Ana içeriğe geç
Sözlük

basın ile cümle

basın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, başını eğdi.He bowed his head.
Kışın başında bir geziye çıkıyorum.I'm leaving on a trip at the beginning of winter.
Basın söylentileri doğruladı.The press confirmed the rumors.
Beni başından atma.Don't brush me off.
Tom tek başına geldi.Tom has come alone.
Basına konuşma.Don't talk to the press.
Basına konuşmayın.Don't talk to the press.
Eylülün başından beri bu projede çalışıyorum.I've been working on this project since the beginning of September.
O, başını tıraş etti.He shaved his head.
Ebeveynlerinin tek başına buraya gelmene izin verdiklerine inanamıyorum.I can't believe your parents let you come here by yourself.
Başının belada olduğunu görebildim.I could see you were in trouble.
Ben sizi tamamen tek başınıza orada bırakamazdım.I couldn't leave you there all by yourself.
Senin onu tek başına yapabileceğini sanmıyorum.I don't think you could ever do that by yourself.
Boston'dan bütün yolu tek başına sürmeni istemiyorum.I don't want you driving all the way from Boston by yourself.
CDyi bilgisayardan çıkartmak için küçük düğmeye basınPress the small button to eject the CD from the computer.
Sana bunu en başından beri söylüyorum.I've been telling you that all along.
Başından beri endişeliydim.I've been worried all along.
Ben başından beri onu biliyordum.I've known that all along.
Sadece oraya tek başına gitmeni istemiyordum.I just didn't want you to go there by yourself.
Sadece Tom'u tek başına oraya gitme sorunundan kurtardım.I just saved Tom the trouble of going there himself.
Tom'u oraya tek başına gitme zahmetinden kurtarıverdim.I just saved Tom the trouble of going there himself.
Başının belada olduğunu biliyorum.I know you're in trouble.
Eski Prusya dilinin canlanması seksenlerin başında başladı.The Old Prussian language revival began in the early 80's.
Seni burada dışarıda tek başına gördüm ve konuşacak birini isteyebileceğini düşündüm.I saw you out here by yourself and thought you might like someone to talk to.
Tom Mary'ye oraya tek başına gitmemesini tavsiye etti.Tom advised Mary not to go there by herself.
Tom tenha tren istasyonunda büyük bir saatin altında tek başına durdu.Tom stood alone under a big clock in the deserted train station.
Tom tek başına biraz zaman istedi.Tom wanted some time alone.
Tom'un tek başına biraz zamana ihtiyacı vardı.Tom needed some time alone.
Tom, bağcıklarını tek başına bağlayamaz.Tom can't tie his shoelaces by himself.
Tom ayakkabılarını tek başına bağlayamaz.Tom can't tie his shoes by himself.
Dağ başında kaybolduk.We are lost in the middle of nowhere.
Ciddi misin? Bana başının üzerine düşmüşsün gibi görünüyor.Are you serious? It seems to me that you've fallen on your head.
Onun başını belaya sokmasını istemiyorum.I don't want her to get into trouble.
Onu tek başına yapabilir misin?Can you do it alone?
Tek başına bana yardım edebilirsin.You alone can help me.
Tom evde tek başınaydı.Tom was at home alone.
Cuma günü bir basın toplantısı olacak.On Friday we will have a press conference.
Talihsizlik asla tek başına gelmez.Misfortune never comes singly.
Onların başına ne geldi?What became of them?
Tom başını kaldırmadı.Tom did not raise his head.
Tom onu yalnız başına yaptı.Tom did that by himself.
Tom onunla yalnız başına konuşmakta ısrarcı oldu.Tom insisted on speaking to you alone.
O, oraya kendi başına gitmek istemez.She doesn't want to go there by herself.
O, odasına kendi başına gitmek istemiyor.She doesn't want to go to her room by herself.
Bir cümlenin başında büyük harf kullanılır.At the beginning of a sentence a capital letter is used.
Tek başına eve dönmekte sorununuz olmayacak, değil mi?You won't have any problem getting home by yourself, will you?
Tom'tan uzak dursaydın başın dertte olmazdı.You wouldn't be in trouble if you had stayed away from Tom.
Tom Mary'nin oraya tek başına gitmek istemediğini biliyordu.Tom knew Mary wouldn't want to go there by herself.
Onu tek başına taşımana asla izin vermemeliydim.I should never have let you carry that by yourself.
Tom Mary'ye onun tek başına gitmesine izin vermeyeceğini söyledi.Tom told Mary he wouldn't let her go by herself.
Bunu tek başına yapmana asla izin vermemeliydim.I should never have let you do that by yourself.
Tom piyano başına oturdu ve çalmaya başladı.Tom sat down at the piano and started playing.
Hava karardıktan sonra yalnız başına dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out after dark by yourself.
Tom tek başına oturmayı önemseyecek gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to mind sitting by himself.
Tek başına oraya gitmediğine sevindim.I'm glad you didn't go there by yourself.
Tom senin oraya tek başına gitmene izin vermeyecek.Tom won't let you go there by yourself.
Tom'un bunu yalnız başına yapmasına izin vermiyorum.I'm not letting Tom do this by himself.
Tom Mary'nin başının dertte olmadığını umuyordu.Tom hoped that Mary wasn't in trouble.
Tom başını duvara çarptı.Tom bashed his head against the wall.
Tom başını bir ağaç dalına çarptı.Tom banged his head on a tree branch.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod