Ana içeriğe geç
Sözlük

basın ile cümle

basın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
En başından beri planın buydu, değil mi?That was your plan all along, wasn't it?
Tom oraya tek başına gitmeyi planlıyor.Tom plans to go there alone.
Tom kendi başına gitmeyi planlıyor.Tom plans to go by himself.
Bu araba her bir litre yakıt başına on üç kilometre gidebilir.This car can go thirteen kilometers for every liter of gasoline.
Bu araba bir litre yakıt başına on üç kilometre gidebilir.This car can go thirteen kilometers for every liter of gasoline.
Arabam litre başına yaklaşık 13 kilometre yol alır.My car gets about 13 kilometers per liter.
Arabam galon başına yaklaşık 30 mil yol alır.My car gets about 30 miles per gallon.
Neden senin başın mavi?Why is your head blue?
Videonun başında birkaç feragatname vardı.There were multiple disclaimers at the start of the video.
Kan basıncın kışın yükselebilir.Your blood pressure may go up in the winter.
Yabancı dilleri bir kursta öğrenmek kendi başına yapmaktan çok daha etkiliIt is way more effective to study foreign languages in a class than to do so by yourself.
Onu tek başına yapmak istediğinden emin misin?Are you sure you want to do that by yourself?
Tom kendi başına çalışmak zorunda.Tom has to work on his own.
Gerçekten Tom'un oraya kendi başına gitmesine izin verecek misin?Are you really going to let Tom go there by himself?
Tom bütün şarap şişesini tek başına içti.Tom drank the whole bottle of wine by himself.
Biz başından beri arkadaştık.We were friends right from the start.
Basın skandal üzerinde yoğunlaşıyor.The press is focusing on the scandal.
Mary başını yana yatırdı.Mary tilted her head sideways.
Tom kendi başına devam etmek zorunda kaldı.Tom was forced to continue on his own.
Otuz yıldır iş başındayım.I've been in business thirty years.
Tom tek başına kahvaltı yaptı.Tom ate breakfast all by himself.
Başını devekuşu gibi kuma gömüyorsun.You have your head in the sand.
Tom yalnız başına gitmekte ısrar etti.Tom insisted on going alone.
Eve tek başına gitme.Don't walk home alone.
En başından beri biliyor muydun?Did you know right from the beginning?
Tom kapıdan girmek için başını eğmek zorunda kaldı.Tom had to duck his head to get through the doorway.
Tom, Mary'yi beklerken yalnız başına oraya oturdu,Tom sat there all alone, waiting for Mary.
Tom başından üç kez vuruldu.Tom was shot three times in the head.
Tom top sakalını okşadı ve başını salladı.Tom stroked his goatee and nodded.
Yaralanmalar herkesin başına gelebilir.Injuries can happen to anybody.
Tom güldü ve başını iki yana salladı.Tom laughed and shook his head.
Ancak Tom tek başına hareket edemez.Tom, however, can't act alone.
Tom bunu yalnız başına yapmaya hazırdı.Tom was ready do it all alone.
Düşman başını kaldırıyor.The enemy is raising his head.
Tom başını bir kez daha salladı.Tom shook his head once again.
Tom başını su üstünde tuttu.Tom kept his head above water.
O kendi başına olağandışı değildir.That in itself isn't unusual.
Tom sürekli olarak iş başındadır.Tom is continually on the go.
Basın izliyor olacak.The press will be watching.
Basınla konuşmadım.I didn't talk to the press.
Herkes kendi başındaydı.Everyone was on their own.
Tom onu başından beri biliyordu.Tom knew that all along.
Tom kendi başına okudu.Tom studied on his own.
Masanın başında oturun.Sit at the head of the table.
Tom başını indirdi.Tom put his head down.
Basınç açık.The pressure is on.
Mary başını Tom'un omzuna koydu ve ağlamaya başladı.Mary put her head on Tom's shoulder and began to cry.
Tom başını Mary'nin omzuna koydu ve ağlamaya başladı.Tom put his head on Mary's shoulder and began to cry.
Tom tek başına eve gitmemeliydi.Tom shouldn't have walked home by himself.
Tek başına mı dans ettin?Did you dance by yourself?
Eşeğin başını yıkayanlar sabunu boşa harcarlar.Those who wash the donkey's head waste soap.
Başınızı yeni fikirlerle doldurmaya hazırsınız.You are ready to fill your head with new ideas.
Eve yalnız başına yürüme.Don't walk home by yourself.
O başını onun omzuna dayadı.She rested her head on his shoulder.
Mary başını Tom'un omuzuna yasladı.Mary rested her head on Tom's shoulder.
Gerçekten tek başına mı dans ettin?Did you really dance by yourself?
Tom gerçekten oraya tek başına mı gitti?Did Tom really go there by himself?
Tom'un bunu kendi başına yapabileceğine inanmıyorum.I don't believe Tom can do it by himself.
Tom itirazlarımı başından attı.Tom brushed off my objections.
Ay başını zor getiriyorum.I live from paycheck to paycheck.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod