barınak ile cümle
barınak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu 370 dolarlık kolayca kurulabilen bir barınak.Это жилище за 370 долларов легко собирается из элементов.
Bu 370 dolarlık kolayca kurulabilen bir barınak.זהו מקלט בשווי 370 דולר שניתן בקלות להרכבה.
Bu 370 dolarlık kolayca kurulabilen bir barınak.هذا مسكن سهل التركيب تبلغ قيمته 370 دولار.
Bununla beraber, barinaklara birakilan hayvanlarin neredeyse yarisi sahipleri tarafindan birakiliyorlar.Sajnos mindezen felül a menhelyekre juttatott állatok közel 50%-át a gondozóik adják be.
Bununla beraber, barinaklara birakilan hayvanlarin neredeyse yarisi sahipleri tarafindan birakiliyorlar.Sorgligt nog, ovanpå allt detta, är nästan 50% av djuren som tagits till härbärgen inlämnade av sina vårdare.
Bununla beraber, barinaklara birakilan hayvanlarin neredeyse yarisi sahipleri tarafindan birakiliyorlar.Traurigerweise werden obendrein fast 50% der Tiere von ihren Besitzern in den Heimen abgegeben.
Bununla beraber, barinaklara birakilan hayvanlarin neredeyse yarisi sahipleri tarafindan birakiliyorlar.,לצערנו מעל כל זה כמעט 50% מכלל החיות שמובאות למחסה .מועברות לשם על ידי הבעלים שלהם
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.Je smutným faktem, že téměř polovinu všech zvířat přinesou do útulků sami jejich majitelé.
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.Lamentablemente, y pese a todo, casi el 50% de los animales en las perreras son llevados por sus dueños.
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.Niestety na niedomiar złego, prawie połowa zwierząt w schroniskach została zwrócona przez swych właścicieli
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.Sajnos mindezen felül a menhelyekre juttatott állatok közel 50%-át a gondozóik adják be.
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.Sorgligt nog, ovanpå allt detta, är nästan 50% av djuren som tagits till härbärgen inlämnade av sina vårdare.
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.Traurigerweise werden obendrein fast 50% der Tiere von ihren Besitzern in den Heimen abgegeben.
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.Tristement, presque 50% des animaux sont amenés au refuge par leurs maîtres.
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.К сожалению, на вершине всего этого, почти 50 % животных, принесенных к убежища возвращены их смотрителями.
Bununla beraber, barınaklara bırakılan hayvanların neredeyse yarısı sahipleri tarafından bırakılıyorlar.לצערנו, מעל כל זה כמעט 50% מכלל החיות שמובאות למחסה מועברות לשם על ידי הבעלים שלהם.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Eles separam os pais das crianças prometendo fornecer comida, roupa, e abrigo a estas crianças.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.그들은 부모로부터 아이들을 데려가면서 아이들에게 음식과 옷, 잠자리를 제공해주겠다고 약속합니다.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Oddelia rodičov od detí, tým, že sľúbia poskytnúť im jedlo, oblečenie a prístrešie pre tieto deti.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Oddělí rodiče od dětí díky slibu, že těmto dětem poskytnou jídlo, oblečení a přístřeší.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Oddzielają dzieci od rodziców, obiecując jedzenie, ubranie, mieszkanie dla dzieci.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Separan a los chicos de sus padres prometiéndoles comida, ropa, un techo para esos chicos.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Separano i figli dai genitori promettendo loro cibo, vestiario e alloggio per i loro bambini.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Separă părinţii de copii promiţându-le să asigure mâncare, îmbrăcăminte, adăpost, acestor copii.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Χωρίζουν τους γονείς από τα παιδιά υποσχόμενοι ότι θα παράσχουν τρόφιμα, ρουχισμό, κατάλυμα για τα παιδιά.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Вони розділяють батьків і дітей, обіцяючи забезпечувати їжу, одяг, житло цим дітям.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Они разлучают родителей с детьми обещаниями обеспечивать детей едой, одеждой и жилищем.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Отделят родителите от децата, като обещават да осигурят вода, облекло, подслон на тези деца.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.הם מפרידים את ההורים מהילדים בהבטחות של מזון, בגדים ומחסה שיינתנו לילדים.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.إنهم يفرقون الآباء من أبنائهم بوعدهم بتقديم الطعام، الملبس، والمأوى لأولئك الأطفال.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.提供することを約束し 子供たちを親の下から引き離します すると彼らは何百マイルも離れた所にある
Çogu insan üzücü oldugu için barinaklari ziyaret etmek istemedigini söyler.Banyak orang yang berkata mereka tidak mengunjungi tempat penampungan karena hal itu menyedihkan bagi mereka.
Çogu insan üzücü oldugu için barinaklari ziyaret etmek istemedigini söyler.Många menar att de inte besöker härbärgen för att det är för deprimerande för dem.
Çogu insan üzücü oldugu için barinaklari ziyaret etmek istemedigini söyler.Molte persone dicono di non visitare i rifugi perché li trovano deprimenti.
Çogu insan üzücü oldugu için barinaklari ziyaret etmek istemedigini söyler.Multi oameni pretind ca nu viziteaza adaposturile deoarece este prea deprimant pentru ei.
Çogu insan üzücü oldugu için barinaklari ziyaret etmek istemedigini söyler.Sokan kijelentik, hogy nem látogatják a menhelyeket, mert nyomasztó számukra.
Çogu insan üzücü oldugu için barinaklari ziyaret etmek istemedigini söyler.Viele Leute behaupten, dass sie Heime nicht besuchen, da es sie deprimiert.
Çogu insan üzücü oldugu için barinaklari ziyaret etmek istemedigini söyler.Πολλοί άνθρωποι ισχυρίζονται ότι δεν επισκέπτονται καταφύγια επειδή είναι καταθλιπτικό γι' αυτούς.
Çogu insan üzücü oldugu için barinaklari ziyaret etmek istemedigini söyler.אנשים רבים טוענים שהם לא מבקרים .מקומות כאלה מפני שזה מדכא אותם
Çoğu insan üzücü olduğu için barınakları ziyaret etmek istemediğini söyler.Beaucoup disent qu'ils ne visitent pas les refuges car cela les déprime.
Çoğu insan üzücü olduğu için barınakları ziyaret etmek istemediğini söyler.Många menar att de inte besöker härbärgen för att det är för deprimerande för dem.
Çoğu insan üzücü olduğu için barınakları ziyaret etmek istemediğini söyler.Mnoho lidí říká, že útulky nenavštěvují, protože je to pro ně příliš depresivní.
Çoğu insan üzücü olduğu için barınakları ziyaret etmek istemediğini söyler.Molte persone dicono di non visitare i rifugi perché li trovano deprimenti.
Çoğu insan üzücü olduğu için barınakları ziyaret etmek istemediğini söyler.Monet ihmiset sanovat, että he eivät käy suojissa, koska se masentaa heitä.
Çoğu insan üzücü olduğu için barınakları ziyaret etmek istemediğini söyler.Multi oameni pretind ca nu viziteaza adaposturile deoarece este prea deprimant pentru ei.
Çoğu insan üzücü olduğu için barınakları ziyaret etmek istemediğini söyler.No los visitan, porque les da pena.
Çoğu insan üzücü olduğu için barınakları ziyaret etmek istemediğini söyler.Sokan kijelentik, hogy nem látogatják a menhelyeket, mert nyomasztó számukra.
Çoğu insan üzücü olduğu için barınakları ziyaret etmek istemediğini söyler.Viele Leute behaupten, dass sie Heime nicht besuchen, da es sie deprimiert.
Çoğu insan üzücü olduğu için barınakları ziyaret etmek istemediğini söyler.Wielu ludzi nie chce oglądać schronisk, gdyż jest to dla nich przygnębiające
Çoğu insan üzücü olduğu için barınakları ziyaret etmek istemediğini söyler.Πολλοί άνθρωποι ισχυρίζονται ότι δεν επισκέπτονται καταφύγια, επειδή είναι καταθλιπτικό γι αυτούς.
Çoğu insan üzücü olduğu için barınakları ziyaret etmek istemediğini söyler.Много людей утверждают, что они не посещают убежища потому что это является угнетающим для них.
Çoğu insan üzücü olduğu için barınakları ziyaret etmek istemediğini söyler.אנשים רבים טוענים שהם לא מבקרים מקומות כאלה מפני שזה מדכא אותם.
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;A tak bude pomorie pastviskami, plné jam pastierov a košiarov drobného stáda.
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;De kuststreek zal veranderen in een weidegebied met kampen voor herders en schaapskooien.
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;Diverrai pascoli di pastori e recinti di greggi»
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;Du skal blive til Græsmark for Hyrder, til Folde for Småkvæg.
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;E a borda do mar será de pastagens, com cabanas para os pastores, e currais para os rebanhos.
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;És a tenger vidéke legelõkké, pásztorok tanyáivá és juhoknak aklaivá lészen.
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;Es sollen am Meer hinab eitel Hirtenhäuser und Schafhürden sein.
Deniz kıyısındaki ülkeniz, Çoban barınaklarıyla sürü ağıllarının bulunduğu otlaklara dönecek;I będzie kraina pomorska owczarniami i budami pasterskiemi, i oborą dla trzód.