barınak ile cümle

barınak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;I bude krajina pomořská místo ovčinců, jam pastýřských a stájí dobytka.
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;In pokrajina ob morju postane pašnik s kočami za pastirje in z ograjami za drobnico;
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;Ja meren rannikko on oleva laitumina, joilla on paimenten vesikuoppia ja lammastarhoja.
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;해변은 초장이 되어 목자의 움과 양떼의 우리가 거기 있을 것이며
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;La zona del mar será convertida en pradera de pastores y en rediles de ovejas
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;Les côtes de la mer seront des pâturages, des demeures pour les bergers, Et des parcs pour les troupeaux.
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;Malurile mării vor ajunge izlazuri de păşunat, locuinţe pentru păstori, şi tîrle de oi.
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;Miền biển sẽ trở nên đồng cỏ, với những lều của kẻ chăn và chuồng của bầy chiên.
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;Miền biển sẽ trở_nên đồng_cỏ , với những lều của kẻ chăn và chuồng của bầy chiên .
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;Og bygdene ute ved havet skal bli til beitemarker med gjemmesteder for hyrdene og med fehegn.
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;Και το παραλιον της θαλασσης θελει εισθαι κατοικιαι και σπηλαια ποιμενων και μανδραι ποιμνιων.
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;и будет приморская страна пастушьим овчарником и загоном для скота.
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;И морският бряг ще бъде селище с кладенци за овчари И огради за стада.
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;והיתה חבל הים נות כרת רעים וגדרות צאן׃
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;ويكون ساحل البحر مرعى بآبار للرعاة وحظائر للغنم.
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;沿 海 之 地 要 變 為 草 場 、 其 上 有 牧 人 的 住 處 和 羊 群 的 圈
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;沿海 之 地 要 變為 草場 、 其上 有 牧人 的 住處 和 羊群 的 圈
Diğerleri;için için yanan devler, korsanlar için engebeli,gösterişsiz bir barınak ejderler için bir indirAltele sunt uriaşi care fumegă, aspre şi austere. Refugiu al piraţilor. Cămin al dragonilor.
Diğerleri;için için yanan devler, korsanlar için engebeli,gösterişsiz bir barınak ejderler için bir indirSố khác lại to lớn, thô ráp và mộc mạc Mái nhà của những tay cướp biển, Hang rồng
Diğerleri;için için yanan devler, korsanlar için engebeli,gösterişsiz bir barınak ejderler için bir indirÚtočiště pirátů. Doupě draků.
Diğerleri;için için yanan devler, korsanlar için engebeli,gösterişsiz bir barınak ejderler için bir indir'Αλλα, γίγαντες που υποβράζουν, κακοτράχαλα και λιτά. Λημέρια πειρατών. Φωλιά δράκων.
Diğerleri;için için yanan devler, korsanlar için engebeli,gösterişsiz bir barınak ejderler için bir indirДругие - это тлеющие гиганты, пустынные и безжизненные. Настоящее убежище для пиратов. Или логово драконов.
Diğerleri;için için yanan devler, korsanlar için engebeli,gösterişsiz bir barınak ejderler için bir indirאחרים, ענקים רוחשים .מחוספסים ומתנזרים .רדופי פיראטים .מרבצם של דרקונים
Diğerleri;için için yanan devler, korsanlar için engebeli,gösterişsiz bir barınak ejderler için bir indirآخرون، إغتياظ العمالقة , وعر وصارم بيت إلى القراصنة , عرين التنينات
Enerji, yiyecek, barınak ve diğer teknolojilerinizi sağlamak için ihtiyacınız olan her şey.Es beinhaltet alles was man braucht, um sich mit Energie zu versorgen, Nahrung und anderen Technologien.
Enerji, yiyecek, barınak ve diğer teknolojilerinizi sağlamak için ihtiyacınız olan her şey.Zabezpečí vám všetko od energie, jedla, bývania a ďalších technológií.
Ev duygusu, yiyecek, su, barınak, üreme kaynakları ve anlam duygusu.자식들의 양육에 필요한 자원,그리고 삶의 의미를 제공할 수 있어야 하죠.
Ev duygusu, yiyecek, su, barınak, üreme kaynakları ve anlam duygusu.Ressourcen zur Fortpflanzung und Lebenssinn.
Ev duygusu, yiyecek, su, barınak, üreme kaynakları ve anlam duygusu.תחושה של בית, מזון, מים, מחסה, משאבים מתחדשים, ותחושת משמעות.
Ev duygusu, yiyecek, su, barınak, üreme kaynakları ve anlam duygusu.من ناحية الموطن، الأكل، الماء، المأوى، مواردهم الإنجابية، والشعور بمعنى الحياة .
Ev duygusu, yiyecek, su, barınak, üreme kaynakları ve anlam duygusu.循環資源 そして意義 意義は人間が生息地に求める要件です
Gece de bu yaşam alanına... gece barınaklarına geliyorlar.밤에는 이곳으로 옵니다. 밤에 지내는 곳으로
Gece de bu yaşam alanına... gece barınaklarına geliyorlar.ובלילה, הם נכנסים לתוך בית גידול זה, למקום המגורים הלילי שלהם.
Gece de bu yaşam alanına... gece barınaklarına geliyorlar.وبالليل، يعودان إلى هنا، إلى موئلهم الداخلي،
Gece de bu yaşam alanına... gece barınaklarına geliyorlar.ここが夜の休息場所で 湿度や温度は調整されていて
Gün içinde güzel, geniş açık yaşam alanları var. Gece de bu yaşam alanına... gece barınaklarına geliyorlar.Днём они гуляют на просторе среди прекрасных пейзажей, а вечером приходят сюда на ночлег.
Hayatta kalan 16 milyon da ev bulunamadigindan dolayi barinaklarda öldürülüyorlar.A megmaradt 16 millió menhelyeken pusztul el, amelyeken nincs hely számukra, és a megölésükre kényszerülnek.
Hayatta kalan 16 milyon da ev bulunamadigindan dolayi barinaklarda öldürülüyorlar.Ceilalti 16 milioane mor in adaposturi care nu au loc pentru toti si sunt fortati sa-i omoare.
Hayatta kalan 16 milyon da ev bulunamadigindan dolayi barinaklarda öldürülüyorlar.בעוד 16 המיליון הנותרים מתים בתוך מכלאות ,אשר בהם נגמר המקום .והם נאלצים להמית אותם
Hayatta kalan 16 milyon da ev bulunamadığından dolayı barınaklarda öldürülüyorlar.A megmaradt 16 millió menhelyeken pusztul el, amelyeken nincs hely számukra, és a megölésükre kényszerülnek.
Hayatta kalan 16 milyon da ev bulunamadığından dolayı barınaklarda öldürülüyorlar.Ceilalti 16 milioane mor in adaposturi care nu au loc pentru toti si sunt fortati sa-i omoare.
Hayatta kalan 16 milyon da ev bulunamadığından dolayı barınaklarda öldürülüyorlar.Dla pozostałych 16 milionów są schroniska, w których często nie ma dla nich miejsca i są one tam zabijane
Hayatta kalan 16 milyon da ev bulunamadığından dolayı barınaklarda öldürülüyorlar.Preostalih 16 milijonov umre v zavetiščih, ki nimajo prostora zanje in so zato prisiljeni, da jih usmrtijo.
Hayatta kalan 16 milyon da ev bulunamadığından dolayı barınaklarda öldürülüyorlar.Zbývajících šestnáct milionů umírá v útulcích, kde pro ně nemají místo a jsou tak donuceni je zabít.
Hayatta kalan 16 milyon da ev bulunamadığından dolayı barınaklarda öldürülüyorlar.Сохранение 16 миллионов умрите в фунтах или убежищах, которые имеют нет комната для них и вынуждена убить их.
Hayatta kalan 16 milyon da ev bulunamadığından dolayı barınaklarda öldürülüyorlar.בעוד 16 המיליון הנותרים מתים בתוך מכלאות אשר בהם נגמר המקום, והם נאלצים להמית אותם.
Hiç karları yok. Sosyal güvenceleri yok. Barınakları yok, saglık güvenceleri yok, bunların hicbiri yok.Nemají žádné benefity: žádné sociální pojištění, důchod, ani zdravotní pojištění; nemají nic z těchto věcí.
Hiç karları yok. Sosyal güvenceleri yok. Barınakları yok, saglık güvenceleri yok, bunların hicbiri yok.Zij hebben geen uitkeringen: geen sociale zekerheid; ze hebben geen pensioen, geen gezondheidszorg...
Hıristiyan bir ülkenin yasaları barınak altında.기독교 국가의 법률의 대피소 아래에.
Hıristiyan bir ülkenin yasaları barınak altında.la adăpostul legilor unei naţiuni creştine. "Ce să facem, George?", A declarat Eliza slab.
Hıristiyan bir ülkenin yasaları barınak altında.بموجب القوانين المأوى أمة مسيحية.
Hıristiyan bir ülkenin yasaları barınak altında."我々は、ジョージをどうすればいいですか。"イライザはかすかに述べています。
İyi kalpli insanların işlettiği barınaklarda, kiliselerde kalıyorum. Mesela burası öyle bir yer.Adaposturi, biserici ce sunt destul de dragute ca si cea de aici din centru.
İyi kalpli insanların işlettiği barınaklarda, kiliselerde kalıyorum.Shelter, gereja yang cukup baik
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.A cambio les ofrecen comida y techo y a veces les pagan una cuota mensual.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.Cserébe ingyen ételt és szállást ajánlanak, néha havi illetményt adnak a családoknak.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.Đổi lại, họ cung cấp thức ăn và chỗ ở miễn phí và thỉnh thoảng trả cho gia đình một khoản lương tháng.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.Em troca eles fornecem comida grátis e abrigo e por vezes pagam às famílias uma renda mensal.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.In ruil verschaffen ze gratis eten en onderdak en betalen ze de families soms een maandelijks leefloon.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.În schimb, asigură măncare gratuită şi adăpost şi uneori plătesc familiilor o bursă lunară.
İlgili Sayfalar