Tom Mary'nin tek başına yüzmesini istemiyordu.Tom didn't want Mary to swim by herself.
Tom oraya tek başına gitmek istemedi.Tom didn't want to go there by himself.
Tom'un tek başına evde kalma arzusu yoktu.Tom had no desire to stay home by himself.
Tom daha önce başını belaya soktu.Tom has gotten himself into trouble before.
Tom aklı başında bir adam değil.Tom is not a rational guy.
Tom'un tek başına dışarı çıkmasına izin verilmez.Tom isn't allowed to go out by himself.
Tom Mary'ye hafifçe başını salladı.Tom nodded slightly to Mary.
Tom muhtemelen tek başına sorunla başa çıkamayacak.Tom probably won't be able to cope with the problem by himself.
Tom tam karşıda bakarken tek başına oturuyordu.Tom sat alone, staring straight ahead.
Tom dosdoğru bakarken tek başına oturuyordu.Tom sat alone, staring straight ahead.
Tom başını kaşıdı.Tom scratched his head.
Tom Mary'nin kulağına bir şeyler fısıldadı ve o, başını salladı.Tom whispered something in Mary's ear and she nodded.
O istemeden tek başına gitti.She reluctantly went by herself.
Tom yalnız başına kaymaya gitti.Tom went skiing alone.
Tom tüm kitabı başından sonuna kadar okudu.Tom read the whole book from beginning to end.
Tom tüm Kutsal Kitabı başından sonuna kadar okudu.Tom read the whole Bible from beginning to end.
Tom tüm yazıyı başından sonuna kadar okudu.Tom read the whole article from beginning to end.
Sen her şeyi başından sonuna kadar okumak zorunda değilsin.You don't have to read the whole thing from beginning to end.
Tom'a üşüyüp üşümediğini sordum ama o başını salladı.I asked Tom if he was cold, but he shook his head.
Tom'a soğuk alıp almadığını sordum ama o başını salladı.I asked Tom if he had a cold, but he shook his head.
"Tatile yalnız başına mı gidiyorsun?" "Hayır, problemlerim benimle birlikte geliyorlar.""Are you going on holiday by yourself?" "No, my problems are coming with me."
Tom'un oğlunun tek başına seyahat etmesine izin vermeye niyeti yok.Tom has no intention of letting his son travel by himself.
Tom sadece başını salladı ve bir şey söylemedi.Tom just shook his head and didn't say anything.
Müşteri hizmetleri temsilcisiyle konuşmak istiyorsanız lütfen üçe basın.If you would like to speak to a customer service representative, please press three.
Tom tek başına oraya gitmemekte haklıydı.Tom was right not to go there by himself.
Tom tek başına elektrik direğinin yanında durdu.Tom stood by himself next to the lamppost.
Aklı başında değil.He is out of his mind.
O birkaç saat önce bir basın toplantısı düzenledi.He held a news conference a few hours ago.
Bu ta başından benim planımdı.This was my plan all along.
Ta başından beri bu Tom'un planı değil miydi?Was this Tom's plan all along?
Bu hiç senin başına geldi mi?Has this ever happened to you?
Tom başını sallayarak kabul etti.Tom nodded in agreement.
Tom hava karardıktan sonra tek başına dışarıya çıkmamalıydı.Tom shouldn't have gone out after dark by himself.
Tom onu tek başına yapmaktan korktu.Tom was afraid to do it by himself.
Mary otuz yaşlarının başında çok çekici bir kadın.Mary is a very attractive woman in her early thirties.
Tom'un bunu tek başına yapabileceğinden emin misin?Are you sure Tom can do this by himself?
Tom'un bunu kendi başına çözeceğini düşünmüştüm.I thought Tom would figure it out for himself.
Tom, Mary'nin başının altına bir yastık koydu.Tom put a pillow under Mary's head.
Sen hiç hukukla başını derde soktun mu?Have you ever been in trouble with the law?
Onu tamamen tek başına mı yaptın?Did you make that all by yourself?
Uluslararası basına hiçbir şey söyleme.Don't say anything to the international press.
Mary başını onun omzuna dayadı.Mary leaned her head on his shoulder.
Bu herkesin başına gelir.It happens to everyone.
Bu hepimizin başına gelir.It happens to all of us.
Şimdiye kadar başına gelen en korkutucu şey nedir?What's the scariest thing that ever happened to you?
Neden kötü şeyler iyi insanların başına gelir?Why do bad things happen to good people?
Aynı şeyin başına gelmesinden korkuyorsun, değil mi?You're afraid the same thing will happen to you, aren't you?
Tom'un tek başına bu işi yapamayacağını mı düşünüyorsun?Are you suggesting that Tom can't do the job by himself?
Tom fiyat etiketine baktı ve başını salladı.Tom looked at the price tag and shook his head.
O, başından beri onun planıydı.That was his plan all along.
O, başından beri Tom'un planıydı.That was Tom's plan all along.
Klinik, bir seferde hasta başına iki ziyaretçiye izin verdi.The clinic allowed only two visitors per patient at any one time.
Bunu tek başına Boston için geri yapabilir misin?Can you make it back to Boston on your own?
O yalnız başına yaşıyor.She lives by herself.
Tom her gün tek başına öğle yemeği yer.Tom eats lunch by himself every day.
Ellerini başının üstüne koy.Put your hands above your head.
Tom başını masaya koydu.Tom put his head down on the table.
Mary başını Tom'un omzuna koydu.Mary put her head on Tom's shoulder.
Tom yardımımı reddetti ve onu kendi başına yaptı.Tom refused my help and did it on his own.
Tom tamamen tek başına kahvaltı yaptı.Tom had breakfast all by himself.