barınak ile cümle

barınak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.これらの家は最終的に解体された。
Bhimbetka kaya barınakları arasında bulunan Taş Devri kaya resimlerinin bazıları 30.000 yaşındadır.ビームベートカーの岩陰遺跡に残る石器時代の岩絵には、3万年前のものも含まれる。
Çatışmalardan kaçanlar hükümetin sağladığı barınaklara sığındı.残っていた者達は管理局の建物を取り囲んだ者達との戦いを始めた。
2011-2012 Suriye çatışmaları sırasında halk gıda, yakıt, işsizlik ve barınak sıkıntısı yaşamıştır.16世紀にも住民は戦争、飢饉、火災、ペスト禍に苦しめられた。
O zamana kadar sadece yağış dönemleri için barınaklar yapılmıştır.牠們只會在下雨期間才會完全現身。
1620 yılında Plymouth Kolonisi, püriten dinî ayrılıkçılar için bir barınak olarak kuruldu.1620년도에는 플리머스 식민지가 청교도들을 위한 정착지로 건설 되었다.
Bu kapsamda sekiz cadde yapılmış, barınaklar ve çarşı-pazarlar inşa edilmiştir.레스토랑 8개의 레스토랑이 병설되어 있으며 공연중에 영업한다.
Haiti'de hükümet acil durum barınakları hazırlanmasını emretti.대한민국 정부는 양심적 병역거부자에 대한 대체복무제를 실시할 것을 발표하였다.
Fundalar en gözde barınaklarıdır.יערותיה של יבנה הם המקומות האהובים עליו.
Bu rüzgar sayesinde her iki gemi de yelken açıp barınak limandan ayrılır.הצוללים יוצאים כל זוג בנפרד ושוחים לנמל.
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.Неотдавна дворецът е бил ремонтиран отново.
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.Nakon toga su ih stanari opet obnovili.
Fundalar en gözde barınaklarıdır.Tieto skrine patria medzi najobľúbenejšie.
Bazı barınaklar ve kiliseler yeraltı şehirlerinde olduğu gibi birbirine tünellerle bağlantılıdır.Nekatera zavetišča in cerkve so med seboj povezane, kot podzemna mesta.
Barınaklardan en azından bazıları, 100.000 yıl önce Homo erectus tarafından yerleşim gördü.Mažiausiai keliose iš visų olų buvo gyvenama homus erectus jau daugiau kaip prieš 100 000 metų.
İlk olarak çareyi ateş yakmakta ve barınak kurmakta görürler.Kalinys apsižvalgytų ir pamatytų ugnį.
Bazıları ise barınak olarak kullanılmıştır.Tokiu atveju jos būtų tarnavusios žmonėms kaip slėptuvės.
Ancak küçük barınakta Mandy yoktur.Mazgo vietoje mielino nėra.
Frank, Jenifer'i barınaktan alıp evine götürür ve ona yatacak bir yer hazırlar.Näiteks tungib keegi Caesari koju ja viib minema tema voodi.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.1999-ben, Törökországban nagy földrengés volt, odamentem, hogy helyi anyagokból menedékhelyet építsek.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.1999년 터키에 큰 지진이 있었습니다. 저는 그 지역의 재료로 대피소를 만들기 위하여 그곳에 갔습니다.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.Efter den stora jordbävningen i Turkiet 1999 åkte jag dit och byggde bostäder av lokala material.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.Em 1999, na Turquia, o grande terramoto, fui lá para usar os materiais locais para construir um abrigo.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.En 1999, en Turquía, el gran terremoto, fui ahí para usar el material local para construir un refugio.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.Vào năm 1999, ở Thổ Nhĩ Kỳ, trận động đất lớn, Tôi đến đó, sử dụng vật liệu địa phương để dựng một nơi trú ẩn.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.V roku 1999 bolo v Turecku veľké zemetrasenie, išiel som tam a postavil prístrešok z miestnych materiálov.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.У 1999 році в Туреччині стався сильний землетрус. Я поїхав туди, щоб побудувати укриття з місцевих матеріалів.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.ב-1999, התרחשה רעידת אדמה גדולה בטורקיה, נסעתי לשם והשתמשתי בחומרים מקומיים כדי לבנות מחסות.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.وفي عام 1999، في تركيا حين حدث زلزال كبير، ذهبت إلى هناك و باستخدام المواد المحلية قمت ببناء مخيمات
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.現地へ行き 地元の材料を使って 仮設住宅をつくりました 2001年には西インドでも 仮設住宅をつくりました
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.2001 baute ich in Westindien Unterkünfte.
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.2001 byggde jag nödbostäder i västra Indien.
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.2001, en la India del oeste, construí también un refugio.
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.2001, India occidentale, anche lì ho costruito un rifugio.
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.2001, în vestul Indiei. Și aici am construit un adăpost.
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.2001년 서인도에도 대피소를 지었습니다.
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.2001, no oeste da Índia, eu construí também um abrigo.
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.2001, Nugyat-India, itt is menedékhelyet építettem.
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.2001, ở Tây Ấn Độ, tôi cũng đã dựng một nơi trú ẩn.
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.2004年にはスリランカで スマトラ地震と津波の被害に遭った-
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.En 2001, dans l'ouest de l'Inde, j'ai aussi construit un refuge.
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.In 2001 bouwde ik in West-India ook een schuilplaats.
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.Tahun 2001, di India Barat, saya juga membangun penampungan.
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.V roce 2001 v Indii jsem také postavil přístřešky.
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.V roku 2001 som tiež postavil prístrešok v Západnej Indii.
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.W 2001 r. zbudowałem także schronisko w Indiach Zachodnich.
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.Το 2001, στην δυτική Ινδία, έφτιαξα επίσης ένα καταφύγιο.
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.В 2001 году в Западной Индии я также построил приют.
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.През 2001 г., в Западна Индия също построих подслон.
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.У 2001 році я також побудував притулок у Західній Індії.
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.ב-2001, במערב הודו, גם שם בניתי מחסות.
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.و في 2001، في غرب الهند بنيت أيضا ملجأ.
Ayısını ondan aldık -- Bir barınak yaptık.Ci ha consegnato l'orso e abbiamo fondato un rifugio.
Ayısını ondan aldık -- Bir barınak yaptık.Conseguimos que nos entregasse o urso — criámos um santuário.
Ayısını ondan aldık -- Bir barınak yaptık.Hãy xem nếu anh có thể thu được cái gì khác không." Và chúng tôi nhận con gấu đem tới nơi bảo tồn.
Ayısını ondan aldık -- Bir barınak yaptık.Lássuk, boldogulsz-e mással." És elvittük a medvét, felállítottunk egy menedéket.
Ayısını ondan aldık -- Bir barınak yaptık.Låt se om du kan hitta något annat." Och vi fick björnen överlämnad också -- vi startade en fristad.
Ayısını ondan aldık -- Bir barınak yaptık." Să vedem dacă te descurci. " Și ne-a dat nouă ursul, ca să înființăm un sanctuar.
Ayısını ondan aldık -- Bir barınak yaptık.Uvidíme, či sa ti podarí žiť z niečoho iného." Odovzdal nám medveďa - založili sme útulok.
Ayısını ondan aldık -- Bir barınak yaptık.Y entregó al oso a la reserva que habíamos creado.
İlgili Sayfalar