Ana içeriğe geç
Sözlük

bal ile cümle

bal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Çocukken balık yiyemezdim.As a child, I couldn't eat fish.
Çocuk iken balık yiyemezdim.As a child, I couldn't eat fish.
Seni baloya kim götürdü?Who took you to the prom?
Tom'dan başka herkes balık yedi.Everyone but Tom ate fish.
Tom ve Mary balonlarla spor salonunu dekore ettiler.Tom and Mary decorated the gym with balloons.
Balon patladı.The ballon burst.
Tom birinin balkonda durduğunu gördü.Tom saw someone standing on the balcony.
Tom bir sürü balık yakaladı.Tom caught a whole string of fish.
On üç yaşımdayken, babam bana kendi balıkçı teknemi satın aldı.When I was thirteen, my dad bought me my own fishing boat.
Biz gerçekten bir balıkçı teknesi satın almayı umut ediyorduk.We were really hoping to buy a fishing boat.
Baleye devam etmeliydim.I should have continued ballet.
Tom balo için bir limuzin kiraladı.Tom rented a limo for the prom.
Tom küçük bir balıkçı köyünde yaşıyor.Tom lives in a small fishing village.
Baleye gidiyoruz.We're going to the ballet.
Tom küçük bir balıkçı köyünde büyüdü.Tom grew up in a small fishing village.
Tom ılımlı içicidir ama babası bir balık gibi içer.Tom's a moderate drinker, but his father drinks like a fish.
Balık denizdedir.The fish are in the sea.
Tom bir balık tutma yolculuğuna gitti.Tom went on a fishing trip.
Tom ve Mary balaylarını Avustralya'da geçirdiler.Tom and Mary spent their honeymoon in Australia.
Tom balık gibi yüzer.Tom swims like a fish.
Tom balatayı sıyırmamaya çalışıyor.Tom is trying not to freak out.
Ağabeyim her hafta sonu balık tutmaya gider.My older brother goes fishing every weekend.
Abim her hafta sonu balık tutmaya gider.My older brother goes fishing every weekend.
Balayımızı yurtdışında geçirmeyi planlıyoruz.We plan to spend our honeymoon abroad.
Seninle balığa gitmek istemiyorum.I have no interest in going fishing with you.
Japon milleti ton balığı yemeyi sever.Japanese people like to eat tuna.
Ben her hafta balık tutmaya giderim.I go fishing every week.
Baloya kimi davet etmeyi planladığını bilmek istiyorum.I want to know who you plan to ask to the prom.
Tom baloya Mary'yi davet etmek istedi.Tom wanted to ask Mary to the prom.
Tom dışarıda balkonda.Tom is out on the balcony.
Gerçekten Mary'yi baloya davet edecek misin?Are you really going to ask Mary to the prom?
Balık tutmak için genellikle nereye gidersin?Where do you usually go fishing?
Hiç mızrakla balık tutmaya gittin mi?Have you ever gone spear fishing?
Balık tutmaya gitmek ister misin?Do you want to go fishing?
Tom ve Mary balık tutmaya gitti.Tom and Mary went fishing.
Tom'un balık tutmaya gitmesine izin vermeliydim.I should've let Tom go fishing.
Hiç balık yakalamadım.I didn't catch any fish.
Bunlar balık değil.These aren't fish.
Balık tutmayı severim.I like to fish.
Tom balıklardan birini aldı.Tom took one of the fish.
Balerinler tayt, tütü etek ve bale ayakkabısı giyiyorlardı.The ballerinas wore tights, tutus and ballet slippers.
Tom böyle kötü bir havada balık tutmaya gitmemesi için balıkçıyı umutsuzca uyardı.Tom desperately warned the fisherman not to go fishing on such a bad weather.
Tom balık tutmak için dışarı çıktı.Tom went out fishing.
Balinalar hakkında bir şey biliyor musun?Do you know anything about whales?
Katil balinalar güzel ama tehlikelidirler.Killer whales are beautiful but dangerous.
Neden bu havuzda hiç balık yok.Why aren't there any fish in this pond?
Mavi balina bütün zamanların en büyük hayvanıdır.The blue whale is the largest animal of all time.
Dün, çayıma bal koydum.Yesterday, I put honey in my tea.
Tütsülenmiş ringa balığına isli ringa balığı denir.Smoked herring is called buckling.
Hayatım süt ve bal değildir.My life is not milk and honey.
Kanada'da her şey süt ve bal değildir.All is not milk and honey in Canada.
Turna balıkları yenilebilir mi?Are pike edible?
Mavi balina en büyük deniz memelisi olup, dünyadaki de en büyük memelidir.The blue whale is the largest marine mammal, and the largest mammal on earth.
Bazı çocukların balonları vardı.Some kids had balloons.
Tom'un balıkçılık lisansı yok.Tom doesn't have a fishing license.
Bal tatlıdır ama arı sokar.Honey is sweet, but the bee stings.
Balık fazla pişirilirse kuru ve tatsız olabilir.Fish can be dry and tasteless if it's overcooked.
Çok pişmiş balık kuru ve tatsız olabilir.Overcooked fish can be dry and tasteless.
Balkona çıkalım.Let's go out on the balcony.
Kendi balıkçılık ekipmanını getir.Bring your own fishing equipment.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod