Ana içeriğe geç
Sözlük

basın ile cümle

basın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom utanç içinde başını eğdi.Tom bowed his head in shame.
Tom başını eğdi ve dua etti.Tom bowed his head and prayed.
Tom yastıkla başını örttü.Tom covered his head with his pillow.
Tom onu tamamen kendi başına yaptı.Tom did that entirely on his own.
Tom bunu tek başına yaptı.Tom did this on his own.
Tom artık kendi başına.Tom is now on his own.
Tom bunu kendi başına anlamaya çalıştı.Tom tried to figure it out on his own.
Tom şu anda iş başında.Tom is at work right now.
Tom şimdi iş başında.Tom is at work now.
Tom aklı başında, değil mi?Tom is sane, isn't he?
Tom tekrar başını belaya sokmadan önce bu sadece bir zaman meselesi.It's only a matter of time before Tom gets into trouble again.
Tom başından beri haklıydı.Tom was right all along.
Tom başından beri haklı.Tom has been right all along.
Tom mektubu başından attı.Tom tossed the letter away.
Sadece onları başından at.Just throw them away.
Tom battaniyesi ile başını örttü.Tom covered his head with his blanket.
Hâlâ başın dönüyor mu?Are you still dizzy?
Tom nefretle başını salladı.Tom shook his head in disgust.
Başını suya daldırıp çıkar.Duck your head.
Tom başını kullandı.Tom used his head.
Tom başının üstünde duruyor.Tom is standing on his head.
Tom tek başına gitmesi için Mary'ye izin verdi.Tom allowed Mary to go by herself.
Tom tek başına yaşıyor.Tom lives by himself.
Tom tek başına eve girdi.Tom went in by himself.
Tom tamamen tek başına durdu.Tom stood all by himself.
Tom tek başına oraya gitti.Tom went there by himself.
Tom orada tek başına yaşadı.Tom lived there by himself.
Tom burada tek başına yaşıyor.Tom lives here all by himself.
Tom onu kendi başına idare edebilir.Tom can handle that by himself.
Tom tek başına gitmek için isteksiz.Tom was unwilling to go by himself.
Tom asla tek başına oraya gitmezdi.Tom would never go there by himself.
Tom tek başına yaşayamayacak kadar çok genç.Tom is too young to live by himself.
Tom oraya tek başına gitmek zorunda kalacak.Tom will have to go there by himself.
Tom oraya tek başına gitmeye korkuyor.Tom is afraid to go there by himself.
Tom oraya tek başına gitmeye korkuyordu.Tom was afraid to go there by himself.
Tom tek başına alışverişe gitmeye karar verdi.Tom decided to go shopping by himself.
Tom bunu tek başına yapmak istediğini söyledi.Tom said he wanted to do it by himself.
Tom tek başına seyahat edecek kadar yaşlı.Tom is old enough to travel by himself.
Tom bu köpek kulübesini tek başına inşa etti.Tom built this doghouse all by himself.
Tom oraya kendi başına gitmek istemiyor.Tom doesn't want to go there by himself.
Tom neredeyse işin hepsini tek başına yaptı.Tom did almost all of the work by himself.
Tom şimdi oraya tek başına gitmemesi gerektiğini biliyor.Tom knows now that he shouldn't have gone there by himself.
Tom tek başına Bostona gitmesine izin vermesi için babasını ikna etmeye çalıştı.Tom tried to persuade his father to let him go to Boston by himself.
Mary kendi başına seyahat ediyor.Mary is traveling by herself.
Tom tek başına seyahat ediyor.Tom is traveling by himself.
Tom'un aklı başında değil.Tom isn't in his right mind.
Tom kendi başına buraya geliyor.Tom is coming here on his own.
Tom başını yastığa koydu.Tom laid his head on the pillow.
Tom başını yastığın altına koyu.Tom laid his head down on the pillow.
Tom'un başına kötü bir şey gelmeyecek.Tom won't get in trouble.
Tom başına kötü bir şey gelmeyeceğini biliyor.Tom knows he won't get in trouble.
Tom başına kötü bir şey geleceğini düşünmüyor.Tom doesn't think he'll get in trouble.
Tom başını duvara yasladı.Tom leaned his head against the wall.
Tom hiç bir zaman tek başına Boston'a gitmene izin vermeyecek.Tom is never going to let you go to Boston by yourself.
Hükümet sansürü tarafından engellenmemiş bir basına ihtiyacımız var.We need a press unhampered by government censorship.
Tom ormanda tek başına yaşıyordu.Tom lived alone in the woods.
Tom ormanda tek başına yaşıyor.Tom lives alone in the woods.
Tom asla kendi başına bir şey yapmaz.Tom never does anything on his own.
Tom'un tek başına oraya gitmesine gerek yok.Tom doesn't need to go there by himself.
Tom tek başına orada yaşadı.Tom lived there all by himself.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod