Ana içeriğe geç
Sözlük

bal ile cümle

bal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Marie balığı besledi.Marie fed the fish.
Benim balo elbisemi oradan satın aldım.I bought my prom dress there.
Ağaçları baltayla keseriz.We cut trees with an axe.
Japon milleti ton balığı yemeyi sever.Japanese people like to eat tuna.
Ben her hafta balık tutmaya giderim.I go fishing every week.
Somon balığı 12 feet yüksekliğe kadar sıçrayabilir.Salmon can jump up to 12 feet high.
Denizde balıklar var.There are fish in the sea.
Erişteli ton balığı güvecini sevdiğini umuyorum.I hope you like tuna noodle casserole.
Tom'un balıklarına yem vermek için uğramıştım.I came by to feed Tom's fish.
Balatayı sıyırmıyorum.I'm not freaking out.
Tom bana kızartacak daha büyük bir balığı olduğunu söyledi.Tom told me that he had bigger fish to fry.
Tom'un kızartma için daha büyük balığı var.Tom has bigger fish to fry.
Balatayı mı sıyırıyorsun?Are you freaking out?
Yem olmadan, herhangi bir balık yakalamak zor olacaktır.Without bait, it'll be hard to catch any fish.
Baloya kimi davet etmeyi planladığını bilmek istiyorum.I want to know who you plan to ask to the prom.
Tom baloya Mary'yi davet etmek istedi.Tom wanted to ask Mary to the prom.
Tom hafta sonlarında sık sık balığa gider.Tom often goes fishing on weekends.
Köpek balıklarına bak.Look at the sharks.
Balayı henüz bitmedi.The honeymoon's not over yet.
Yem olmadan balık yakalamak zor.It's hard to catch fish without bait.
Tom dışarıda balkonda.Tom is out on the balcony.
Büyük balık derinleri sever.The big fish loves the deep.
Bugün kahvaltı için biraz tütsülenmiş ringa balığı yedim.Today I had some kipper for breakfast.
Az önce yakaladığım o balıklar bu gece akşam yemeğimiz olacak.Those fish I just caught will be our dinner tonight.
Bu gece akşam yemeği için balık yiyeceğiz.We're going to have fish for dinner tonight.
Gerçekten Mary'yi baloya davet edecek misin?Are you really going to ask Mary to the prom?
Bu havuzda hiç balık yok.There aren't any fish in this pond.
Balık tutmak için genellikle nereye gidersin?Where do you usually go fishing?
Hiç mızrakla balık tutmaya gittin mi?Have you ever gone spear fishing?
Balık tutmaya gitmek ister misin?Do you want to go fishing?
Tom ve Mary balık tutmaya gitti.Tom and Mary went fishing.
Tom'un balık tutmaya gitmesine izin vermeliydim.I should've let Tom go fishing.
Hiç balık yakalamadım.I didn't catch any fish.
Bunlar balık değil.These aren't fish.
Balık tutmayı severim.I like to fish.
Tom balıklardan birini aldı.Tom took one of the fish.
Balkonu süpürüyorum.I'm sweeping the balcony.
Bunlar size bahsettiğim balıklar.These are the fish I was telling you about.
Balık yüzmek ister.Fish wants to swim.
Bal antibakteriyeldir ve asla çürümez.Honey is antibacterial and it never spoils.
Bu odanın bir balkonu var.This room has a balcony.
Bu odada bir balkon var.This room has a balcony.
Bu oda bir balkona sahip.This room has a balcony.
Tom balkona oturdu ve gazeteyi okudu.Tom sat on the balcony and read the newspaper.
Balerinler tayt, tütü etek ve bale ayakkabısı giyiyorlardı.The ballerinas wore tights, tutus and ballet slippers.
Bu küçük gölde elektrikli yılan balıkları vardır.There are electric eels in this small lake.
Balayınız nasıldı?How was your honeymoon?
Bizim evimiz güzel, mavi bir balon.Our house is a beautiful, blue balloon.
Tom böyle kötü bir havada balık tutmaya gitmemesi için balıkçıyı umutsuzca uyardı.Tom desperately warned the fisherman not to go fishing on such a bad weather.
Tom bir polisi pusuya düşürdü ve onu bir baltayla öldürdü.Tom ambushed a policeman and killed him with an ax.
Onlarla balık tutmaya gittim.I went fishing with them.
Onunla balık tutmaya gittim.I went fishing with him.
Bizi balık tutmaya götürdüğün için teşekkürler.Thanks for taking us fishing.
Onları balık tutmaya götürdüğün için teşekkürler.Thanks for taking them fishing.
Beni balık tutmaya götürdüğün için teşekkürler.Thanks for taking me fishing.
Onu balık tutmaya götürdüğün için teşekkürler.Thanks for taking him fishing.
Balığa gitmene izin vermeliydim.I should've let you go fishing.
Balığa gitmelerine izin vermeliydim.I should've let them go fishing.
Balığa gitmesine izin vermeliydim.I should've let him go fishing.
Onun balığa gitmesine izin vermeliydim.I should've let her go fishing.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bal ile cümle - Sayfa 18 - bal kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App