barınak ile cümle

barınak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yıkılmak üzere olan evleri de ayakta kalan tek barınaklarıdır.Sie ist auch die einzige, deren Gebäude noch existiert.
Barınakları, yiyecek ve içecekleri açısından kanaatkârdırlar.Sie wurden mit Nahrung und Wasser sowie trockener Kleidung versorgt.
Haiti'de hükümet acil durum barınakları hazırlanmasını emretti.Die Regierung stellte vorübergehende Unterkünfte zu Verfügung.
Ancak küçük barınakta Mandy yoktur.In Seilhofen existiert kein Kindergarten.
Barınak içlerinde yaşarlar.Die Häuser in Hann.
Katie onu barınaktan almış ve eve getirmiştir.Frau Edelmann versprach ihnen Hilfe und brachte sie zu sich nach Hause.
Haiti'de hükümet acil durum barınakları hazırlanmasını emretti.Informé, le gouvernement donna ordre de faire intervenir les huissiers.
Felaketzedeler sığınacak bir barınak bulmaya çalışıyorlar.Les pauvres affluent, cherchant un refuge.
Sonunda bir ekip gönderilir ve geçici barınaklarını kurmaya başlarlar.Ils débutent et terminent leur patrouille à leur domicile respectif.
1620 yılında Plymouth Kolonisi, püriten dinî ayrılıkçılar için bir barınak olarak kuruldu.En 1620, Plymouth fut créée en tant que refuge pour les puritains anglais.
O zamana kadar sadece yağış dönemleri için barınaklar yapılmıştır.Ici les données ne sont plus fournies que par les pluviomètres.
Yıkılmak üzere olan evleri de ayakta kalan tek barınaklarıdır.Los jardines conventuales son los únicos restos que se conservan.
Saffi, Barınakay'ı mirasını alması dolayı kutlar.Saffi da la bienvenida a que Barinkay haya recobrado su herencia.
Milli Park, Kuzeybatı Afrika çitalarının son barınaklarından birisidir.Centro del país, una de las últimas estepas arbóreas del norte de África.
Fundalar en gözde barınaklarıdır.Los comastas son uno de sus motivos favoritos.
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.Posteriormente el edificio se vio nuevamente en desuso.
Fundalar en gözde barınaklarıdır.Fece del castello la sua residenza favorita.
Katie onu barınaktan almış ve eve getirmiştir.Achimi tornò a casa e lo fece.
Bu küçük haliç, boğazda seyreden tekneler için önemli bir doğal barınaktı.Questa insenatura costituiva un riparo naturale per le piccole e fragili navi di allora.
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.Gli edifici furono in seguito ricostruiti.
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.Потом обитель снова была восстановлена.
Ayrıca 2009 yılında yeni bir köprü, yeni bir barınak inşa edildi.В 2009 году сносился в пути строительства нового моста.
Mağaralar genelikle hayvan barınakları ve insan yerleşmesi olarak kullanmışlardır..Летние хижины служили жильем для людей и животных.
Haiti'de hükümet acil durum barınakları hazırlanmasını emretti.O governo do Haiti ordenou a preparação das aberturas de abrigos de emergência.
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.A plantação havia sido destruída novamente.
Bursa Hayvanat Bahçesi’nde hayvan barınakları doğal yaşama uygun olarak düzenlenmiştir.O refugio provê de condições ótimas para que os animais vivam naturalmente.
Bazıları ise barınak olarak kullanılmıştır.Sommige werden als opslagplaats gebruikt.
Ayrıca 2009 yılında yeni bir köprü, yeni bir barınak inşa edildi.In 2009 is er één nieuwe lift en een nieuwe opvang meer gebouwd.
Fundalar en gözde barınaklarıdır.Het tweede couplet beschrijft zijn favoriete regio´s.
Barınaklar genellikle bir insanın giyim ihtiyacını düşürür.Een kledingwinkel beschikt meestal over een etalage om kleding aan de consument te laten zien.
Tekrar kendini saklayacak bir barınak bulmak için Dorinda'nın kulübesine gelir.Daarna keert Corto terug in het huis van Guldenmond waarna hij op zoek gaat naar een schat.
Nazilerin kasıtlı olarak esirlerin mevcut barınaklardan yararlanmalarına izin vermediği durumlar da vardı.Miały miejsce wypadki, gdy Niemcy rozmyślnie nie pozwalali jeńcom skorzystać z dostępnego schronienia.
Gecekondulaşmadaki tek amaç barınak sağlanmasıdır.Za najpilniejsze zadanie uznano budowę własnego schroniska.
Bu rüzgar sayesinde her iki gemi de yelken açıp barınak limandan ayrılır.Jednakże zrywa się wiatr, który sprawia, że oboje lądują w morzu.
Haiti'de hükümet acil durum barınakları hazırlanmasını emretti.Regeringen kom att att ge i uppdrag till myndigheterna att införa beredskapsjobben i staten.
İnsanların gerek sürülerle seyahat, gerekse onlara bakmak için bu barınaklara ihtiyacı vardır.Bara hjordarna flyttar sig, med de människor som behövs för att se till dem.
Hayvan barınakları ve çiftlikler yıkıldı.Otaliga byar och bondgårdar föröddes.
Barınak içlerinde yaşarlar.Märkbar för människor inomhus.
Normandiya Çıkarması öncesi, geçici Mulberry Limanı ve barınakları buraya kurulur.Звідси ж, на стадії постачання плацдарму, вирушили в Нормандію штучні гавані «Mulberry».
Bu rüzgar sayesinde her iki gemi de yelken açıp barınak limandan ayrılır.Тим часом буря кінчається і обидва кораблі разом продовжують своє плавання.
Antarktika'daki en büyük topluluktur, 1258 kişiye kadar barınak sağlayabilir.McMurdo je největší stanice na Antarktidě, schopná ubytovat 1258 lidí.
Bölgede birkaç büyük ve çok sayıda küçük doğal barınak vardır.Po celé zemi jsou běžné malé přírodní jeskyně.
Frank, Jenifer'i barınaktan alıp evine götürür ve ona yatacak bir yer hazırlar.Jiří îl duce acasă și-l pune în pat.
Gecekondulaşmadaki tek amaç barınak sağlanmasıdır.Scopul principal al caselor era cel de a fii adăposturi.
Bölgede birkaç büyük ve çok sayıda küçük doğal barınak vardır.În arealul lor și chiar în afara acestuia au puțini inamici naturali.
Barınaklardan en azından bazıları, 100.000 yıl önce Homo erectus tarafından yerleşim gördü.Nizza területén már 400 000 évvel ezelőtt a homo erectus megtelepedett.
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.Ekkor az épületek újra romlásnak indultak.
Fundalar en gözde barınaklarıdır.Pienet luolat ovat niiden suosikkipaikkoja.
Ancak küçük barınakta Mandy yoktur.Pikkusarjoissa ei ole suojuslehteä.
Mağaralar genelikle hayvan barınakları ve insan yerleşmesi olarak kullanmışlardır..Luolat ovat muinoin olleet ihmisten tai eläinten suojapaikkoja.
1620 yılında Plymouth Kolonisi, püriten dinî ayrılıkçılar için bir barınak olarak kuruldu.Το 1620 ιδρύθηκε το Πλίμουθ ως καταφύγιο πουριτανών θρησκευτικών αυτονομιστών.
Bazıları ise barınak olarak kullanılmıştır.Έτσι φαίνεται ότι κάποτε χρησιμοποιήθηκαν ως κατοικίες.
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.Οπότε τα σπίτια ξαναχτίστηκαν από τη αρχή.
O zamana kadar sadece yağış dönemleri için barınaklar yapılmıştır.Under resten af rejsen havde de imidlertid kun regnvand til rådighed.
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.Huset gik atter i glemsel.
Bazıları ise barınak olarak kullanılmıştır.Visse af dem bruges udstrakt som hjælpeverber.
Bazıları ise barınak olarak kullanılmıştır.Noen brukes som fritidsboliger.
Barınak içlerinde yaşarlar.Og tok bolig blant oss.
Bazıları ise barınak olarak kullanılmıştır.Beberapa bahkan menggunakannya sebagai judul.
Barınakları, yiyecek ve içecekleri açısından kanaatkârdırlar.Adapun makanan dan minuman yang disajikan adalah makanan dan minuman dari dalam dan luar negeri.
İlgili Sayfalar