Ayrıca yörede (Erbaa) yetişen üzümlerin lezzeti de bambaşkadır.I frutti sono edibili (commestibili) con sapore di mela essiccata.
Bu yemeğin günlerdeki yeri bambaşkadır.Весь день в доме должен быть запах пищи.
Bu ilk iki-üç yılda tadı bambaşka bir dünyaya alıştım.Первая волна движения «новых романтиков» сошла на нет в течение 2-3 лет.
Tanıdığı bütün insanlardan kaçıp vardığı yerde sağır taklidi yaparak bambaşka bir hayat sürecektir.Когда Пастух приходит к ней, то узнает от неё, что в нём сокрыто что-то могущественное.
Amacına başka bir çağda, bambaşka insanlar sayesinde ulaştı.Данная операция, однако, у других народов делалась с иными целями.
Bu olaylar yaşanırken tüm ailenin hayatını değiştirecek bambaşka bir gelişme yaşanır.Ведь здесь есть все, чтобы можно было отдохнуть всей семьей.
O bu ne derse desin, Rıza Bey bambaşkadır.В Великобритании это называется винтовой муфтой.
2. Davranış, tutum, tavır: “Bambaşka bir hâliniz vardır sizin.قال:(فهل تستطيع أن تصوم شهرين متتابعين؟) قال: لا.
Bu olaylar yaşanırken tüm ailenin hayatını değiştirecek bambaşka bir gelişme yaşanır.Até que um evento muda completamente a vida destas três pessoas.
O bu ne derse desin, Rıza Bey bambaşkadır.Este tipo de tijolo é chamado tijolo Burro.
Oluşan bütünün ifade ettiği şey artık bambaşka bir şeydir.O que é suplementar reforça o que já existe.
O bu ne derse desin, Rıza Bey bambaşkadır.Deze laatste noemt het popje Scaboelleke.
O «Kаdаrçınıñ ırı» (Çobanın şarkısı), «Sеtkildiñ ırı» (Gönlümün şarkısı) adıyla bambaşka kitapları yazmıştır.Het andere bevatte een houten vloer, genaamd itajiki (板敷き).
Bu ilk iki-üç yılda tadı bambaşka bir dünyaya alıştım.Bij de meisjes zien we enkel de eerste piek van 2-3 jaar.
Kuantum kuramı ise olayı bambaşka bir şekilde ele alır.Herter wil het totaal anders aanpakken.
Hapisten çıktığında artık bambaşka biridir.Po wyjściu z więzienia wraca bardzo odmieniony.
Bu ilk iki-üç yılda tadı bambaşka bir dünyaya alıştım.Przez pierwsze 2-3 lata grał na pozycji napastnika.
O bu ne derse desin, Rıza Bey bambaşkadır.Dzieło to nazywane jest Mahapuraną.
O bu ne derse desin, Rıza Bey bambaşkadır.Hon beskrivs då som ogift, mamsell.
Fakat her şey Elly’nin aniden ortadan kayboluşuyla bambaşka bir yola girer.Але це призводить до разючих змін у поведінці Елени.
Ancak ligde bambaşka bir görüntü ortaya çıkacaktı.Bude ve Sloupu unikátní rozhledna?
O bu ne derse desin, Rıza Bey bambaşkadır.Jak plyne z názvu, jedná se o polovinu krychle.
O bu ne derse desin, Rıza Bey bambaşkadır.Așa cum îi spune și numele, este confecționat integral din lemn de bambus.
O bu ne derse desin, Rıza Bey bambaşkadır.Amikor búzadarával készítik, annak daramorzsa a neve.
Oluşan bütünün ifade ettiği şey artık bambaşka bir şeydir.A most kiállított anyag teljesen új.
O bu ne derse desin, Rıza Bey bambaşkadır.Nimien -nen pääte kertoo, että kyse on limasienistä.
Theli'de yakalanan hava, gruba bambaşka bir özellik katmış, bu türün devamlılığının sürmesini sağlamıştı.Gödelin teoreettisessa kaikkeudessa oli erikoisena piirteenä tämän kaikkeuden pyöriminen.
O bu ne derse desin, Rıza Bey bambaşkadır.Όπως το όνομά της δηλώνει, γίνεται από μούστο και αλεύρι.
O bu ne derse desin, Rıza Bey bambaşkadır.Den nye småsmølf blev kaldt Smølfette.
O eşikten geçtiğinde bambaşka bir hayata da adım atar aslında...Efter udfordringen kommer han ud på en gang et helt andet sted......
O bu ne derse desin, Rıza Bey bambaşkadır.Hingga disebutlah namanya menjadi jamu gendong.
2. Davranış, tutum, tavır: “Bambaşka bir hâliniz vardır sizin.Mereka berdua berkata, “Hai Ukasyah!
Bu ilk iki-üç yılda tadı bambaşka bir dünyaya alıştım.Trong thời gian này, anh đã không nhận được bất cứ công việc nào trong khoảng hai đến ba năm.
2. Davranış, tutum, tavır: “Bambaşka bir hâliniz vardır sizin.二人称は主に「あなた」「あんた」。
Bu ilk iki-üç yılda tadı bambaşka bir dünyaya alıştım.2-3百万年前の鮮新世にいた。
O bu ne derse desin, Rıza Bey bambaşkadır.さらに細い棒状にしたものは竹ひごと呼ばれる。
O bu ne derse desin, Rıza Bey bambaşkadır.而这所谓的金枝其实就是槲寄生的枝条。
2. Davranış, tutum, tavır: “Bambaşka bir hâliniz vardır sizin.그러나 양부(兩府)가 의논하기를, “맏아들이 계통을 잇는 것은 고금에 통용되는 법이다.
Oluşan bütünün ifade ettiği şey artık bambaşka bir şeydir.이미 화합된 사물은 곧 모든 극미이다.
Siegfried bu ikramı memnuniyetle kabul eder, artık bambaşka bir insandır.Minka ponudbo sprejme in postane čisto drugi človek.
Erişim tarihi: 24 Kasım 2013. ^ Bambaşka Bakırköy Gazetesi, Sayı: 6, 6 Mart 2009, sf.Dolenjske novice (tedenska priloga Dolenjskega lista), 6.10.2011, str.
Jordaan: Amsterdam'ın bambaşka yüzüdür.Sostinė – Naujasis Amsterdamas.
O bu ne derse desin, Rıza Bey bambaşkadır.Tema pandud nimi tähendab sõna-sõnalt muskusparti.
Ama bambaşka bir dünya var.Ale są też inne możliwości.
Ama bambaşka bir dünya var.Ám létezik egy másik világ is.
Ama bambaşka bir dünya var.Dar există și o altă lume.
Ama bambaşka bir dünya var.Doch es gibt auch eine andere Welt.
Ama bambaşka bir dünya var.Existuje totiž ještě jiný svět než náš každodenní.
Ama bambaşka bir dünya var.완전히 다른 세계가 존재합니다.
Ama bambaşka bir dünya var.Maar dat is een andere wereld.
Ama bambaşka bir dünya var.Ma c'è un altro mondo.
Ama bambaşka bir dünya var.Mais un autre monde existe.
Ama bambaşka bir dünya var.Pero hay otro mundo.
Ama bambaşka bir dünya var.Tuy nhiên có một thế giới khác.
Ama bambaşka bir dünya var.Υπάρχει όμως ένας άλλος κόσμος.
Ama bambaşka bir dünya var.Но есть и другая сфера.
Ama bambaşka bir dünya var.Но има и друг свят.
Ama bambaşka bir dünya var.Поруч існує інший світ.
Ama bambaşka bir dünya var.אבל קיים עולם נוסף.
Ama bambaşka bir dünya var.لكن هناك عالم آخر.