O, balayını Maldivler'de geçirdi.He spent his honeymoon in the Maldives.
Sen bize balık sat.You sell us fish.
Dün balık yedim.I ate fish yesterday.
Balkonda ne yapıyorsun?What are you doing on the balcony?
O ne tür bir balık?What kind of fish is that?
Balık dükkanını önünde vızıldayan bir sinek var.There is a fly buzzing in front of the fish shop.
Balıkları kaç kez beslersin?How many times do you feed the fish?
Tom ve Mary'nin balayları için nereye gittiklerine inanmayacaksın.You won't believe where Tom and Mary went for their honeymoon.
Balıkçılar avlarının resimlerini çektiler.The fishermen took photos of their catch.
Çocuk, büyük bir balık yakaladı.The boy caught a large fish.
Balık tutmak eğlencelidir.Fishing is fun.
Yarın balığa gitmek istiyor musun?Do you want to go fishing tomorrow?
Lütfen bana benimle birlikte baloya gitme iyiliği yapar mısın?Would you please do me the favor of going to the prom with me?
Tom balo için onun sevgilisi olmanı istiyor.Tom wants you to be his date for the prom.
Gelecek hafta sonu bizimle balık tutmaya gidebilip gidemeyeceğini bilmek istiyorum.I want to know if you can go fishing with us next weekend.
Biz yemeği sevdik, özellikle balığı.We liked the food, especially the fish.
Et veya balık?Meat or fish?
Parmağımı bala daldırdım.I dipped my finger into the honey.
O bir balıkçı.He is a fishmonger.
Balıkçılık yapıyor.He is a fishmonger.
Dün gece akşam yemeği için balık yedik.We had fish for supper last night.
Bu balığın kılçığı çok.This fish has a lot of bones.
Bu çok kılçıklı bir balık.This fish has a lot of bones.
Tom şimdi balık tutuyor.Tom is fishing now.
Bu restorana balık için geldim.I came to this restaurant for the fish.
Thomas balık yemez.Thomas does not eat fish.
Balık avına gitmeliydim.I should've gone fishing.
Köpek balıkları yüzgeçleri için öldürülür.Sharks are killed for their fins.
Köpek balığı süzgeci çorbası Çin'de çok popülerdir.Shark fin soup is very popular in China.
Köpek balığı süzgeci çorbası Çin'de çok yaygındır.Shark fin soup is very popular in China.
Köpek balığı çorbası genellikle Çin'de evlenme törenlerinde ve ziyafetlerde servis edilir.Shark fin soup is commonly served at Chinese weddings and banquets.
Birçok köpek balığı türü yok olma ile tehdit ediliyor.Many shark species are threatened with extinction.
Bu bir balıktır.This is a fish.
Izgarada pişmiş balığı severim.I like fish cooked on the grill.
Akvaryumumda beş tane balık var.There are five fish in my aquarium.
GloFish genetik olarak değiştirilmiş akvaryum balığıdır.GloFish are genetically modified aquarium fish.
Bal gökten damlamaz.Honey doesn't drip from the sky.
Balığı etten daha çok severim.I like fish better than meat.
Balkabağı oyma partisi yaptık.We had a pumpkin-carving party.
Baloya kiminle gidiyorsun?Who are you going to the prom with?
O bir balık tarttı.She scaled a fish.
Balayımız için Avusturya'ya gitmek istiyoruz.We want to go to Austria for our honeymoon.
Balayımız için Fransa'ya gitmek istiyoruz.We want to go to France for our honeymoon.
Balayımız için İtalya'ya gitmek istiyoruz.We want to go to Italy for our honeymoon.
Tom'un Mary'yi baloya çağıracağından neredeyse eminim.I'm almost certain that Tom will ask Mary to the prom.
Lütfen balığı tart.Please scale the fish.
Sen balla sirkeyle yakaladığından daha fazla sinekler yakalarsın.You catch more flies with honey than with vinegar.
Borudan yeşil balçık sızdı.Green slime oozed out the pipe.
Bize balık tutma gezinden bahset.Tell us about your fishing trip.
Benim bir balığa ihtiyacım var.I need a fish.
Birlikte baloya gideceğiz.We'll go to the prom together.
Sen bile balıktan hoşlanmıyorsun.You don't even like fish.
Balığı bile sevmiyorsun.You don't even like fish.
Nicki, sen bile balıktan hoşlanmıyorsun!Nicki, you don't even like fish!
Tom kız arkadaşı ile Bali'de bir hafta geçirdi.Tom spent a week in Bali with his girlfriend.
Tom tanktaki balığa bakıyor.Tom is looking at the fish in the tank.
Balık kavağa çıkınca!When pigs fly!
Balatayı mı sıyırıyorsun?Are you freaking out?
Şeker tatlandırıcı olarak balın yerini aldı.Sugar replaced honey as a sweetener.
Balığı çiğ yeriz.We eat fish raw.