barınak ile cümle

barınak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.그 대가로, 탈레반은 무료로 음식과 집을 제공합니다 그리고 가끔 가족들에게 월별 수당을 주기도 하죠.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.Na oplátku im poskytujú zadarmo jedlo a prístrešie, a niekedy platia rodinám i mesačné štipendium.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.Na oplátku poskytují zdarma jídlo a přístřešek a někdy rodinám dávají každý měsíc finanční příspěvek.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.W zamian oferują darmowe mieszkanie i wyżywienie, czasem wypłacają rodzinom miesięczną pensję.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.Ως αντάλλαγμα, παρέχουν δωρεάν τροφή και κατάλυμα και ενίοτε πληρώνουν στις οικογένειες μηνιαίο μισθό.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.В замяна осигуряват безплатна храна и подслон, а понякога изплащат на семействата месечно възнаграждение.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.В обмен они предоставляют бесплатную еду и кров, а иногда платят семье ежемесячную стипендию.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.Натомість вони надають безкоштовне харчування та житло та іноді платять сім'ям місячну стипендію.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.בתמורה, הם מספקים מזון ומחסה חינם ולפעמים מעניקים למשפחות קיצבה חודשית.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.وفي المقابل، يقدمون لهم طعام مجاني ومأوى وبعض الأحيان يدفعون للأسر راتب شهري.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.時には家族側に給付金を出すこともあります 我々はタリバン製作の
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Conheci-o num refúgio onde a <i>Free the Slaves</i> reabilita vítimas de escravatura.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Ich traf ihn in einem Quartier, in dem Free the Slaves die Opfer der Sklaverei wieder eingliedert.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Ik ontmoette hem in een schuiloord waar 'Bevrijd de Slaven' slachtoffers van de slavernij rehabiliteert.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Jeg mødte ham på et tilflugtssted hvor Free the Slaves rehabiliterer ofrer for slaveri.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Je l'ai rencontré à un refuge où Free the Slaves réinsère les victimes d'esclavage.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.제가 이 아이를 만난 곳은 "노예해방 단체"가 노예제 피해자들의 사회복귀를 돕는 한 보호소였습니다.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.L-am întâlnit într-un adăpost în care Free the Slaves reabilitează victimele sclaviei.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Lo conocí en un refugio en el que 'Free the Slaves' rehabilita a víctimas de la esclavitud.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Potkala jsem ho ve středisku, kde Free the Slaves navrací oběti otroctví do běžného života.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Spotkałam go w schronisku "Free the Slaves", gdzie rehabilituje się ofiary niewolnictwa.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Spoznala sem ga v zavetišču, v katerem Free the Slaves rehabilitira žrtve suženjstva.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Tôi gặp cậu bé ở khu cứu trợ mà tổ chức Giải phóng Nô lệ phục hồi các nạn nhân bị nô lệ.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Τον γνώρισα σ' ένα καταφύγιο όπου η ΜΚΟ "Ελευθερώστε τους Σκλάβους" αποκαθιστά τα θύματα της σκλαβιάς.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Срещнах го в убежище, където Освободете робите заселва жертви на робството.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Я встретила его в приюте, где члены организации "Освободим рабов" проводят реабилитацию жертв рабства.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Я познайомилася з ним у притулку, де організація "Звільнімо рабів" реабілітує жертв рабства.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.פגשתי אותו במקלט שבו "חופש לעבדים" משקמים קורבנות של שעבוד.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.التقيت به في ملجأ حيث تقوم فيه منظمة "حرروا العبيد" بتأهيل ضحايا الرِّق.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.奴隷被害者リハビリ施設でした 井戸で入浴している所です
Rüzgardan koruyan barınaklar yaratıyorlar.Chúng là nơi tránh gió.
Rüzgardan koruyan barınaklar yaratıyorlar.Crean abrigos para el viento.
Rüzgardan koruyan barınaklar yaratıyorlar.Creează adăpost împotriva vântului.
Rüzgardan koruyan barınaklar yaratıyorlar.Dają schronienie od wiatru.
Rüzgardan koruyan barınaklar yaratıyorlar.Elles offrent une protection contre le vent.
Rüzgardan koruyan barınaklar yaratıyorlar.Forniscono riparo dal vento.
Rüzgardan koruyan barınaklar yaratıyorlar.그들은 바람 피할 자리를 만들어 줄 것이고,
Rüzgardan koruyan barınaklar yaratıyorlar.Representam um abrigo contra o vento.
Rüzgardan koruyan barınaklar yaratıyorlar.Sie dienen als Windschutz.
Rüzgardan koruyan barınaklar yaratıyorlar.Úgy is működnek, mint a hegyek.
Rüzgardan koruyan barınaklar yaratıyorlar.Vytvárajú úkryt pred vetrom.
Rüzgardan koruyan barınaklar yaratıyorlar.Ze beschutten tegen de wind.
Rüzgardan koruyan barınaklar yaratıyorlar.Προσφέρουν προστασία από τον άνεμο.
Rüzgardan koruyan barınaklar yaratıyorlar.Здания предоставляют защиту от ветра
Rüzgardan koruyan barınaklar yaratıyorlar.Те създават закрила от вятъра.
Rüzgardan koruyan barınaklar yaratıyorlar.הם מגנים מהרוח.
Rüzgardan koruyan barınaklar yaratıyorlar.حيث تمثل حاجزاً من الريح
Rüzgardan koruyan barınaklar yaratıyorlar.太陽エネルギーを蓄積し
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.A Saron będzie za pastwisko owcom, a dolina Achor za legowisko wołów ludu mojego, którzy mię szukali.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.A Sáron bude za pastvisko drobného stáda a dolina Áchor za ležište dobytku, pre môj ľud, ktorí ma budú hľadať.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.E Sarom servirá de pasto de rebanhos, e o vale de Acor de repouso de gado, para o meu povo, que me buscou.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.És lesz Sáron nyájak legelõjévé, és Ákhor völgye barmok fekvõhelyévé népem számára, a mely engem keresett.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.In Saron bode pašnik čredam in dolina Ahor ležišče govedi za ljudstvo moje, ki me je iskalo.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.사론은 양떼의 우리가 되겠고 아골 골짜기는 소떼의 눕는 곳이 되어 나를 찾은 내 백성의 소유가 되려니와
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.Lid pak můj, kteříž by mne hledali,budou míti Sáron za pastviště ovcím, a údolí Achor za odpočivadlo skotům.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.Saron bliver Småkvægets Græsgang, i Akors Dal skal Hornkvæget ligge for mit Folk, som opsøger mig.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.Umat-Ku akan menyembah Aku; domba dan sapi mereka akan merumput di Dataran Saron dan di Lembah Akhor
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.И будет Сарон пастбищем для овец и долина Ахор – местом отдыха для волов народа Моего, который взыскал Меня.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.И за людете Ми, които Ме търсят, Сарон ще бъде пасище за стада, И долината Ахор място гдето лежат говеда.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.והיה השרון לנוה צאן ועמק עכור לרבץ בקר לעמי אשר דרשוני׃
İlgili Sayfalar