Ana içeriğe geç
Sözlük

balayı ile cümle

balayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Balayı bitti.The honeymoon is over.
"Balayı"nın bu yıl sinemalara gelmesi bekleniyor. [Arnavutluk Film Komisyonu]Honeymoon is expected to hit theatres this summer. [Albanian Film Commission]
"Balayı" bir Arnavut-Sırp ortak yapımı."Honeymoon" is an Albanian-Serbian co-production.
“90’lı yıllardaki balayı dönemi artık sona erdi."The honeymoon in the 1990s has already been history [for a while].
Çeşitli taslak ve plânları, özellikle balayında başladıkları, tamamlanmamıştır.Several drafts and plans, especially those begun during his honeymoon, remain unfinished.
Birkaç ay sonra, Jerico, Pope ve Jillian'ın balayı yaptıkları sahildedir.A few months later, Jerico is shown on the beach where Pope and Jillian had their honeymoon.
Mark, Marnie'yi kendisi ile evlenmeye mecbur eder ve balayına giderler.Stuart heiratet Kit und reist mit ihr in die Flitterwochen.
Kitaptaki olaylar, Bella ve Edward'ın evlenmesi, balayına gitmesi ile başlıyor.Zum Ende des Buches wird die Hochzeit von Bella und Edward geplant.
Balayını da bir köşkte geçirdiler.Sie paaren sich auf einem Hochzeitsflug.
Balayına çıkmak Shane için bir bahanedir.Für die Teilnahme an der Spielshow verschob Hermann seine Hochzeitsreise.
Balayına, Brezilya'daki Esme Adasına gidiyorlar ve burada birlikte oluyorlar.Nach ihrer Hochzeit fuhren sie nach Kalifornien in ihre Flitterwochen und dann zurück.
Ardından çift, Petersburg, Virginia'da bir balayına çıktı.Später verlegte er seinen Wohnsitz nach Petersburg in Virginia.
Erişim tarihi: 19 Eylül 2008. ^ "'Parmaklıklar Ardında' yüzünden balayı yapamıyor".Die Zeit, 19. September 2008 Freundschaft ohne Comeback?
Ardından çift, Petersburg, Virginia'da bir balayına çıktı.Le couple passa alors une brève lune de miel à Petersburg (Virginie).
Balayına gitmemişlerdir yeni eşi işkolik bir insandı.Durant toute la fête du mariage, la mariée ne quittait pas son nouveau domicile.
Bu yüzden balayı yarıda biter ve geri dönerler.Il arrive à la fin novembre et passe les mois suivants à récupérer.
Balayına çıkmak Shane için bir bahanedir.La destination de leur lune de miel est les Bahamas.
Balayını da bir köşkte geçirdiler.Il part en voyage de noces.
Biz henüz evlendik ve bu bizim balayımız.Nos acabamos de casar y esta es nuestra luna de miel.
Balayına gitmemişlerdir yeni eşi işkolik bir insandı.El matrimonio era por compra, y el esposo vivía en su casa de novio.
Balayına gitmemişlerdir yeni eşi işkolik bir insandı.Lui tornerà dalla fidanzata, lei convolerà a giuste nozze con un paziente collega.
Biz balayındayız.Мы в свадебном путешествии.
Balayı nasıldı?Как прошёл медовый месяц?
Eşyalarını topla canım. Uçak biletlerimizi sipariş ettim. Balayını Paris'de geçireceğiz.Собирай вещи, дорогая. Я заказал нам билеты на самолёт. Медовый месяц мы проведём в Париже.
Ardından çift, Petersburg, Virginia'da bir balayına çıktı.Медовый месяц пара провела в Питерсберге, Виргиния.
Balayına çıkmak Shane için bir bahanedir.По возвращении из свадебного путешествия к Лине приходит отрезвление.
Balayına, Brezilya'daki Esme Adasına gidiyorlar ve burada birlikte oluyorlar.Молодожёны уехали в свадебное путешествие по миру и обосновались в Париже.
Balayını da bir köşkte geçirdiler.Медовый месяц они провели в Бадене.
Balayına Alanya'ya gitmiştik, oradaki ahbapları bizi bir sahil gazinosuna götürdü.Когда вокруг них стала собираться толпа зевак, они решили выйти на прогулку по побережью в сторону Яркона.
Balayını da bir köşkte geçirdiler.و أنهيا شهر العسل في بالمورال.
Balayını da bir köşkte geçirdiler.Eles passaram a sua lua-de-mel lá.
Balayına gitmemişlerdir yeni eşi işkolik bir insandı.No voo nupcial, macho e fêmea acasalam.
Bella ve Edward balayını burada geçirmiştir.Edward en Bella brengen hier hun huwelijksreis door.
Alma-Tadema ve eşi balayını Floransa, Roma, Napoli ve Pompei' de geçirdiler.Alma Tadema en zijn vrouw brachten hun huwelijksreis in Florence, Rome, Napels en Pompeï door.
Ardından çift, Petersburg, Virginia'da bir balayına çıktı.Peter en Joan Alison zijn op huwelijksreis in Hongarije.
Ardından çift, Petersburg, Virginia'da bir balayına çıktı.Następnie para wyjechała na krótki miesiąc miodowy do Petersburga w stanie Virginia.
Balayına gitmemişlerdir yeni eşi işkolik bir insandı.Nie przyjmowała gości, jej jedynym towarzystwem była gosposia.
Balayına Alanya'ya gitmiştik, oradaki ahbapları bizi bir sahil gazinosuna götürdü.Do Kluczborka dotarły one pociągiem, a stamtąd furmankami przewieziono je do Jasienia.
Bella ve Edward balayını burada geçirmiştir.Bella och Edwards smekmånad spelades in i Brasilien.
Balayını da bir köşkte geçirdiler.I en sägen går ett brudfölje över platsen.
Mark, Marnie'yi kendisi ile evlenmeye mecbur eder ve balayına giderler.I denna bok har Artie Cohen gift sig och är på väg att ge sig ut på smekmånad.
İkili 6 Mayıs 2007'de dünyaevine girdi ve Bahama adalarında balayı geçirdi.Весілля пройшло 6 травня 2007, а медовий місяць подружжя провело біля Багам.
Balayını da bir köşkte geçirdiler.Медовий місяць вони провели на Алясці.
Mark, Marnie'yi kendisi ile evlenmeye mecbur eder ve balayına giderler.Eddie a Queenie se vezmou a odcházejí na líbánky.
Balayını da bir köşkte geçirdiler.Líbánky strávili v Londýně.
Bu yüzden balayı yarıda biter ve geri dönerler.Zaměkání bobulí nastává v polovině srpna, zrání je středně pozdní.
Bella ve Edward balayını burada geçirmiştir.Edward bere Bellu na líbánky.
İkili 6 Mayıs 2007'de dünyaevine girdi ve Bahama adalarında balayı geçirdi.Nunta a avut loc pe data de 6 mai 2007, iar luna de miere lângă Bahamas.
Balayına çıkmak Shane için bir bahanedir.Filmările au avut loc în timpul lunii de miere a Deliei.
Balayını da bir köşkte geçirdiler.Cuplul a petrecut luna de miere în Africa.
Balayına, Brezilya'daki Esme Adasına gidiyorlar ve burada birlikte oluyorlar.Cuplul a plecat în luna de miere la Wales, Paris și Alger, însă s-au separat până la sfârșitul lunii de miere.
Bu yüzden balayı yarıda biter ve geri dönerler.Apăsările însă au revenit la începutul lui septembrie și au continuat intermitent.
Balayına Alanya'ya gitmiştik, oradaki ahbapları bizi bir sahil gazinosuna götürdü.După ce a navigat de-a lungul coastei a intrat în Golful Paria.
Bella ve Edward balayını burada geçirmiştir.Itt tölti Edward és Bella a nászútját.
Balayına çıkmak Shane için bir bahanedir.Bretagne-ba utaztak nászútra.
Balayını da bir köşkte geçirdiler.Esküvőjüket a várban ünnepelték meg.
Balayına, Brezilya'daki Esme Adasına gidiyorlar ve burada birlikte oluyorlar.Úgy tervezték, a nászútjuk idején is a Tahrír téren maradnak.
Bella ve Edward ise bu adada balayı yapıyor.Edward ja Bella viettävät kuherruskuukautensa saarella.
Balayını da bir köşkte geçirdiler.Pariskunta kävi häämatkallaan Euroopassa.
Balayına Alanya'ya gitmiştik, oradaki ahbapları bizi bir sahil gazinosuna götürdü.Heidän jatkaessa matkaa aluksellaan he joutuivat rajuilmaan, ja ajelehtivat Kilikiaan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod