Ana içeriğe geç
Sözlük

basın ile cümle

basın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom odasında tek başına oturuyordu.Tom was sitting alone in his room.
Sanırım Tom'u tek başına bırakmalısın.I think you should leave Tom alone.
Tom mutfak masasında tek başına oturdu.Tom sat alone at the kitchen table.
Tom'un tek başına bırakılabileceğini sanmıyorum.I don't think Tom can be left alone.
O tek başına geziyi değerli yaptı.That alone made the trip worthwhile.
Tom tek başına çalışması için Mary'ye güvenmedi.Tom didn't trust Mary to work alone.
Hiçbirimiz bunu tek başına yapamazdı.Neither of us could have done it alone.
Bu tek başına yapman gereken bir şey.This is something you need to do alone.
Tom Mary'yi John'la tek başına bırakarak gitti.Tom left, leaving Mary alone with John.
Tom geceyi ormanda tek başına geçirdi.Tom spent the night alone in the woods.
Tom gece tek başına yürümeyi sevmez.Tom doesn't like walking alone at night.
Tom başka boş odada tek başına oturdu.Tom sat alone in the otherwise empty room.
Tom bir puro içerken verandada tek başına oturdu.Tom sat alone on the porch smoking a cigar.
Tek başına Tom'u ziyaret etmek için gitmemeliydin.You shouldn't have gone to visit Tom alone.
Tom ve Mary şimdi sınıfta yalnız başına.Tom and Mary are now alone in the classroom.
Tom orman boyunca tek başına yolunu açtı.Tom hacked his way through the jungle alone.
Tom mutfakta tek başına kahvaltı yapıyordu.Tom is eating breakfast alone in the kitchen.
Tom onu tek başına yapmaya çalışma hatası yaptı.Tom made the mistake of trying to do it alone.
Onu tek başına çözmeye çalışmamalıydın.Tom shouldn't have tried to tackle that alone.
Tom yarısı boş bir şişe şarapla yalnız başına oturdu.Tom sat alone with a half-empty bottle of wine.
Senin gibi güzel bir kadın yalnız başına yemek yememeli.A beautiful woman like you shouldn't be eating alone.
Tom'la tek başına birkaç dakika meşgul olabileceğini düşünüyor musun?Do you think you can handle a few minutes alone with Tom?
Neden onu kendi başına yapmıyorsun?Why don't you do it by yourself?
Neden sadece başından başlamıyorsun?Why don't you just start at the beginning?
Sen hiç bir restoranda tek başına yemek yedin mi?Have you ever eaten in a restaurant alone?
Neden onu tek başına bırakmıyorsun?Why don't you leave him alone?
Tom tek başına hareket etti.Tom acted alone.
Tom aklı başında değil.Tom isn't sane.
Tom olumlu olarak başını salladı.Tom nodded affirmatively.
Tom onaylamak için başını salladı.Tom nodded approval.
Tom onaylayarak başını salladı.Tom nodded approvingly.
Tom yine başını salladı.Tom nodded back.
Tom cesaret verecek şekilde başını salladı.Tom nodded encouragingly.
Tom şevkle başını salladı.Tom nodded enthusiastically.
Tom hafifçe başını salladı.Tom nodded faintly.
Tom tereddütle başını salladı.Tom nodded hesitantly.
Tom hemen başını salladı.Tom nodded immediately.
Tom bilerek başını salladı.Tom nodded knowingly.
Tom sinirli bir biçimde başını salladı.Tom nodded nervously.
Tom iyiyim diye başını salladı.Tom nodded OK.
Tom bir kez başını salladı.Tom nodded once.
Tom kibarca başını salladı.Tom nodded politely.
Tom hızla başını salladı.Tom nodded quickly.
Tom isteksizce başını salladı.Tom nodded reluctantly.
Tom sessizce başını salladı.Tom nodded silently.
Tom yavaşça başını salladı.Tom nodded slowly.
Tom sempatik şekilde başını salladı.Tom nodded sympathetically.
Tom düşünceli şekilde başını salladı.Tom nodded thoughtfully.
Tom anlayışla başını salladı.Tom nodded understandingly.
Tom başını sallayarak evet dedi.Tom nodded yes.
O teşvik edici bir şekilde başını salladı.He nodded encouragingly.
O, teşvik edici bir şekilde başını salladı.She nodded encouragingly.
Atari 2600, seksenlerin başında popülerdi.The Atari 2600 was popular in the early eighties.
Onlar sessizce başını salladı.They nodded silently.
Tom, aklı başında mı?Is Tom sane?
Herkes iş başına.Come on, everybody.
Başını eğ!Duck your head!
Başını pencereden dışarı çıkardı.He put his head out of the window.
Hikayeyi başından sonuna kadar biliyorum.I know the story from beginning to end.
Yirmi birinci yüzyılın başında birçok teknolojik gelişmeler vardı.There were many technological advances at the beginning of the twenty-first century.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod