Boksör başını aşağıda tutmaya çalıştı.The boxer tried to keep his head down.
Yılan başını kaldırdı.The snake reared its head.
Sen tek başına bu tür şey yapmamalısın.You should not do that kind of thing by yourself.
Yakında kendi başına yaşamaya alışacaksın.Soon you'll get used to living by yourself.
John'un başına geleni duydun mu?Did you hear what happened to John?
George çok kaynaşmaz; o kendi başına kalmayı sever.George doesn't mix much; he likes to keep to himself.
Jim'in başında beyaz bir şapkası var.Jim has a white hat on his head.
Kollarını bağlamış olarak Jim tek başına oturuyordu.Jim sat alone with his arms folded.
sistem logunu görmek için Ctrl+Alt+Del basınızPlease push the Ctrl+Alt+Del key to log on the system.
Jane'in tek başına okula gitmesi çok zordu.It was too difficult for Jane to go to school alone.
Zirve uluslar serbest ticareti gündemin en başına koydular.The summit nations put free trade at the top of the agenda.
Tek başınıza gitmenizin bir sakıncası var mı?Would it inconvenience you to go yourself?
Bir kız için gece geç saatte kendi başına dışarı çıkması güvenli değildir.It is not safe for a girl to go out by herself so late at night.
Bütün bu dertleri başına açtığım için üzgünüm.I'm sorry to cause you all this trouble.
Başına çok fazla bela olduğum için üzgünüm.I'm sorry to trouble you so much.
Buralarda tek başına dolaşmasan iyi olur.You had better not wander around here by yourself.
Bu senin kendi başına çözmen gereken bir sorun.This is a problem you have to solve by yourself.
Bu tek başına bizi ikna etmek için yeterlidir.This alone is enough to convince us.
Onların başına bela gelmek üzere.They are in for trouble.
Tek başına bunu yapabilirsin.You alone can do this.
Bu madde tek başına zehirli değildir.This substance is not poisonous in itself.
Bu santral, tek başına çeşitli şehirlere elektrik sağlar.This power station alone provides several cities with electricity.
Bütün bu ev ödevini tek başına yaptığını sanmıyorum.I don't think that you did all this homework by yourself.
Bu bisiklet bu ayın başından beri buraya bırakıldı.This bicycle has been left here since the beginning of this month.
Plan başından beri başarısızlığa mahkum edildi.The plan was doomed to failure from the start.
Bu butona basın ve kapı açılacaktır.Push this button and the door will open.
Kişi başına tur kaç para?How much is the tour per person?
Amcam sürekli olarak ailesine başına bela olur.My uncle constantly causes his family trouble.
Büyükannem tek başına yaşıyor.My grandmother lives by herself.
Her zaman başını sokacak bir evin olacak.You'll always have a roof over your head.
Alice utanç içinde başını eğdi.Alice hung her head in shame.
Onun "sadece arkadaş olalım" diyerek onu başından savdığını duydum.I heard she brushed him off, saying "Let's just be friends."
Tek başınıza düşünmelisiniz.You must think by yourselves.
Sadece yaklaşık 15 dakika boyunca iş başındaydınız.You've only been on the job for about 15 minutes.
Tek başına yabancı bir ülkede seyahat etmen tehlikelidir.It is dangerous for you to travel to a foreign country by yourself.
Aspirin'in kan basıncına hiç etkisi yoktur.Aspirin has no effect on the blood pressure.
Bir öğrenci, Basin Caddesi'nde bir araba tarafından ezildi.A student was run over by a car on Basin Street.
Patronu gerçeği öğrendiğinde, yalan onun başını derde soktu.The lie got him in trouble when his boss found out the truth.
Patronu gerçeği öğrendiğinde yalan onun başını belaya soktu.The lie got him in trouble when his boss found out the truth.
Polislerin görev başında içmelerine izin verilmez.The police aren't allowed to drink on duty.
Sağlığın bir basınç ölçeri olarak kan basıncı önemlidir.Blood pressure is important as a barometer of health.
Kan basıncım 155'e 105.My blood pressure is 155 over 105.
Hiroko orada tek başına oturdu.Hiroko sat there all alone.
Başınız belada olduğu zaman, bana güvenebilirsiniz.When you are in trouble, you can count on me.
Bugünlerde birçok yaşlı insan kendi başına yaşıyor.These days many old people live by themselves.
Bir kadının tek başına seyahat etmesi günümüzde normaldir.Nowadays it is not unusual for a woman to travel alone.
Başında başlayalım.Let's begin at the beginning.
Aklı başında adam yıkılmaz.You can't keep a good man down.
Ben başından beri bunu biliyordum.I knew it all along.
Çocukların gece tek başına dışarı çıkmaları tehlikelidir.It is dangerous for children to go out alone at night.
Çocukların başına buyruk olmalarına izin vermeyin.Don't let children have their own way.
Belediye başkanı geçit töreninin başında yürüdü.The mayor walked at the head of the procession.
Basına inanmamın nedeni budur.That is why I believe in the Press.
Biz onu başından beri biliyorduk.We knew it all along.
Oyunu başından sonuna kadar izledim.I watched the game from beginning to end.
Caddeyi tek başına geçen küçük bir erkek çocuğu gördüm.I saw a young boy crossing the street by himself.
Tek başına dışarı gitmenden hoşlanmıyorum.I don't like your going out alone.
Başını derde sokmak istemiyorum.I don't want to get you into trouble.
Tek başına geleceğine dair fikrim var.I got the idea that he would come by himself.
Kitabın başından birkaç sayfayı atladım.I skipped the first few pages of the book.