Ana içeriğe geç
Sözlük

baskın ile cümle

baskın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu av sırasında Kürt asıllı bir eşkıya grubunun hücumuna uğradı ve bu baskında öldürüldü.L'entourage stesso del generale cadde in un'imboscata e fu costretto a fuggire.
Baskın sırasında 148.1439 durante il Concilio.
Dilin yok oluşunda Tlingitçenin de baskın rolü vardır.La lingua alla rovescia di Mendrisio sembrerebbe avere anche un inventore.
Baskını İslamcı radikallerinin yaptığı öne sürüldü.La città venne distrutta dagli imperatori musulmani.
Baskın, çekinik ya da eşbaskın olabilir.Può essere vita o morte, sacrificio o indulgenza.
Neden Kırgızistan'ın eski cumhurbaşkanının evine durmadan baskın yapılıyor?Зачем они бесконечно штурмуют дом бывшего президента Киргизии?
Baskına uğrayınca onun uğruna savaştılar.Но когда атака состоялась, бой был упорный.
Gece baskını (huruç) yapılacaktı.Ночью будет гроза (повести и рассказы).
Ayrıca baskın olmayan birkaç erkek olabilir.Возможно также наличие нескольких не доминантных самцов.
Arz talep kuralları, ideal serbest piyasada baskındır.Закон спроса и предложения господствует в идеальном свободном рынке.
Şirvanşahlar ve Derbent emirleri bu baskınlara karşı mücadele veriyorlardı.Их соперницами по решающей игре выступили Ясмин Вёр и Элени Данилиду.
"Bâb-ı Âli Baskını: 100.Игорь Перемота: сто десять.
Baskın sırasında 148.1488 - Прончищевы.
Hazarlarla birlikte Şirvan'a ruslar defalarca denizden baskınlar etmekteydi.Среди украшений постоянно повторяется маска Чака, бога дождя.
İlk olarak Baltazar'ın mekanına baskın yapar.Пуста нападал на заведения Балтазара.
Malta'da baskın din Katolik Kilisesi'dir.Католицизм на Мальте является государственной религией.
Artık genç erkeklerin baskınlığı yok.Это уже не отчаяние подростка.
Gey barlarda sürekli polis baskınları yer alıyordu; ortalama ayda bir kez her bara bir baskın yapılırdı.Полицейские рейды по гей-барам проходили в среднем раз в месяц.
Günümüze dek 35. baskına ulaşmıştır.Глаза у них открываются на 35-й день.
Aynı anda Kuzey Afrika'da da bir baskın gerçekleştirildi.Одновременно происходило наступление на севере, на Гюлистан.
En baskın özelliği kıskançlığıdır.Хроническая склонность к ревности называется ревнивостью.
Bu dönem hiçbir önemli Slav baskınları gerçekleşmedi.Однако никаких серьёзных народных движений в это время не возникло.
Carlson'ın baskınından sonra, Japonlar hafifçe korunan Gilbertler'e takviye kuvvet göndermiştir.После рейда Карлсона японцы стали тщательно охранять острова Гилберта и всячески укрепили их.
Bu onu devrinin en baskın otobur türlerinden biri yapar.Ему принадлежит один из самых ранних проектов вечного двигателя.
Fidel Castro ile birlikte 1953 yılındaki Moncada Kışlası baskınında yer almıştır.В 1953 году принял участие в штурме казарм Монкада под руководством Фиделя Кастро.
Rakip kabileye yapılan baskında öldürülmüştür.Был убит во время кошачьего бунта.
Baskında Nazım Paşa öldürüldü.В эвакуации скончался отец Якова.
Eeski bir kiliseye düzenlenen polis baskınından sonra kutular dolusu güneş gözlüğü bulur.Для того, чтобы увидеть, каким свод церкви был до катастрофы, достаточно надеть специальные очки.
Ülke çapında polis baskınları ve şiddetine karşı halk ayaklanması yaşanır.По всей стране вспыхивают голодные бунты и восстания заключённых.
Baskın sırasında evde 24 kişiye rastlanmıştı.В ходе беспорядков получили ранения 24 человека.
Güneş'te bulunan hidrojenin baskınlığı 1925 yılında Cecilia Payne-Gaposchkin tarafından doğrulanmıştır.То, что водород преобладает в составе Солнца, подтвердила в 1925 году Сесилия Пейн.
Tanzanya'da ekonomi, baskın olarak tarıma dayalıdır.Гомосексуальность в Танзании табуируется в обществе.
"IŞİD bekleniyordu ama baskın beklenmiyordu".Голод видели, ну хоть войны у нас не было.»
İrlanda'da baskın din, Hristiyanlıktır ve en büyük kilise Roma Katolik Kilisesi'dir.В Ирландии среди религий преобладает христианство, среди церквей — католическая церковь.
Ertesi sene Elazığspor bu baskının da etkisiyle tarihinde ilk defa Süper Lig'e çıkmayı başarır.В прошлом, когда было некое негативное давление, это был первый раз, когда я столкнулся с такими новостями.
Ali ile Veli Peri’yi kurtarmak için baskına gider.Герберт помогает Доктору освободить Пери.
Avrupa'da 1'e 4 desni tamamen baskın örgü tarzıydı.في أوروبا؛ كان نموذج 4 إلى 1 هو المُسيطر تمامًا.
Trüfün tadını daha baskın hâle getirmek isteyenler, trüf yağı da kullanabilirler.فمن شاء منهم قعد وعليه مثل ما على أهل إيلياء من الجزية.
Görünüşe göre merhameti baskın gelmiş ve kızının yanında kalmıştı.وبالنظرة اليها بعين الرحمة وبقيت البنت بجانبها.
Bastille Baskını veya Bastille Hapishanesi Baskını, 14 Temmuz 1789'da Paris, Fransa'da gerçekleşmiştir.حادثة اقتحام سجن الباستيل وقعت في باريس في الرابع عشر من تموز عام 1789.
"Bâb-ı Âli Baskını: 100.الكنيسة المعمدانية: 100 مليون.
Savaşın birçok cephesinde konum odaklı savaş olarak adlandırılan yöntem baskın olmuştur.كانت حربًا غريبة يمكن تسميتها أيضًا بحرب الاتصال.
II. Dünya Savaşı'nın Pacific Theater Operasyonları'nda kamikaze baskını sırasında savaş uçağını düşürür.تحطمت طائرة حربيه أثناء غاره الكاميكاز للحرب العالمية الثانية في مسرح عمليات المحيط الهادئ .
Bâb-ı Âli Baskını'ndan sonra ülkeye döndü.عاد إلى صفد بعد أن أنهى دراسته وكان حاملاً للقب "عالم أزهري".
Bunun üzerine adamları ile birlikte Şebinkarahisar'da saklandı; civardaki Rum köylerine baskınlar yaptı.فيها انتقل إلى جوار ربه ودفن في قرية مغوه.
En baskın özelliği kıskançlığıdır.وكان عقيل شرساً سيء الخلق غيوراً .
Bu baskın 1967'de yapılan Altı Gün Savaşı'na yol açan faktörlerden biridir.وكانت تلك المعركة من أحد العوامل التي أدت إلى حرب الأيام الستة في 1967، وأول مقدماتها.
Bu baskınlar Neretva vadisinde gerçekleşmiştir.كان اساس هذه المذابح في وادى الراين .
Sapsız meşe, ormandaki baskın ağaç türüdür.هو الغريب للأبد،تاه في غابة العالم.
II. Ahmet devrinde Venedik donanması sık sık Ege Denizi'ne baskınlar yaptı ve Girit saldırıya uğradı.و في عهد أحمد الثاني كان البندقين يقومون بالعديد من الهجمات على بحر إيجة و تعرضت كريت للهجوم.
Bu av sırasında Kürt asıllı bir eşkıya grubunun hücumuna uğradı ve bu baskında öldürüldü.و عندها أخرج الأفعى من علبة لدهن الخنزير حيث كان يختزنها بداخلها.
Yani her ikisi de olumlu fakat biri diğerine göre biraz daha baskındır.والملاحظ أنَّ الأسلوبين كلاهما صحيحان، إلا أنَّ أحدهما أكثر دقة في إبراز المعنى من الآخر.
Baskın düzenleyip köle alma konusunda oldukça başarılı idi.كان الهدف من الاتفاقية التأكيد ودفع قمع الرق وتجارة الرقيق.
Klâsik bir kilittaşı tür, bir otçul türün baskın bitki türünü yok etmesini engelleyen türdür.من أشهر الأنواع الرئيسية هو المفترس الذي يمنع نوعا عاشبا ما من القضاء على أحد أنواع النباتات.
"Amerikalı Tanığın Gözünden İsrail Baskını"."قاضية أميركية بلجنة تحقيق أممية بجرائم إسرائيل".
Mart 1970'te Müfettiş Yardımcısı Seymour Pine, "Zodiac" ve "17 Barrow Street" barlarına baskın düzenledi.Em março de 1970, o inspetor adjunto Seymour Pine invadiu o "Zodiac" e o "17 Barrow Street".
Güneş'te bulunan hidrojenin baskınlığı 1925 yılında Cecilia Payne-Gaposchkin tarafından doğrulanmıştır.A preponderância de hidrogênio no Sol foi confirmada em 1925 por Cecilia Payne-Gaposchkin.
Yine yer ve gök karşıtlığında Gök hep üstün ve baskın durumdadır.Ele criou o céu, a terra e o céu superior e deu-Kumu Honua o jardim.
Hangi özellikler baskının sonucu, hangileri de sağlıklı ve otantik?" diye yazar.Quais são os traços da opressão e quais são saudáveis ​​e autênticos?"
Gey bar baskınları Stonewall ayaklanmalarının ardından durmamıştı.Invasões em bares gay não pararam depois dos tumultos de Stonewall.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod