barış ile cümle
barış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1982 - İsrail Galile'de "Barış" adlı operasyonuyla Lübnan'ı işgal etti.Isto se seguiu em Junho de 1982 a invasão do Líbano, sob o nome "Operação Paz para a Galileia".
Peace Train (Barış Treni), Cat Stevens'ın Teaser and the Firecat albümünden, 1971'in sevilen bir şarkısı."Peace Train" é uma música de 1971, composta por Cat Stevens, lançado no álbum Teaser and the Firecat.
İşte o zaman aradıkları barışı ve huzuru yakalamışlardı.Ofereceram-lhe, em vez, uma ação de graças (supplicatio) e a ovação.
I. Simeon'un geri çekeceğine inanan VI. Leon barış önermek için elçisi Konstantinasios'u gönderdi.Acreditando que Simeão retrocederia, Leão VI enviou um emissário, Constantinácio, para propor a paz.
627'de Herakleios Perslerin ana topraklarını işgal etti ve onları barış istemeye zorladı.Em 627, Heráclio invadiu o coração da Pérsia o que os levou a pedir paz no ano seguinte.
Gandi 1937 ile 1948 yılları arasında beş kez aday gösterilmesine rağmen Nobel Barış Ödülü'nü alamadı.Gandhi nunca recebeu o prêmio Nobel da Paz, apesar de ter sido indicado cinco vezes entre 1937 e 1948.
Başka bir dizi Mançurya'ya karşı savaşlardan sonra, Joseon yaklaşık 200 sene barış içinde kaldı.Após as invasões da Manchúria, Joseon experimentou um período de aproximadamente 200 anos de paz.
Patrik Mistikos barış için ricacı olup, Mesembria'da Simeon ile toplantı talep etti ama işe yaramadı.O patriarca Místico tentou obter a paz e propôs reunião na Mesembria, mas não conseguiu.
Kavad hemen Herakleios'a barış teklifleri gönderdi.Cavades imediatamente enviou ofertas de paz.
Bu olayın barış müzakerelerini tıkayabileceği belirtilmiştir.Pode-se dizer que há, nessas condições, uma paz.
Çocuk Barış Anıtı bombalama sonucu yaşamını yitiren tüm çocukların anısına adanmış olan bir heykeldir.O Monumento das Crianças à Paz é uma estátua dedicada as crianças que morreram do resultado do bombardeamento.
Ateşkes Barış antlaşmasıDireito internacional Armistício Tratado de paz
Geçmişi unutalım ve Litvanya'lıları barış içinde bırakmayalım.Em nome do futuro, eu exijo a vocês do passado para nos deixar em paz.
Yurdun her yerinde barış kutlanmaktadır.Que a paz prevaleça em todo o país.
Bölgenin merkezi Barisal'dır.A principal cidade é Barisal.
Gaiseric, Basiliscus'tan barış şartlarını hazırlamak için 5 gün izin istedi.Genserico solicitou cinco dias para poder elaborar as condições de uma paz.
Pire, yoksulluğun giderilmeden barışın olamayacağına inanıyordu.Afirma que é impossível ter paz com pobreza.
Kısa bir kuşatmadan sonra, herhangi bir Kartaca yardımı gelmeyeceğini gören Sirakuza Roma ile barış yaptı.Depois de um breve cerco, sem nenhuma ajuda cartaginesa esperada, Siracusa firmou a paz com os romanos.
Bu dönemlerde dünya barışı için yoğun çaba göstermiştir.Durante esse tempo ele mostrou um amor para as coisas do mundo.
Hiroşima Barış Anıtı Müzesi.Museu Memorial da Paz de Hiroshima.
Oscar Niemeyer ifadesiyle "insanlık, eğitim, kültür ve barış için bir yere bir açık alan".É "uma praça aberta ao redor do mundo, um lugar para educação, cultura e paz", nas palavras de Oscar Niemeyer.
Thomas ve Memun bir barış anlaşması ve müttefiklik üzerine uzlaşmaya vardı.Tomás e Almamune assinaram um tratado de paz e de aliança mútua.
Dünya Barış Konseyi büyük oranda Sovyetler Birliği tarafından desteklenir.Orgulhosos lutaremos pela Paz Com as forças progressistas do mundo.
Bu operasyonda 16 barış gücü askeri ölmüştür.Durante a operação houve 16 baixas militares.
Fransa ile barış yapmakla beraber II. Richard İrlanda'ya karşı çok değişik bir politik tutum uyguladı.Apesar de Ricardo procurar a paz com a França, ele tomou uma atitude diferente em relação a Irlanda.
O, birçok barış örgütlerini destekledi.Isto levou a formação massiva de organizações de paz.
Sabahat ve Emin de aynı oyunla barıştırılır.Stress e Relax são dublados pelo mesmo ator.
Helvetler böylece Sekuanlarla anlaşıp onların arazilerinden barışçıl olarak geçtiler.Os descontentes uniram-se para derrubá-los e na aliança se confundiram moderados com exaltados".
Barış zamanında sadece hançer kullanırlardı.Novas Diretrizes em Tempos de Paz.
Barışı sağlamak için mücadele eder.Sua missão é salvar Paz.
Fakat Pauling barışsever olduğunu söyleyip bu daveti geri çevirir.Pauling recusou a proposta, argumentando que era pacifista.
1978 Nobel Barış Ödülü paylaşımına başlandı.Recebeu o Prêmio Nobel da Paz de 1978.
Genel barış için çalışılmalıdır.A Promulgação da Paz Universal.
Kasım 2013 tarihinde Norveç 'in başkenti Oslo 'da Nobel Barış Ödülü Konseri'nde sahne aldı.Em dezembro de 2013, ele se apresentou no Concerto no Prémio Nobel da Paz em Oslo, Noruega.
Cullenlar bunu kabul etti ve oradan taşınana kadar barış içinde yaşadılar.Eles viviam em paz até que os Cullen partiram.
Ancak iki ülke arasındaki barış dönemi kısa sürer.A rara amizade entre os dois estados não duraria, porém.
Komplocuların barış girişiminde hangi şartları istedikleri hala bilinmemektedir.Portanto, não tem certeza sobre quais são as futuras intenções da banda.
Pax Germanica, "Alman Barışı"nın Latince karşılığı.Alemanha Nazista Belle Époque Império Alemão "Pax Germanica" in Latin text.
Şimdi silahlarımızı atalım ve barışı kucaklayalım.Vamos parar o abate, e deixar o povo deles e o nosso povo viverem em paz.
Barış antlaşması, ertesi yıl imzalandı.O segundo acordo comercial foi assinado no ano seguinte.
Sonunda 6 Haziran 1321 tarihinde imparatorluğu kısımlara ayıran barış anlaşması imzalandı.Este, em 6 de junho de 1321, firmou um acordo no qual o império foi repartido.
Paris Barış Antlaşması'nın hükümleri yürürlüğe girince, ateşkes anlaşması askıya alındı.Nos dias que antecedem a Libertação de Paris, o trânsito está totalmente interrompido.
EZLN barış görüşmelerinin başlamasını talep ediyordu.Ele não queria que tratados de paz fossem assinados.
1921 - Riga'da Polonya ile Rusya arasında barış imzalandı.1921 — A segunda Paz de Riga é assinada entre a Polônia e a União Soviética.
Ama bölümün sonunda barışıyorlar ve grup tekrar birleşiyor.Ao fim do episódio, as duas se reconciliam e voltam a morar juntas.
Saltanat yılları kısmen barış içinde geçmişti.Eles governaram o país por algum tempo em paz.
15 Kasım - Türkiye ile İtalya arasunda Ouchy Barışı imzalandı.Outubro - Assinatura da paz entre turcos e italianos.
Kurucusu Muhammed Yunus'la birlikte 2006 yılı Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştür.Sua criação rendeu a seu idealizador, Muhammad Yunus, o Prêmio Nobel da Paz 2006.
Aynı yıl, Ietas, Solous, Petra ve Tyndaris Roma Cumhuriyeti ile barış yaptılar.As cidades de Ietas, Solunto, Petra e Tíndaris concordaram em firmar a paz com os romanos ainda no mesmo ano.
1910'da da o sıralarda yöneticisi olduğu Uluslararası Barış Bürosu, Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştür.Em 1910, seria o próprio Gabinete Internacional Permanente para a Paz a receber o Nobel.
Beyaz barışı, yeşil doğayı temsil etmektedir.A divisória verde simboliza a natureza.
Bu sıkıntılı dönemi dayanışma ile aşabilir, ülkeyi düze çıkarabilir, barış ve huzuru sağlayabiliriz.Podem tirar a minha vida pelo que vale, mas garantam amor, paz e felicidade.
Yugoslavya barış istedi ve böylece Kosova'daki savaş sona erdi .A Jugoslávia rejeitou esse acordo, o que conduziu à Guerra do Kosovo.
Genellikle dünya barışını sağlama amacıyla bağlantılıdır.São geralmente ligados ao mundo do crime organizado.
1150'li yıllara gelindiğinde Kilise ve baronlar artık barış ister hale gelmiştir.No início da década de 1150, os barões e a igreja queriam apenas a paz.
Barış uzun sürmedi.A paz não durou muito.
Ardından yeni bir barış ve istikrar dönemi geldi.Após a criação houve um período de paz e estabilidade no mundo.
19 Ocak - ABD Senatosu, Lozan Barış Antlaşması'nı onaylamayı reddetti.19 de novembro: O Senado dos Estados Unidos rejeita o tratado de paz.
Onun etkisiyle imparator Bizans kuvvetlerinin barışçıl şekilde çekilmesini sağladı.Sua influência foi um fator importante para que as tropas bizantinas pudessem se retirar em segurança.
En son 2007 yılının Ocak ayında Bukit Barisan Milli Parkına yerleştirilen kamera tuzağına yakalanmıştır.Em janeiro de 2007, parte das cinzas de Bolaños foram levadas para a cidade.