barış ile cümle
barış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
2005'te Nobel Barış Ödülü için hazırlanan 1000 kişilik listede yer aldı.Em 2005, é uma das 1000 Mulheres para o Prêmio Nobel da Paz 2005 .
Dünya'ya barış diliyorum." demiştir.Eu queria a paz".
Çatışmaların bir barış antlaşması sonucunda sona erdiği tahmin ediliyor.Atualmente desconhecem-se os termos do tratado de paz que terminou este último conflito.
Ama 1396'da İngiltere ve Fransa arasında 28 yıl sürmesi öngörülen bir barış anlaşması imzalandı.Ao invés diz, foi concordada uma trégua em 1396, que era para durar 28 anos.
1980 - El Salvador ve Honduras sınır ihtilaflarına son veren bir barış antlaşması imzaladılar.1976 - Assinado o acordo de cessar-fogo entre Honduras e El Salvador.
Drago'nun bu görüşleri 1907'de La Haye İkinci Barış Konferansı'nda yeniden ele alınmıştır.Em 1907, ele era um delegado para a segunda conferência de paz em Haia.
1993'te De Klerk ile birlikte Nobel Barış Ödülü'nü kazandı. ^ profiliEm 1993 ele e de Klerk são agraciados com o Prêmio Nobel da Paz.
Kazıyı Birleşmiş Milletler Barış Gücü'nde görev yapan İsveçli askerler de izledi.Soldados nepaleses participam de missões das Nações Unidas no Oriente Médio.
(1975-1976) yılında Lenin Barış Ödülü'nü kazandı.Em 1975-1976 foi-lhe atribuído o Prémio Lenine da Paz.
Sonunda Toyotomi Hideyoşi ile barışarak, 1590'da Edo Kalesine girdi.Mas cedo se submeteu a Toyotomi Hideyoshi e abdicou do castelo em 1590.
Akının amacı güç gösterisi ve Bulgarların önerdiği barışın durumunu güçlendirmekti.O raide foi demonstração de poder, e dessa posição de poder os búlgaros pediram a paz.
Savaştan sonra barış konferansında ve Milletler Cemiyeti'nde İtalya'yı temsil etti.Após o armistício representou Portugal na Conferência do Desarmamento da Sociedade das Nações.
Hüsrev yine de barışı reddediyordu.A paz, mais uma vez, parecia distante.
1935 Nobel Barış Ödülü resmi sitesiPerfil (em inglês) no sítio oficial do Nobel da Paz 1950
171-172. ^ Birinci Barış Harekatı (BRT) ^Peah ii. 17a comp. Também Ber.
İmparator II. Mihail'in Bizans tahtını ele geçirdiği 820 yılında barış antlaşması tekrar onaylandı.O tratado de paz foi reafirmado em 820 quando o imperador Miguel II, o Amoriano assumiu o trono bizantino.
Bu nispi barışa rağmen bazı çatışmalar olmaya devam etti.Não obstante a relativa paz, havia alguns conflitos religiosos.
Sanat savaşa ve yok etmeye değil, barışa ve insanlığa hizmet eder.Sua essência não consiste da disputa e do litígio, mas da paz e da cooperação.
Bu sembol partinin barışçı hareketlerle bağlantısına dikkat çeker.Esta identificação é realizada através da observação do movimento relativo dos pares.
Kurum üç kez Nobel Barış Ödülü (1917, 1944, 1963) kazanmıştır.O CICV foi premiado com o Prêmio Nobel da Paz três vezes, em 1917, 1944 e 1963.
Müsaadenizle Çocuklar, Barış Manço'nun on birinci ve son stüdyo albümüdür.Nunca Tem Fim... é o décimo e último álbum de estúdio do grupo O Rappa.
Buna göre İngiltere Fransa ile barışacak ve devamlı barışı koruyacaktı.Essa questão era se deveria fazer uma guerra com a França ou encontrar a paz.
Versailles Barış Antlaşması ile Koridor Polonya toprağı haline geldi.O Corredor tornou-se parte da Polônia após o Tratado de Versalhes .
Bu oluşan huzursuzluk ortamı yerini eski barışçıl ortama bırakmaya başlamıştır.Estes eventos acabaram por colocar a já tensa paz em risco.
Dokuz buçuk saat sonra barışçıl bir şekilde polise teslim oldu.Duas horas e meia depois foi restabelecida a calma.
Orissa racası barış yapmak istedi.Min Raza Gyi acabou por pedir então a paz.
Yönetimi bir barış ve refah devri oldu.Seu reinado foi um período de relativa paz e prosperidade.
Bu ödüller Barış Manço Evi'nde sergilenmektedir.Esta seqüência é apresentada no círculo de quintas.
1933) Dünya Barış Günü Dünya Alzheimer GünüOMS — Dia Mundial do Sono.
Tai,T.K ve Tokomon'u barıştırmaya çalıştı.Questlove entrou para tocar com D e Pino.
Müzakereler sonunda bir barış anlaşması imzalanabildi.A guerra finalmente termina quando um tratado de paz é assinado.
Başta barış kolay görünüyordu.A convivência inicial parece ter sido pacífica.
1793 yılında Johann Gottfried Schadow tarafından barışın sembolü olarak tasarlanmıştır.Ela foi desenhada por Johann Gottfried Schadow, em 1793, como a quadriga da vitória.
4 Temmuz - Barış Akarsu hayata veda etti.2 de novembro — Estreia Desejo no Viva.
Dükalık, 1796 yılında, Basel’in Prusya-Fransa barış antlaşmasına katılmıştır.1795 — Assinado o Tratado de Paz de Basileia entre a França e a Prússia.
Bunlar arasında bir barış havası sürmeye başladı.Mas esta pacífica existência está chegando ao fim.
ABD yönetimi yeni başa gelecek hükümetle “barış içinde yaşamak” istemekteydi.É a favor da liberdade pessoal e diz que "o governo deveria nos deixar em paz".
Hiçbir iktidarla barışık olmadı.Nada é perdido com a paz.
Bu ilerleyişten sonra Doğu Roma tekrar barış istemiştir.Por um tempo, Roma viu a paz.
Savaş ve Barış romanında bir karakterdir.Seu nome evidentemente é um jogo das palavras Guerra e Paz.
Savaş, barış getirmez. Tam tersine, o iki tarafa da acı ve keder getirir.As guerras não trazem paz; ao contrário, trazem dores e tristezas para ambos os lados.
Savaş, barış getirmez. Tam tersine, o acı ve keder getirir.As guerras não trazem paz; ao contrário, trazem dores e tristezas para ambos os lados.
Temel görevi aktif bir barış işlevi yaratmaktı.De belangrijkste taak was het creëren van een actieve vredesfunctie.
Napolyon harekâta başlamadan önce St. Petersburg'a son bir barış teklifi gönderdi.Napoleon had kort tevoren een laatste bod voor vrede gestuurd naar Sint-Petersburg.
2007'de, barış ve insan hakları savunucusu olmak için Somali'ye geri döndü.In 2007 keerde ze terug naar Somalië om zich in te zetten voor vrede en mensenrechten.
Çatışma resmî olarak 2005 yılı Ocak ayında bir barış anlaşmasının imzalanmasıyla sona erdi.Het conflict werd officieel beëindigd met het tekenen van een vredesovereenkomst in januari 2005.
An Garda Síochána ("barış muhafızları"), İrlanda'nın ulusal polis teşkilâtıdır.De Garda Síochána (Iers: An Garda Síochána, "De Bewaker van de Vrede") is de politiedienst van Ierland.
Ezio'nun kampı: Ezio Attila ile bir barış antlaşması imzalandıktan sonra Roma'ya geri çağrılmıştır.Ezio's kamp Ezio is teruggeroepen nadat de vrede is gesloten.
İkinci katta da daha barışçı bir gelecek için fikirler geliştirilecek."Op de tweede etage zouden mensen ideeën uitwerken voor een vreedzamere toekomst.
Cullenlar bunu kabul etti ve oradan taşınana kadar barış içinde yaşadılar.De Cullens gingen akkoord en leefden relatief vredig, tot zij weer verder moesten trekken.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü.De informatie is afkomstig van het Stockholm International Peace Research Institute.
Ateşkes Barış antlaşmasıTekst van vredesverdrag
1907 yılında Louis Renault ile birlikte Nobel Barış Ödülü'nü kazandı.Samen met Louis Renault won hij in 1907 de Nobelprijs voor de Vrede.
İşte o zaman aradıkları barışı ve huzuru yakalamışlardı.Zij kenden dan namen toe aan de hen omringende rivieren en plaatsen.
Irak'a 151, Afganistan'a 184 barış kuvveti konuşlandırmıştır.Het land heeft 151 militairen ingezet voor de vredesmacht in Irak en nog eens 184 in Afghanistan.
Bodhi ağacı ve havuz Gautama Buddha'nın doğum yeri Asoka Sütunu Ebedi Barış Ateşi ^ LumbiniBodhiboom en vijver De geboorteplek van Gautama Boeddha Ashokan Pillar De eeuwige vlam
10 Haziran - Kuzey İrlanda'da IRA'nın siyasi kanadı Sinn Féin'in katılmadığı barış görüşmeleri başladı.10 - In Noord-Ierland beginnen vredesonderhandelingen zonder Sinn Féin.
Ancak kalıcı bir barış antlaşması hiçbir zaman imzalanmadı.Een definitief vredesakkoord is nooit getekend.
Bu sırada, Avusturyalılar barış için çağrıda bulundu.De Oostenrijkers zagen zich gedwongen om vrede te sluiten.
Bu olayda Maria'nın ismi "barış" anlamına gelen İrini ile değiştirildi.Maria veranderde voor deze gelegenheid haar naam in Irene (wat "vrede" betekent).