Ana içeriğe geç
Sözlük

bası ile cümle

bası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Geceleri kendi başınıza dışarı çıkmanın güvenli olduğunu sanmıyorum.I don't think it's safe to go out at night by yourself.
Tom, Mary'nin başına kötü bir şey gelmediğinden emin olmak istedi.Tom wanted to make sure that nothing bad happened to Mary.
Ben tek başıma yemek yedim.I ate by myself.
Yalnız başıma gittim.I went by myself.
Tom tezgahta tek başına oturdu.Tom sat alone at the counter.
Başımı salladım ve ayrıldım.I nodded and left.
Tek başıma geldim.I came by myself.
Tom'u oraya yalnız başına gönderdim.I made Tom go there by himself.
Tom'un yalnız başına oturduğunu fark etmedim.I didn't notice that Tom was sitting by himself.
Tom Mary'nin yalnız başına oturduğunu fark etmedi.Tom didn't notice that Mary was sitting by herself.
Oraya tek başıma gittim.I went there by myself.
Tom bugün Mary ile ortak bir basın toplantısı düzenledi.Tom held a joint press conference with Mary today.
Basit görünebilir ama değil.It may seem simple, but it's not.
Fadıl o soruyu cevaplamanın basit bir görev olmayacağını çabucak fark etti.Fadil quickly realized that answering that question would be no simple task.
Fadıl'ın başı bir dondurucuda bulundu.Fadil's head was found in a freezer.
Fadıl'ın başı bir buzdolabında bulundu.Fadil's head was found in a freezer.
Fadıl başında sesler duyduğunu söyledi.Fadil said he heard voices in his head.
Fadıl, uyurken Leyla'yı başından vurdu.Fadil shot Layla in the head while she was sleeping.
Fadıl, Leyla ile başının dertte olduğunu biliyordu.Fadil knew he was in trouble with Layla.
Fadıl cinayetten ceza almadı. Sade ve basit.Fadil got away with murder. Plain and simple.
Bunu tek başıma yapmaya çalışmamalıydım.I shouldn't have tried to do that by myself.
Bunu tek başıma yapmayı denememeliydim.I shouldn't have tried doing that by myself.
Sanırım bunu kendi başına yapabilirdin.I think you could've done this by yourself.
Boston'a tek başıma araba sürmek istemiyorum.I don't want to drive to Boston by myself.
Tom'a olan şey herkesin başına gelebilir.What happened to Tom could've happened to anyone.
Tom, motoru tek başına nasıl tamir edeceğini anladı.Tom figured out how to fix the engine on his own.
Onu tek başıma yapmak istemezdim.I wouldn't want to do that by myself.
Tom, tek başına bunu yapmak istemediğini söylüyor.Tom says he doesn't want to do that by himself.
Tom geceleri kendi başına dışarı çıkmak için çok genç.Tom is too young to go out by himself at night.
Bunu tek başıma yapamazdım.I couldn't have done that by myself.
Onu gerçekten tek başına mı yaptın?Did you really do that by yourself?
Onu tek başıma yapmak istemiyorum.I don't want to do that by myself.
Tom tek başına köşede oturuyor.Tom is sitting in the corner all by himself.
Sami tek başına köşede oturuyor.Sami is sitting in the corner all by himself.
Onu tek başıma yapmalıydım.I should've done that by myself.
Küçük bir dairede tek başıma yaşıyorum.I live by myself in a small apartment.
Bence Tom kendi başına olmak istemiyordu.I think Tom didn't want to be on his own.
Tom onu tek başına yapmak istediğini söylüyor.Tom says he wants to do that by himself.
Bütün gün tek başıma evdeydim.I was at home by myself all day.
Tom'un onu tek başına yapması gerekiyordu.Tom was supposed to do that by himself.
Burada yalnız başıma kalmayı tercih ederim.I'd rather stay here by myself.
Tezgahta tek başıma oturdum.I sat at the counter by myself.
Tom onu tek başına yapmış olmayabilir.Tom may not have done that by himself.
Ben genellikle yalnız başıma yemek yerim.I usually eat lunch by myself.
Tom bunu tek başına yapmak istedi.Tom wanted to do that by himself.
Tom muhtemelen onu tek başına yaptı.Tom probably did that by himself.
Ben tek başıma dans ediyordum.I was dancing by myself.
Evde tek başımaydım.I was at home by myself.
Onu tek başıma yapacağım.I'll do that by myself.
Kişi başı iki yüz sekiz kilo ve öğrenciler için yüz elli üç.Two hundred eight pounds per person and a hundred fifty three for students.
Sami'nin başı dertte.Sami got in trouble.
Hiç tren yoktu, bu yüzden başından beri yürümek zorundaydık.There weren't any trains, so we had to walk the whole time.
Sami tek başına hayatta kalmak istedi.Sami wanted to survive on his own.
Tom, Mary'ye onu tek başına yapmak zorunda kalacağını söyledi.Tom told Mary that she would have to do that by herself.
Boston'a kendi başına gitmene asla izin vermeyeceğim.I'm never going to let you go to Boston by yourself.
Tek başıma ormanda yürümekten hoşlanmam.I don't like walking through the woods by myself.
Tom muhtemelen onu kendi başına yapmak istemeyecek.Tom probably won't want to do that by himself.
Önümüzdeki haftanın başında Boston'da Tom'la buluşuyor olacağım.I'll be meeting Tom in Boston early next week.
Tom kendi başına hayatta kalamayacak.Tom won't be able to survive on his own.
Oraya yalnız başıma gitmemeliydim.I should never have gone there by myself.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bası ile cümle - Sayfa 45 - bası kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App