barış ile cümle

barış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1907'de Ernesto Teodoro Moneta ile birlikte Nobel Barış Ödülü'nü kazanmıştır.In 1907 won hij samen met Ernesto Teodoro Moneta de Nobelprijs voor de Vrede.
Hongzhi barışsever bir hükümdardı.Gurguit was een vredelievend koning.
Oyunda Aspasia barış için greve giden bir kadın olarak gösterilir.Aspasia wordt hierin geportretteerd als degene die een staking aanvoert om te pleiten voor vrede.
Ancak barış çalışmaları başarısız oldu.Zijn vredesconferentie mislukte echter.
Jandarma ile Sahil Güvenlik, barış zamanında İçişleri Bakanlığı'na bağlıdır.De gendarmerie en de kustwacht opereren in vredestijd als onderdeel van het ministerie van binnenlandse zaken.
Hatta Bizans ağır bir vergi karşılığında barışa zorlanmıştır.Hij sluit vrede met Sjapoer I door het betalen van een grote geldsom.
1952'de San Francisco Barış Antlaşması ile birlikte müttefik işgali sona erdi.In 1952 werd de San Francisco Peace Treaty ondertekend.
Küçük Midilliler, burada barış içinde yaşarlar ve şarkı söyleyerek ve oyunlar oynayarak günlerini geçirirler.Ze leven een zorgeloos leventje en brengen hun dagen door met zingen en spelen.
1964 - Martin Luther King, Nobel Barış Ödülü'nü aldı.1964 - Dominee Martin Luther King krijgt de Nobelprijs voor de Vrede.
Bunlar barış zamanı çiftçi, savaş zamanı ise askerdirler.Tijd van oorlog, tijd van vrede.
UNAMID Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliğinin ortak görev yaptığı ilk ve en geniş barış korunma misyonudur.UNAMID was de eerste gezamenlijke VN/AU-missie en de grootste vredesmissie tot dusver.
Esas barış anlaşması 21 Kasım 1902 yılında Amerikan savaş gemisi Wisconsin üzerinde imzalandı.Op 21 november werd op het Amerikaanse marineschip de Wisconsin een vredesverdrag getekend.
1921 yılında Norveçli diplomat Christian Lous Lange ile Nobel Barış Ödülü'nü paylaşmaya hak kazanmıştır.In 1921 won hij samen met Christian Lous Lange de Nobelprijs voor de Vrede.
Dünya'ya barış diliyorum." demiştir.Vrede op Aarde’.
Eyyubiler Sultanı Kamil bin Adil Avrupalı haçlılarla 8 yıl süreli bir barış antlaşması yapmayı kabul etti.Al-Kamil ging akkoord met een acht jaar durend vrede met Europa.
Bu birleşik park dünyada ilk uluslararası barış parkıdır.Het was indertijd het eerste International Peace Park ter wereld.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin, Nobel Barış Ödülü’nü aldı.1978 - Menachem Begin en Anwar Sadat krijgen de Nobelprijs voor de Vrede.
Görüşmeler ve barış anlaşmaları tamamlandıktan sonra askerler evlerine döndü.Na overgave en wapenstilstand keerden de vluchtelingen naar huis terug.
Torunu Ninigi-no-Mikoto'yu Japonya'da barışı sağlaması için yeryüzüne gönderir.Later zond Amaterasu haar kleinzoon Ninigi no Mikoto naar Japan om vrede te stichten.
Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı.Ook schreef hij hier zijn bekroonde romans Oorlog en vrede en Anna Karenina.
1951 - San Francisco Barış Antlaşması: 48 BM üyesi ve Japonya arasında resmi barış anlaşması imzalandı.1951 - Ondertekening van het Vredesverdrag van San Francisco door Japan en 48 andere landen.
1810'da Ruslar ve İranlılar arasındaki barış görüşmeleri bu kalede gerçekleştirildi.In 1810 werden er de vredesbesprekingen tussen de Russen en Perzen uitgevoerd.
Polonya birlikleri doğuya ilerlemeye başlayınca, Sovyetler barış için teklifte bulundu.Het Poolse leger wist door te stoten richting het oosten, wat de Sovjets noopte tot het zoeken naar vrede.
Bundan sonra Timeleon daha küçük bir Kartaca ordusunu da mağlup edince Kartacalı komutanlar barış istediler.Toen hij kort daarna een veel kleiner leger versloeg, vroegen de Carthagers om vrede.
İnsanlar, 1 Ağustos'ta buraya dünya barışı için dua etmeye gelirler.Bij deze bijeenkomst die enkele dagen duurt wordt voor wereld vrede gebeden.
Buna göre, ilgili devletlerin gemileri hem savaş hem de barış zamanında Süveyş Kanalından geçebilecekler.Het verdrag behelsde de vrije doorgang van alle schepen door het Suezkanaal in tijden van oorlog en vrede.
Organizasyon 1938 yılında Nobel Barış Ödülü almıştır..De organisatie won in 1938 de Nobelprijs voor de Vrede.
Dr. Schweitzer, 1953 yılında 1952 Nobel Barış Ödülü'nü aldı.Schweitzer kreeg in 1952 de Nobelprijs voor de Vrede.
Barış zamanında sadece hançer kullanırlardı.Deze wet gold echter alleen in vredestijd.
1911 yılında Tobias Asser ile birlikte Nobel Barış Ödülü'nü kazandı.In 1911 won hij samen met Tobias Asser de Nobelprijs voor de Vrede.
Oradan tekrar barış önerdi.De vrede is alweer weg.
1991'de Uluslararası Barış Konferansı'nın Madrid'de toplanmasını başarmıştır.In 1991 werd een vredesconferentie te Madrid gehouden.
1926 yılında Fransa Dışişleri Bakanı Aristide Briand'la birlikte Nobel Barış Ödülü'nü paylaşmıştır.In 1926 verkreeg hij samen met de Franse politicus Aristide Briand de Nobelprijs voor de Vrede.
Ama sonra barışırlar.Laat er vrede zijn.
Kendisi Nâzım Hikmet adına Barış Ödülü almıştır.Zij schonk hem de wijze Durvasas.
Ülkenin yerel adı "Druk Yul (Barışçıl Ejderhanın Ülkesi)" olarak bilinir.De lokale naam van het land, Druk Yul, betekent het land van de Druk (draak).
İkincisi ise Hindiçin'de barışı sağlamanın olasılığını tartışmaktı.Vertegenwoordigers discussieerden over de mogelijkheid om de vrede te herstellen in Indochina.
1948) Barış - Organisation for the Prohibition of Chemical Weapons (Kimyasal silahların yasaklanması örgütü).7 - Bekrachtiging van het Protocol van Genève: het verbod op chemische wapens.
Simon ise vampir olarak kendisiyle barışık yaşamayı öğrenir.Met die wetenschap kan Simon toch verder met zijn leven.
Roskilde Antlaşması, 26 Şubat 1658 tarihinde Danimarka ve İsveç arasında imzalanan bir barış antlaşmasıdır.De Vrede van Roskilde is een verdrag dat op 26 februari 1658 in de Deense stad Roskilde werd getekend.
Ülkedeki dini cemaatler barış içinde birlikte yaşıyorlar.De twee bevolkingsgroepen leefden in vrede samen op het eiland.
Çünkü, Thesiger barış isteyen ve savaştan nefret eden bir insandı.Itachi is een zeer vredelievend persoon die oorlog verafschuwt.
Ardından yeni bir barış ve istikrar dönemi geldi.Vervolgens kende de Grondwet een nieuwe periode van stabiliteit.
Biz çektiğimiz acıları unutuyoruz ve barış elimizi uzatıyoruz.De ingewijde strekt zijn hand uit en het lijden komt tot vrede.
Dünya barışı için çalıştı.Zij zette zich in voor wereldvrede.
Barıştan sonra Askeri Bilimlere yöneldi.Na de oorlog bekleedde hij wetenschappelijke staffuncties.
Yine de 834'te Abbasiler Bizanslılarla bu şartlarla bir barış antlaşması imzaladılar.Ze sloten in 811 evenwel een vredesverdrag met de Denen.
Başta barış kolay görünüyordu.In het begin was het protest vredelievend.
1990 - Sovyetler Birliği başkanı Mihail Gorbaçov, Nobel Barış Ödülü'nü aldı.15 - Sovjetleider Michail Gorbatsjov krijgt de Nobelprijs voor de vrede.
Onlar barış içinde yaşarlardı.De wereld leeft in Vrede.
Enstitü 1904 yılında Nobel Barış Ödülünü aldı.In 1904 ontving het instituut de Nobelprijs voor de Vrede.
Ağustos 1945'te savaşın sonlanmasıyla fizikçiler de barış zamanındaki çalışmalarına geri döndü.In het najaar van 1945 pakte Krieg zijn werk en leven weer op.
Müzakereler sonunda bir barış anlaşması imzalanabildi.Hij tekende uiteindelijk wel het vredesverdrag.
Carter Center'daki çalışmalarından dolayı 2002 yılında Nobel Barış Ödülü'nü kazanmıştır.In 2002 werd Carter onderscheiden met de Nobelprijs voor de Vrede vanwege zijn inzet voor mensenrechten.
Barış Yardımcı (d.De vredescommissie ondersteunen, b.
Barış kısa sürdü.De vrede was van korte duur.
Barış halk arasında hoş geldiniz olarak da karşılanabilir.Daarnaast wenst men elkaar bij begroeting de vrede toe.
Bunlar içinde Uluslararası Kızıl Haç Komitesi, üç Nobel Barış Ödülü ile ilk sırayı almaktadır.10 - Het Internationale Rode Kruis ontvangt de Nobelprijs voor de Vrede.
O, birçok barış örgütlerini destekledi.Deze handelt over tal van vredesvraagstukken.
Diğeri ise Rusya'nın da barış görüşmelerine katılması talebi idi.Rusland zei dat ze nog aanwezig zijn om de vrede te bewaren.

İlgili Sayfalar