barış ile cümle
barış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İyiyi, doğruyu ve güzeli arayan toplumların her zaman barış içinde yaşayacağına inandım.Acho que as sociedades que procuram o bem, o amor e a beleza viverão sempre em paz.
Her iki ülke de sürekli askeri uğraştan dolayı tükendiğinden, barış müzakereleri başladı.Como ambos os Estados estavam exaustos pelo esforço militar, as negociações de paz começaram.
Matilda (Beyaz Kuş): Doğayı sever ve sorunlara barışçıl çözümler bulmaya çalışır.Matilda é uma galinha branca que ama a natureza e sempre procura soluções pacíficas para os problemas.
Barış zamanlarında, Dübendorf operasyonel hava kuvvetleri merkezidir.Em tempos de paz, Dübendorf é o Quartel General da Força Aérea.
1 ay sonra Cyrus ve Hemsworth birlikte görüntülendiler ve tekrar barıştıklarını duyurdular.Cyrus e Hemsworth foram vistos juntos um mês depois, e tinha alegadamente reconciliados.
Bunun verdiği hüzünle Tosun Yusuf Mehmet Barış Manço koymuşlar adını.Devido a esse triste acontecimento puseram-lhe o nome de Tosun Yusuf Mehmet Barış Manço.
Sato, 1974 yılında Nobel Barış Ödülü'nü Sean MacBride ile paylaştı.Foi premiado com o Nobel da Paz em 1974, dividindo o prêmio com Seán MacBride.
B 1948 yılında Nobel Barış Ödülü kimseye verilmemiştir.B Em 1948, não houve a premiação do Nobel da Paz.
Ekim 2006'da The Game, 50 Cent'e bir barış anlaşması önerdi, ancak hemen cevap gelmedi.Em outubro de 2006, The Game sugeriu à 50 Cent selar as pazes, fato que não obteve resposta.
Rejim şiddetine ve seçim hilelerine karşı sürekli bir barışçıl sivil direniş kampanyası yapıldı.Houve uma campanha sustentada de resistência civil contra a violência do regime e a fraude eleitoral.
Simeon'un halefi Petro, olumlu bir barış anlaşması imzaladı.O sucessor de Simeão, Pedro I, negociou um tratado de paz favorável.
Ertesi yıl, 562 yılında bir barış antlaşması ile sonuçlanacak genel bir ateşkes üzerinde anlaşıldı.No ano seguinte, uma trégua geral foi acordada, sendo ela finalizada com um tratado de paz em 562.
"Nobel Barış Ödülü 1901-2000".«The Nobel Peace Prize, 1901–2000» (em inglês).
Barış, kocasının babasına karşı düşmanlığı yeniden başlatması ile sadece 1352 yılına kadar sürdü.A paz durou apenas até 1352, quando o marido de Helena retomou as hostilidades contra o pai dela.
Ancak bütün bunlara rağmen Avrupa'da barış uzun ömürlü olmadı.Todos estas alterações, no entanto, não mantiveram a paz por muito tempo no continente europeu.
Onlar barış içinde yaşarlardı.Eles levaram uma vida pacífica.
2010 yılında, Bangladeş`in "Atish Dipankar Altın Barış Ödülü" nu aldı.Em 2010, ele recebeu o "Prémio de Paz de Ouro Atish Dipankar" de Bangladesh.
1997'de Dark Ages albümleriyle Kipelov ve Marvin barıştılar..Em 1997 Kipelov e Mavrin se reuniram no duo álbum Dark Ages.
3 Nisan 1559'da İspanya ile Fransa arasında Cateau-Cambrésis Barış Antlaşması imzalandı.Em abril de 1559, foi assinado o pacto de paz entre a França e a Espanha, em Cateau-Cambrésis.
Mason Weaver, heyecanlı ve fedakâr foto muhabiri ve barış aktivisti.Brie Larson como Mason Weaver, uma fotojornalista de guerra e ativista pela paz.
Biz inşa edeceğiz Barışı ve ilerlemeyi Ölümsüz ülkemizde!Nós vamos construir Na pátria imortal A paz e o progresso!
Barış antlaşması iki devlet arasında imzalanmadı.Nenhum tratado de paz foi assinado entre os dois países.
Ama sonra barışırlar.Mas depois disso fazem a paz.
28 Nisan - San Francisco Barış Antlaşması yürürlüğe girdi.28 de abril de 1952: Entra em vigor o Tratado de São Francisco.
1345 başlarında, Apokaukos ve Kalekas iki Fransisken keşişin barış önerisini reddettiler.No início de 1342, Apocauco e Calecas rejeitaram as ofertas de reconciliação levadas por monges franciscanos.
Uluslararası Kızıl Haç Komitesi bugüne kadar Nobel Barış Ödülünü altı defa almaya hak kazanmıştır.O Comitê Internacional da Cruz Vermelha foi premiada com o Nobel da Paz em três ocasiões.
Ancak bu barış dönemi uzun sürmedi.Contudo, este período de relativa paz não duraria.
422'de savaşı bitiren barış antlaşması magister officiorum Helio tarafından müzakere edilmiştir.O tratado de paz que pôs fim a guerra (422) foi negociado pelo mestre dos ofícios Hélio.
16 Temmuz 1999'da Astana, UNESCO tarafından "Barış Şehri" unvanı aldı.Em 16 de Julho 1999, Astana foi premiada com a medalha e o título de Cidade da Paz pela UNESCO.
Üç yıl sonra, Dmitri Konstantinoviç ile barış yaptı ve kızı Eudoxia ile evlendi.Três anos depois, ele faz um tratado de paz com Demétrio Konstantinovich e se casa com sua filha Eudokia.
Oradan tekrar barış önerdi.Temporariamente, a paz voltou a reinar.
Ancak kalıcı bir barış antlaşması hiçbir zaman imzalanmadı.Até à data, nunca foi assinado um tratado de paz.
Ancak barış görüşmeleri sürekli uzatıldığından bu kez İznik üzerine ordu çıkarmıştır.Revelado pela Inter de Milão, atuou somente uma vez pelos nerazzurri.
Barış Manço Kültür Merkezi'nde oyunculuk eğitimi almıştır.Tomou lições de actuação no Centro Cultural de Barış Manço.
Barış görüşmelerini Atinalı bir politikacı olan Kallias yapmıştır.A paz foi negociada por Cálias, um político ateniense.
Böylelikle Yaşlılar Konseyi ile arasındaki barış bitti.Teve fim, assim, a parceria de Pena com o grupo.
Birkaç yıl süren sonuçsuz savaşın ardından 30 yıllık bir barış antlaşması imzalandı.Apesar disso, mais de uma década se passou até que um tratado de paz definitivo fosse assinado.
1972 yılında Sovyetler Birliği kendisine Lenin barış ödülü verdi.Em 1972 foi-lhe atribuído, pela União Soviética, o Prêmio Lênin da Paz.
Bu olayda Maria'nın ismi "barış" anlamına gelen İrini ile değiştirildi.Naquela ocasião, Maria foi renomeada Irene, que significava "paz".
Japonya ile Barış Antlaşması 1951’e kadar imzalanmamıştır.Também negociou o tratado de paz com o Japão em 1951.
Pers ile barış yaptıktan sonra, Balkanlara asker gönderme yaparak bu gelişmeyi hızlandırdı.Após a paz com a Pérsia, ele acelerou seus planos deslocando tropas para os Bálcãs.
Ceday kodu: Duygu yoktur, barış vardır.Ver artigo principal: Jedi Não há emoção; há paz.
1 yıl sonra Nobel Barış Ödülü'nü kazandı.Um ano depois era-lhe atribuído o Nobel da Paz.
Barış İçin Bir Araya Çalışma Grubu.Descanse em paz, irmão.
Sonunda Fazl, Hârûn Reşîd ile Yahyâ’yı barıştırmayı başardı.Ning Hai (depois Ioshima) e Ping Hai (depois Yasoshima/Yasojima).
İsveç, Vestfalya Barışı'ndan daha güçlü bir şekilde çıktı.A Suécia tornou-se um país poderoso depois da assinatura da Paz de Vestfália.
"XXV Barış Görüşmeleri".«XXIV Copa Nacional da Paz».
1713 yılında imzalanan Utrecht Antlaşması Yeni Fransa'ya barış getirmiştir.A paz de Utrecht, em 1713, rendeu ainda a região para a França.
Bu uzun barış ve refah dönemi kaçınılmaz şekilde ordunun rehavet içine girmesine ve laçkalaşmasına neden oldu.Inevitavelmente, este longo período de paz e prosperidade levou à complacência e à negligências dos militares.
Çocuklar sevindirilir, dargınlar barıştırılır.Aliviadas, as meninas confortam-se umas as outras.
İsrail tarihi İsrail-Ürdün Barış AntlaşmasıConflito árabe-israelita Conflito israelo-palestiniano
815 yılının başlarında Omurtag, barış müzakereleri için Konstantinopolis'e elçi gönderilmiştir.No começo de 815 Omortague enviou emissários para Constantinopla para negociar a paz.
NATO'nun Barış İçin Ortaklık programına da üyedir.A Suíça é parceira da OTAN em programas de paz.
Barış Manço mix.Candeias Mix.
İki taraf da bir barış antlaşması yapmayı uygun gördüler.Depois disso, ambos os lados concordaram em assinar um tratado de paz.
Finlandiya ve Sovyetler Birliği arasında imzalandı (nihai barış antlaşması 1947 yılında Paris'te imzalandı).O tratado de paz final entre a Finlândia e muitos dos Aliados foi assinado em Paris em 1947.
Plan, barış için yol haritasını uygulamayı amaçladı.O roteiro seguiu o Caminho da Fé.
Ayaklanma barışçıl geçen Tokugawa şogunluğu döneminde görülen birkaç büyük isyandan biriydi.Foi uma das poucas revoltas ocorridas num período relativamente pacífico, o xogunato Tokugawa.
Savaş sonucu Afrika'da barış sağlanmış ve Sezar buradan ayrılarak 25 Temmuz'da Roma'ya gelmiştir.Esta batalha deu início a um período de paz na África e as forças de César se retiraram em 25 de julho.
1907'de Ernesto Teodoro Moneta ile birlikte Nobel Barış Ödülü'nü kazanmıştır.Recebeu o Nobel da Paz de 1907, juntamente com Ernesto Teodoro Moneta.