barış ile cümle

barış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak İrlanda Savunma Kuvvetleri, Birleşmiş Milletler Barış Güçleri'nde önemli roller almıştır.Irland har dock en tradition att engagera sig i FN:s fredsbevarande styrkor.
Başkanlığı sırasında Betancur birkaç Kolombiyalı gerilla grubuyla barış görüşmeleri girişiminde bulundu.Som generalguvernör i Kanada medverkade han till en fredlig lösning av en fiskekonflikt med USA.
Bunun belirgin bir örneği Leo Tolstoy'un Savaş ve Barış adlı eserinde görülebilir.Han har hyllats av Alexander Pusjkin och finns som en av figurerna i Lev Tolstojs Krig och Fred.
Refah ve barış ortamı konfora yönelik tüketim aracı olan otomobilin satınalınabilmesine olanak sağlamıştır.Det kan göra att säkerhet, miljövänlighet och bekvämlighet kan öka vid användningen av fordonet.
Beyaz barışı, yeşil doğayı temsil etmektedir.Det gröna står för den frodiga naturen.
Barış halk arasında hoş geldiniz olarak da karşılanabilir.Utöver professionella handlare hälsades även allmänheten välkommen hit.
"XXV Barış Görüşmeleri".Om kyrkans traditioner XXXV.
Çukurova Barış.Någon sorts frid.
Nereydeyse, dört bin yıl boyunca High Elfler barış içinde yaşadılar.I 20 000 år hade rasen Valorianerna levt i fred och harmoni.
Ancak barış uzun sürmedi, 1806’da başlayan savaş 1812’de Bükreş Antlaşmasıyla bitti.Freden varade emellertid inte länge utan Napoleonkrigen bröt ut redan 1803.
Hobbes’a göre teori, “barış ve bolluk” için rasyonal gereklilikleri ortaya koymalıdır.Enligt Hobbes har vi ytterligare en förmåga, nämligen förnuftet.
İnönü "Türkiye barışçıdır, ancak adalete dayanmayan barış uzun ömürlü olamaz" dedi.Utan en rättvis lösning på Palestinakonflikten kan fred aldrig uppnås."
Kuzey İrlanda’nın barış sürecinde elçi olarak görev yapmıştır.Förebilden var fredsprocessen i Nordirland.
1996 - Demokrasi ve Barış Partisi kuruldu.1997-2001 - medlem i Energi- och miljökommittén.
Mairead Corrigan (27 Ocak 1944), Kuzey İrlandalı bir barış eylemcisidir.Mairead Corrigan, född 27 januari 1944 i Belfast, är en nordirländsk nobelpristagare.
1988 yılında Birleşmiş Milletler Barış Gücü Nobel Ödülünü almaya layık görülmüştür.FN:s fredsbevarande styrkor erhöll Nobels fredspris 1988.
Otium, Latince "barış" ya da "boş zaman" anlamına gelen sözcük.Pax, latin, betyder frid och fred.
Kurucusu Muhammed Yunus'la birlikte 2006 yılı Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştür.Tillsammans med bankorganisationen belönades Yunus med Nobels fredspris 2006.
Çünkü, Thesiger barış isteyen ve savaştan nefret eden bir insandı.Uddin var pacifist och argumenterade mot krig.
O, birçok barış örgütlerini destekledi.Hon har hållit ett antal fredstal.
1932 - Dünya Barış Konferansı Viyana'da toplandı.1932 – En världsfredskonferens med 14 deltagande länder öppnas i Wien.
Biz barış kenti Midyat'ta yaşıyoruz.Den ligger i samhället Vånga i Kristianstads kommun.
Kurum üç kez Nobel Barış Ödülü (1917, 1944, 1963) kazanmıştır.ICRC har tilldelats Nobels fredspris vid tre tillfällen (1917, 1944 och 1963).
Bizans ile Abbasiler arasında bir barış antlaşması imzalanması.Nytt fredsfördrag sluts mellan ruser och bysantinare.
General Mardonius, Salamis'e çekilmiş olan Atinalılara barış teklifini bir kez daha yeniledi.Mardonios återerövrade då Aten, som hade blivit övergivet före slaget vid Salamis.
Nobel Barış Ödülü Oslo'daki Norveç Nobel Komitesi tarafından verilir.Pristagare utses av Norska Nobelkommittén.
2010 yılında Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştür.Han tilldelades Nobels fredspris 2010.
Döneminde Hristiyan krallıklar ile yapılan barışlar korundu.Kristendomen hade precis anlänt till några av dessa kungadömen.
Ardından Letonya ve Sovyetler arasında barış antlaşması imzalanmasına karar verildi.Kort därefter inleddes fredsförhandlingar mellan Finland och Sovjetunionen.
Bu topluluk beyazlarla barış isteyen Apache kabilelerine saldırdılar.Han letar samtidigt efter de män som sålde vapen till Apache-indianerna.
Aynı yıl Venediklilerle de barış yapıldı.Den 25 november samma år slöts även fred med svenskarna.
Devletler arasında barış antlaşması imzalanır.Mellan stater organiserades utlämningsavtal.
İşçi sınıfı hareketi zafer kazanacak, barış ve sosyalizm yolunu açacaktır.Förtruppen skall leda arbetarklassen och folket mot seger och socialismen.
Küçük Midilliler, burada barış içinde yaşarlar ve şarkı söyleyerek ve oyunlar oynayarak günlerini geçirirler.Det är påskdagen och barnen leker och sjunger medan de inväntar grevinnans ankomst.
Barışı sağlamak için mücadele eder.Det döptes om till Rauha.
1945) 1887 - René Cassin, Fransız hukukçu ve Nobel Barış Ödülü sahibi (ö.1887 – René Cassin, fransk jurist och domare, mottagare av Nobels fredspris 1968.
Bu sırada Balkan Savaşı patlak verince Osmanlı Devleti barış imzalamak zorunda kaldı.Men när krig hotade på Balkan var Osmanska riket tvunget att söka fred med Italien.
Şiddet karşıtı bir ordu savaş zamanında da barış zamanında da silahlı insanlar gibi davranmaz.En hel del regimer utför politiska mord även i fredstid.
Si vis pacem, para bellum Eğer barış istiyorsan savaşa hazırlan.Si vis pacem, para bellum – Хочеш миру – готуйся до війни.
Pax Germanica, "Alman Barışı"nın Latince karşılığı.Pax Germanica — германський мир.
E 1973 yılında, Lê Ðức Thọ Nobel Barış Ödülünü reddetti.E У 1973 році Ле Дих Тхо відмовився від Нобелівської премії миру.
1988 yılında Birleşmiş Milletler Barış Gücü Nobel Ödülünü almaya layık görülmüştür.У 1988 році миротворчим силам ООН було присуджено Нобелівську премію миру.
11 Mayıs'ta, Batum'da yeni bir barış konferansı açıldı.11 травня відкрилася нова мирна конференція в Батумі.
Bu yenilgi, Romalıları Genseric'in şartlarını kabul etmeye ve bir barış anlaşması imzalamaya zorladı.Це змусило римлян дійти згоди з Гейзеріхом та підписати мирну угоду.
B 1948 yılında Nobel Barış Ödülü kimseye verilmemiştir.B У 1948 році Нобелівська премія миру не вручалась.
Barış zamanında sadece hançer kullanırlardı.В мирний час вони були зв’язківцями.
Onlar barış içinde yaşarlardı.Всі жили мирно.
Bunun üzerine İmparator II. Theodosius barış istedi.Імператор Феодосій II запросив миру.
Batı medyası ise gösterilerin barışçıl bir şekilde yapıldığını ifade etmiştir.Організатори пообіцяли, що акції будуть мирними.
Küçük Barış'ın (Ozan Bilen) bu dört duvar arasında ne suçu vardır ki?По кутках стіни стояли чотири невеликі храми.
Bu dönemlerde dünya barışı için yoğun çaba göstermiştir.У цей час він зробив все що міг для налагодження миру.
Barış talebinde bulunmak zorunda kaldı.Треба було підписувати мир.
Anthony de Francisci tarafından barışın sembolik tasarımlarını düzenleyen bir yarışmada tasarlanmıştır.В результаті Антоніо де Франчізі було доручено створити зображення майбутньої монети.
Zayatülek ülkede barışı kurduk.Заятуляк встановив мир у країні.
Düzen ve barış istemez.Закликаю вас до спокою та порядку.
Carnegie Uluslararası Barış Vakfı.Фонд Карнегі за міжнародний мир.
Çok barışçıldır.Дуже спокійний.
Ön-barış anlaşması 18 Nisan’da Leoben’de yapıldı.18 квітня було укладено перемир'я в Леобені.
Sovyetler Birliği'nin çöküşü, Paris Barış Antlaşmaları için herhangi bir resmi değişikliğe yol açmamıştır.Розпад СРСР не привів до яких-небудь офіційних переглядів Паризьких мирних договорів.
Ateşkes istese de barış sağlanmadı.Однак ні миру, ні спокою не стало.

İlgili Sayfalar