı.Сапата змушений був втекти у гори.
1871'deki Fransa zaferi, Prusya'nın birleşik Alman devletinde baskın rol üstleneceğini kanıtladı.Перемога над Францією в 1871 року затвердуло Пруссії в ролі домінуючого гравця в об'єднаній німецькій державі.
Oyunlarında, dram ve trajedi baskındır.В театрі йшли оперетки, трагедії та драми.
Gezgin erkekler bölgelerini savunur ve diğerleri üzerinde gövde boyutları ile baskınlık kurarlar.Хтось викликає підмогу, а хтось зламує замки на скринях.
1960'larda gey barlar rutin olarak polis tarafından baskına uğrardı.У 1960-х роках поліцейські рейди на гей-бари в США були звичною справою.
Kadınlar yüzlerini kapatmazlar ve ev içinde baskın bir role sahiptir.Жінкам заборонено торкатися каменю і стояти у безпосередній близькості від нього.
Baskında 8 Türk ve 1 Türk asıllı Amerikan vatandaşı öldü.Загинули 8 радянських і 1 афганський військовослужбовці.
Cumhuriyetçilik klasik liberalizmin bir biçimiyle beraber baskın ideolojidir.Республіканізм, поряд з формою класичного лібералізму, залишається панівною ідеологією.
Şiaoke, Karaşehir'e karşı ani bir baskın planladı.Шведи розпочали хрестовий похід проти карелів.
Bu baskın 1967'de yapılan Altı Gün Savaşı'na yol açan faktörlerden biridir.1967 році ця місцевість була одним об'єктів части Шестиденної війни.
Barselona Olimpiyatlarında sergilediği baskın performansla çıktığı 15 karşılaşmayı da kazandı.Окрім цього, він зіграв свій 115-й матч у єврокубках.
Baskın etkisi izleyen günlerde de kendini hissettirmeye devam etmiştir.На деякий час під впливом промови навіть починає йому вірити.
Gey barlarda sürekli polis baskınları yer alıyordu; ortalama ayda bir kez her bara bir baskın yapılırdı.Policejní razie gay barů byly časté, průměrně jednou do měsíce v každém baru.
Şubat 2004'te, Alman polisi Crytek ofisine Sahte Ürün Kullanımı sebebiyle baskın yaptı.V únoru 2004 do kanceláří Cryteku vtrhla německá policie kvůli podezření z pirátství.
Uluslararası baskının yanı sıra, dergi sadece İngilizce olarak senede 6 kere yayımlanır.Vedle mezinárodního vydání lze časopis obdržet také jako čistě anglickou publikaci 6× ročně.
Bu yaklaşık 10.000 evi şu baskınından korumak için yılda 8-12 defa indirilmektedir.Bývá využívána asi 8 až 12krát ročně a chrání před povodněmi asi 10 000 obyvatel.
Yalnızlar otelin işleyişini bozmak için ufak bir baskın düzenler.Samotáři se též vydávají na misi ke zničení hotelu.
Bu etkileşme tarzının bir oyunun parçası mı ya da bir baskınlık gösterisi mi olduğu bilinmemektedir.Není známo, jestli jsou tyto doteky částí hry nebo vyjádřením dominance.
"Amerikalı Tanığın Gözünden İsrail Baskını".V iráckém táboře Američanům přímo před očima.
İkinci baskında Ana Lucia, Diğerleri'nden birini öldürür ve üzerinde bir liste bulur.Ana Lucia jednoho z Druhých zabila a našla u něj seznam obětí.
Baskın yapan, ezen, kazanan demektir."Kdo uteče, vyhraje."
Bununla birlikte devamlı polis baskınlarını önlemek için polise para öderlerdi.Také ale platil policii, aby zabránil častým raziím.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod