barış ile cümle
barış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
532 yılında iki güç arasında "Ebedi Barış" imzalandı.Im Herbst 532 wurde der so genannte Ewige Friede zwischen den beiden Großmächten geschlossen.
1869'da Leo Tolstoy, Savaş ve Barış'ı yayımladı.Im Jahr 1867: Leo Tolstoi vollendet die Urfassung von Krieg und Frieden.
1552’de, Yoşiteru, Kiyoto’ya dönmek için Nagaharu ile barış anlaşması yaptı.1552 schloss Yoshiteru Frieden mit Nagaharu, um nach Kyōto zurückkehren zu können.
Hükümdarlığının ilk otuz beş senesi barış içinde geçti.Die ersten 25 Jahre seiner Regierungszeit verliefen friedlich.
Ana temaları barış, özgürlük, eşitlik, adalet, kardeşliktir.Seine Hauptthemen sind Frieden, Freiheit, Gleichheit, Gerechtigkeit und Brüderlichkeit.
2010 yılında, Bangladeş`in "Atish Dipankar Altın Barış Ödülü" nu aldı.2010 erhielt er den Atish Dipankar Goldenen Friedenspreis von Bangladesch.
Dünya'ya barış diliyorum." demiştir.Wir wollen Frieden“.
Görünüşe göre kralın ölümünün barışı yeniden sağlayacağını düşünmüştür.Er war fest davon überzeugt, dass der Frieden durch den Tod des Königs wiederhergestellt würde.
Kim bağışlar ve barışı sağlarsa, onun mükâfatı Allah’a aittir.Nur dem, der seine Sünden aufrichtig bereut und sich zu Gott wendet, würde Gott vergeben.
Bayraktaki açık mavi zemin Kongo halkı arasındaki barışı sembolize etmektedir.Die blaue Farbe soll für Frieden unter den Völkern Kongos stehen.
Ülkedeki dini cemaatler barış içinde birlikte yaşıyorlar.Die Religionsgemeinschaften koexistieren friedlich.
Müzakereler sonunda bir barış anlaşması imzalanabildi.Den Piktenstämmen konnte schließlich ein Friedensvertrag aufgezwungen werden.
Bu sırada, Avusturyalılar barış için çağrıda bulundu.Dennoch ersuchten die Muslime bald um Frieden.
Barış Manço mix.Mit Jochen Mix.
B 1948 yılında Nobel Barış Ödülü kimseye verilmemiştir.1948 wurde kein Friedensnobelpreis vergeben.
1921 yılında Norveçli diplomat Christian Lous Lange ile Nobel Barış Ödülü'nü paylaşmaya hak kazanmıştır.1921 bekam er gemeinsam mit dem Norweger Christian Lous Lange den Friedensnobelpreis.
İki taraflar da derhal çatışmalara son verecek ve barış için görüşmelere başlayacaklardır.Sofort kommen die beiden zur Besinnung und schließen Frieden.
Kartacalılar bu kayıplardan sonra barış istediler.In dieser Lage baten die Karthager um Frieden.
E 1973 yılında, Lê Ðức Thọ Nobel Barış Ödülünü reddetti.1973 lehnte Lê Đức Thọ den Friedensnobelpreis ab.
Ancak barış çalışmaları başarısız oldu.Allerdings scheiterten diese Friedensbemühungen.
Drago'nun bu görüşleri 1907'de La Haye İkinci Barış Konferansı'nda yeniden ele alınmıştır.Die Doktrin wurde auf der Zweiten Haager Friedenskonferenz 1907 vorgestellt.
2018'de Nobel Barış Ödülü'ne Denis Mukwege ile beraber layık görüldü.Am 10. Dezember 2018 erhielt sie in Oslo gemeinsam mit Denis Mukwege den Friedensnobelpreis.
Sonra onunla da barışır.Dennoch trifft sie sich weiter mit ihm.
Oradan tekrar barış önerdi.Damit soll wieder Frieden herrschen.
1975 yılında Dünya Barış Konseyi Kültür Ödülü'nü aldı ve Berlin'in (doğu) Fahri Hemşerisi seçildi.1975 wurden ihr der Kulturpreis des Weltfriedensrates sowie die Ehrenbürgerschaft von (Ost-)Berlin verliehen.
Bu birleşik park dünyada ilk "Uluslararası Barış Parkı"dır.Es war der erste Peace Park der Welt, ein internationaler „Friedenspark“.
1952'de San Francisco Barış Antlaşması ile birlikte müttefik işgali sona erdi.1952 endete die Besatzungszeit mit dem Friedensvertrag von San Francisco.
29 Haziran 1529 yılında VII. Clement, V. Karl ile bir barış anlaşması yapmıştır.Am 29. Juni 1529 unterzeichneten Clemens VII. und Karl V. einen Friedensvertrag.
Savaştan sonra barış gönüllüsü oldu.Nach dem Krieg wurde er Friedensaktivist.
1647'de İspanyollar ve Mapucheler Bio Bio'nun sınır olarak kabul edildiği bir barış antlaşması imzalarlar.1647 schlossen die Spanier und die Mapuche einen Friedensvertrag mit dem Río Bío Bío als Grenze.
Kasım 2013 tarihinde Norveç 'in başkenti Oslo 'da Nobel Barış Ödülü Konseri'nde sahne aldı.Im Dezember 2013 trat er auf dem Konzert zum Friedensnobelpreis 2013 in Oslo auf.
1964 - Martin Luther King, Nobel Barış Ödülü'nü aldı.1964: Martin Luther King wird der Friedensnobelpreis zuerkannt.
1985 ile 1990 yılları arasında Güney Afrika Barış Gücü Komutanı olarak görev yapmıştır.Er war von 1985 bis 1990 Oberbefehlshaber der South African Defence Force.
Plan, barış için yol haritasını uygulamayı amaçladı.Er lehnte die Road map for peace ab.
Sonuç olarak 22 Eylül 1499'da Basel'da Maximilian ve Konfederasyon arasında barış anlaşması imzalandı.Am 22. September 1499 wurde der Friede zu Basel zwischen Maximilian und den Eidgenossen besiegelt.
Bir barış şarkısıydı.Lieder für den Frieden.
Savaş bittikten sonra dünyaya barış gelmiştir.Bei seiner Ankunft war allerdings der Friede bereits geschlossen.
Her iki taraf da barış müzakerelerine başlamaya hazırdı.Beide Seiten begannen Friedensbereitschaft zu zeigen.
İsrail tarihi İsrail-Ürdün Barış AntlaşmasıDer israelisch-palästinensische Friedensprozess.
1901 yılında, "dünya barışına katkıdaki başarıları" nedeniyle Hamburg onursal vatandaşlığı verildi.Er erhielt von Hamburg die Ehrenbürgerwürde für seine „Tätigkeit im Interesse der Erhaltung des Weltfriedens“.
Şarkı kahramanın barış çağrısına küfrederek cevap veren düşmanlarını anlatmaktadır.Das Lied The Messenger rufe Erinnerungen an Queensrÿche wach.
Gaiseric, Basiliscus'tan barış şartlarını hazırlamak için 5 gün izin istedi.Geiserich bat Basiliskos um fünf Tage, um ein Friedensangebot aushandeln zu können.
1981), Suriyeli barış aktivistidir.Zürich 1981 Sag mir, was ist Frieden.
Çatışma, Moskova'daki Japonya büyükelçisinin barış istemesi üzerine 10 Ağustosta diplomatik olarak çözüldü.Am 11. August endete der Konflikt, nachdem der japanische Botschafter um Frieden gebeten hatte.
1979 Lenin Barış Ödülü'nü aldı.1979 wurde ihm ein Internationaler Lenin-Friedenspreis verliehen.
Yeniden bir araya gelen çiftin yaşadıkları zorluklar barışmalarıyla birlikte bitmeyecektir.Nachdem sich die „richtigen“ Paare gefunden haben, steht ihrem Glück nichts mehr im Wege.
Doçelik dönemi genel olarak barış ve refah içinde geçti.Daher scheint Iddin-Dagān in einer insgesamt friedlichen und stabilen Zeit gelebt zu haben.
1986'da her iki ülkede barış, dostluk ve işbirliği antlaşması imzaladı.Am 15. März 1967 unterzeichneten beide Staaten den Vertrag über Freundschaft, Zusammenarbeit und Beistand.
Çok barışçıldır.Ansonsten sind sie sehr friedlich.
Sonunda Fazl, Hârûn Reşîd ile Yahya’yı barıştırmayı başardı.Al-Abid war Sunnit und mit Zahra al-Yusuf verheiratet.
Her 21 Eylül’de, Birleşmiş Milletler Merkezi’ndeki “Barış Çanı” çalınıyor.Am 1. September wird zum Weltfriedenstag die in der Keulahütte gegossene Friedensglocke geläutet.
Tam bağımsızlığa büyük ölçüde barışçıl yollarla geçiş yaparak Makedonya'yı başlatmakla itham edildi.Eritrea erhielt seine Unabhängigkeit dann letztlich auf friedlichem Wege.
Çukurova Barış.Ernstfall Frieden.
Britanya Dörtlü İttifak'ı, İkinci Paris Barış Anlaşması'nın imzalandığı tarihte, 20 Kasım 1815'te onayladı.Völkerrechtlich sanktioniert wurde die Übereinkunft im Zweiten Pariser Frieden vom 20. November 1815.
Barış zamanında sadece hançer kullanırlardı.Diese konnten jedoch nur in der Friedenszeit benutzt werden.
Bunun sonucunda Osmanlı ve Venedik devleti arasında ilk barış antlaşması yapılmıştır.Dieser Krieg war der letzte zwischen dem Osmanischen Reich und Venedig.
Ayrıca Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) olayı Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne taşıdı.Die prokurdische Partei BDP wandte sich zudem an den Internationalen Strafgerichtshof.
Şimdi silahlarımızı atalım ve barışı kucaklayalım.Gemeinsam pfählen sie sie und schenken ihr damit Frieden.
Onlar barış içinde yaşarlardı.Seither lebten sie hier in Frieden.
Hükmeden Yanlışlar ve Barışın Şiddeti Üzerine Metinler.Texte über das herrschende Falsche und die Radikalität des Friedens.