Rube Goldberg makineleri ve video şiiri sizin bir bardak çayınız değilse bir de buna göz atın.صحيح ان قام روب غولد بيرغ بعرض بعض من قصائده على شكل ملفات فيديو .. لن تستمتع بها ولكن انظر الى هذا ..
Rube Goldberg makineleri ve video şiiri sizin bir bardak çayınız değilse bir de buna göz atın.詩のビデオが好みでなければ これはどうでしょう Joveは
Saatiniz var, proteininiz var.. ve şimdi bunun gibi ipek bir bardak... ...suçluluk duymadan atılabilir.Así, tienen un reloj, tienen proteína, y ahora un vaso de seda como este puede ser descartado sin culpa.
Saatiniz var, proteininiz var.. ve şimdi bunun gibi ipek bir bardak... ...suçluluk duymadan atılabilir.Bila Anda punya jam, punya protein, dan cangkir sutra seperti ini dapat dibuang tanpa perasaan bersalah.
Saatiniz var, proteininiz var.. ve şimdi bunun gibi ipek bir bardak... ...suçluluk duymadan atılabilir.Deci aveți un ceas, aveți proteină, și acum un pahar din mătase ca acesta poate fi aruncat fără grijă.
Saatiniz var, proteininiz var.. ve şimdi bunun gibi ipek bir bardak... ...suçluluk duymadan atılabilir.시계가 있고, 단백질이 있으면, 이제 이런 실크 컵은 죄책감 없이 버릴 수 있는겁니다.
Saatiniz var, proteininiz var.. ve şimdi bunun gibi ipek bir bardak... ...suçluluk duymadan atılabilir.Macie zegar, macie białko i jedwabny kubek, jak ten, może zostać wyrzucony bez poczucia winy.
Saatiniz var, proteininiz var.. ve şimdi bunun gibi ipek bir bardak... ...suçluluk duymadan atılabilir.Proteïne heeft een beperkte levensduur, en zo'n zijden beker kan zonder schuldgevoel worden weggegooid.
Saatiniz var, proteininiz var.. ve şimdi bunun gibi ipek bir bardak... ...suçluluk duymadan atılabilir.Szóval van egy beépített óránk, van fehérjénk, és mostmár egy selyempohár, mint ez, eldobható bűntudat nélkül.
Saatiniz var, proteininiz var.. ve şimdi bunun gibi ipek bir bardak... ...suçluluk duymadan atılabilir.Takže máte hodiny, máte proteín, a teraz aj takýto hodvábny hrnček môžete vyhodiť bez akéhokoľvek pocitu viny.
Saatiniz var, proteininiz var.. ve şimdi bunun gibi ipek bir bardak... ...suçluluk duymadan atılabilir.Takže, máte určitou dobu rozkladu a protein. Kelímek z hedvábí jako je tento může být bez viny zahozen.
Saatiniz var, proteininiz var.. ve şimdi bunun gibi ipek bir bardak... ...suçluluk duymadan atılabilir.אז יש לנו שעון, ויש פרוטאין, וכעת כוס משי כמו זו שניתן להשליכה ללא רגשות אשמה.
Saatiniz var, proteininiz var.. ve şimdi bunun gibi ipek bir bardak... ...suçluluk duymadan atılabilir.وبالتالي لدينا ساعة، ولدينا بروتين، والآن أكواب حرير مثل هذه يمكن أن ترمى دون الإحساس بالذنب.
Saatiniz var, proteininiz var.. ve şimdi bunun gibi ipek bir bardak... ...suçluluk duymadan atılabilir.このような絹のカップができ 罪悪感なしで捨てることができます (拍手)
Sahneye çıkacaksın, bardaki herkesin gözü üzerinde olacak.Du bist auf der Bühne mit Sicht über die ganze Bar.
Sahneye çıkacaksın, bardaki herkesin gözü üzerinde olacak.Sarai sul palco, con la visione completa del bar.
Sahneye çıkacaksın, bardaki herkesin gözü üzerinde olacak.Θα είσαι πάνω στη σκηνή και θα βλέπεις όλο το μπαρ.
Sahneye çıkacaksın, bardaki herkesin gözü üzerinde olacak.Ты будешь на сцене. Все будут смотреть на тебя.
Sahneye çıkacaksın, bardaki herkesin gözü üzerinde olacak.ラモーン一味を見張れるじゃない
Sana bir bardak ılık su getireceğim..Aku akan ambilkan air hangat.
Sana bir bardak ılık su getireceğim..Để anh đi lấy cho em một ly nước nóng.
Sana bir bardak ılık su getireceğim..Dojdu ti pro sklenici teplé vody.
Sana bir bardak ılık su getireceğim..Haen sinulle lasin lämmintä vettä.
Sana bir bardak ılık su getireceğim..Hozok egy pohár meleg vizet.
Sana bir bardak ılık su getireceğim..Ich hol dir warmes Wasser.
Sana bir bardak ılık su getireceğim..Iti voi aduce un pahar cu apa calda.
Sana bir bardak ılık su getireceğim..Jag fixar ett glas med varmt vatten åt dig.
Sana bir bardak ılık su getireceğim..Je vais te chercher quelque chose de chaud à boire
Sana bir bardak ılık su getireceğim..Przyniosę ci szklankę ciepłej wody.
Sana bir bardak ılık su getireceğim..Ti porterò qualcosa di caldo da bere.
Sana bir bardak ılık su getireceğim..Θα σου φέρω <br />λίγο ζεστό νερό.
Sana bir bardak ılık su getireceğim..Пойду принесу стакан теплой воды
Sana bir bardak ılık su getireceğim..Ще ти донеса чаша топла вода.
Sana bir bardak ılık su getireceğim..سأحضر لكِ كأساً من الماء الدافئ
Sana bir bardak ılık su getireceğim..ク・ジュンピョ!
Saray dışında bir bardak kahve içelim.Allons boire une tasse de thé, en dehors du palais.
Saray dışında bir bardak kahve içelim.Igyunk meg egy pohár teát a palotán kívül.
Saray dışında bir bardak kahve içelim. Saray çok sıkıcı ve basık bir yer.لنذهب ونشرب شايا الجو في القصر خانق
Saray dışında bir bardak kahve içelim.Ας πιούμε λίγο τσάι.
SJ: Evet o tarafta başka bir bardak var.יש כאן כוס, כן.
Şimdi bir bardak su içebilirim.Devo andare a prendermi un bicchiere d'acqua, ora.
Şimdi bir bardak su içebilirim.علي الذهاب الآن
Şimdi, bu tarafa gidersem başka bir bardak var mı?Acum, daca ma duc in aceasta directie, este un pahar aici?
Şimdi, bu tarafa gidersem başka bir bardak var mı?Acum, daca ma duc in directia asta, este alt pahar aici?
Şimdi, bu tarafa gidersem başka bir bardak var mı?Ahora, si me muevo para acá ¿hay un vaso aquí?
Şimdi, bu tarafa gidersem başka bir bardak var mı?Ahora ¿si me muevo para acá hay un vaso?
Şimdi, bu tarafa gidersem başka bir bardak var mı?Akkor: ha errefelé mozdulunk, egy másik pohár felett vagyunk?
Şimdi, bu tarafa gidersem başka bir bardak var mı?Also, wenn ich hier lang gehe, ist da ein Becher?
Şimdi, bu tarafa gidersem başka bir bardak var mı?Also, wenn ich hier lang gehe, ist hier noch ein Becher?
Şimdi, bu tarafa gidersem başka bir bardak var mı?Bây giờ, nếu tôi đi đường này, có cốc không?
Şimdi, bu tarafa gidersem başka bir bardak var mı?Bây giờ, nếu tôi đi qua đây, có cái cốc nào không?
Şimdi, bu tarafa gidersem başka bir bardak var mı?Bon, si je vais de ce côté, il y a un autre gobelet?
Şimdi, bu tarafa gidersem başka bir bardak var mı?E se vado in questa direzione, c'è un bicchiere qua?
Şimdi, bu tarafa gidersem başka bir bardak var mı?Jeśli przesunę się tam, jest kolejny kubek?
Şimdi, bu tarafa gidersem başka bir bardak var mı?Jeśli przesunę sie tam, jest tam następny kubek?
Şimdi, bu tarafa gidersem başka bir bardak var mı?자 이쪽으로 가면 컵이 있나요?
Şimdi, bu tarafa gidersem başka bir bardak var mı?Maintenant, si je vais de ce côté, il y a un autre gobelet?
Şimdi, bu tarafa gidersem başka bir bardak var mı?Most, ha errefelé mozdulunk, van itt egy másik pohár?
Şimdi, bu tarafa gidersem başka bir bardak var mı?Se mi muovo così c'è un altro bicchiere?
Şimdi, bu tarafa gidersem başka bir bardak var mı? SJ:SJ: