Ana içeriğe geç
Sözlük

bal ile cümle

bal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tahtayı baltayla kes.Cut up the wood with an ax.
Balık avlamak için göllere gidiyor musun?Do you go fishing on the lakes?
Balinalar balık değildir. Onlar memelilerdir.Whales are not fish. They are mammals.
O ne tür bir balık?What kind of fish is that?
Balıkları kaç kez beslersin?How many times do you feed the fish?
Tom ve Mary'nin balayları için nereye gittiklerine inanmayacaksın.You won't believe where Tom and Mary went for their honeymoon.
Daha gençken buzda balık tutmaya giderdim.I used to go ice fishing when I was younger.
Balık tutma konusunda ilk şeyi bilmiyorum.I don't know the first thing about fishing.
Tom, Mary ve John için ton balıklı sandviçler hazırladı.Tom made tuna fish sandwiches for Mary and John.
Tom mutfak bankosuna oturdu ve ton balıklı bir sandviç yedi.Tom sat down at the counter and ate a tuna fish sandwich.
Hiç kimse balık tutmaya gidemeyeceğini söylemiyor.Nobody says you can't go fishing.
Hiç kimse balık tutmaya gidemediğini söylemedi.Nobody said you couldn't go fishing.
Boston yakınında sık sık gittiğim bir balıkçı kulübesi var.There's a fishing lodge near Boston that I often go to.
Tom çok küçük bir gölette sadece büyük balık.Tom is just a large fish in a very small pond.
Tom beni balık tutmaya götürmeye söz verdi.Tom promised to take me fishing.
Rıhtıma bağlanmış birkaç balıkçı teknesi var.There are a number of fishing boats tied up at the dock.
Tom balıkların kafasını kesiyor.Tom is chopping heads off fish.
Tom'un neden bizimle balık avlamaktan hoşlanmıyor gibi görünmediğini merak ettim.I wondered why Tom didn't seem to enjoy fishing with us.
Tom Mary'ye bir balığı nasıl temizleyeceğini gösterdi.Tom showed Mary how to gut a fish.
Tom balığın kancasını çıkardı ve onu suya geri bıraktı.Tom unhooked the fish and released it back into the water.
Tom oltasını fırlattı ve balıkların ısırmasını bekledi.Tom threw his line in and waited for the fish to bite.
Tom küçük bir balıkçı köyünde yaşadı.Tom lived in a small fishing village.
Tom ve ben balıkçılık arkadaşlarıyız.Tom and I are fishing buddies.
Ruhsatsız balık avlamaktan ceza yedim.I was fined for fishing without a license.
Dün babam üç tane balık yakaladı.Yesterday my father caught three fish.
Balayımızı yurt dışında geçirmeyi planlıyoruz.We're planning to spend our honeymoon abroad.
Balık lezzetliydi.The fish was delicious.
Balığı o tabak üzerinde servis edin.Serve the fish on that platter.
Tom balık tatmaya gidiyor.Tom is going fishing.
Gölette sazan balıkları var.There are carp in the pond.
O bir balerin olmayı hayal etti.She dreamed of becoming a ballerina.
Hem et hem de balıktan oluşan bir öğün yedik.We ate surf 'n' turf.
Akvaryumda bir hayli nadir balık var.There are many rare fish at the aquarium.
İtfaiyeciler bir balta ile kapıyı yıktı.The firemen broke down the door with an ax.
Onlar bu gece Amerikan Büyükelçiliğinde büyük bir balo veriyorlar.They're giving a big ball at the American Embassy tonight.
Biz balayımızda orada kaldık.We stayed there on our honeymoon.
Köpek balıkları yüzgeçleri için öldürülür.Sharks are killed for their fins.
Köpek balığı süzgeci çorbası Çin'de çok popülerdir.Shark fin soup is very popular in China.
Köpek balığı süzgeci çorbası Çin'de çok yaygındır.Shark fin soup is very popular in China.
Köpek balığı çorbası genellikle Çin'de evlenme törenlerinde ve ziyafetlerde servis edilir.Shark fin soup is commonly served at Chinese weddings and banquets.
Birçok köpek balığı türü yok olma ile tehdit ediliyor.Many shark species are threatened with extinction.
Bu balığı yemiyorum.I'm not eating this fish.
Balık yiyeceğim.I'll eat fish.
Balık ister misin?Do you want fish?
Kırmızı balonu istiyorum.I want the red balloon.
Tom her zaman övgü için balık tutuyor.Tom is always fishing for compliments.
Balı severim.I love honey.
Ağlar balıkla yüklüydü.The nets were loaded with fish.
Ağlar balıkla doluydu.The nets were loaded with fish.
O, balığa gidiyor.He's going fishing.
Balık avlamaya gidiyor.She's going fishing.
Balkabağı oyma partisi yaptık.We had a pumpkin-carving party.
Balık tutar mısın?Do you fish?
Seni baloya kim götürdü?Who took you to the prom?
Balon patladı.The ballon burst.
Balık yer misin?Do you eat fish?
Borudan sızan yeşil balçık vardı.There was green slime oozing out of the pipe.
Bize balık tutma gezinden bahset.Tell us about your fishing trip.
Deniz köpek balıklarıyla istila edilmiş.The sea is infested with sharks.
Benim bir balığa ihtiyacım var.I need a fish.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod