balçık ile cümle
balçık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin, Beni yine toprağa mı döndüreceksin?기억하옵소서 주께서 내 몸 지으시기를 흙을 뭉치듯 하셨거늘 다시 나를 티끌로 돌려 보내려 하시나이까
Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin, Beni yine toprağa mı döndüreceksin?Kom i Hu, at du dannede mig som Ler, og til Støv vil du atter gøre mig!
Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin, Beni yine toprağa mı döndüreceksin?Kom i hu at du har dannet mig som leret, og nu lar du mig atter vende tilbake til støvet!
Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin, Beni yine toprağa mı döndüreceksin?Lembra-te, pois, de que do barro me formaste; e queres fazer-me tornar ao pó?
Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin, Beni yine toprağa mı döndüreceksin?Muista, että sinä olet muovaillut minut niinkuin saven, ja nyt muutat minut tomuksi jälleen.
Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin, Beni yine toprağa mı döndüreceksin?Pamätaj, prosím, že si ma učinil ako blato a že ma zase navrátiš do prachu!
Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin, Beni yine toprağa mı döndüreceksin?Pamětliv buď, prosím, že jsi mne jako hlinu učinil, a že v prach zase obrátíš mne.
Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin, Beni yine toprağa mı döndüreceksin?Pomnij proszę, żeś mię jako glinę ulepił, a w proch mię zaś obrócisz.
Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin, Beni yine toprağa mı döndüreceksin?Ricordati che come argilla mi hai plasmato e in polvere mi farai tornare
Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin, Beni yine toprağa mı döndüreceksin?Souviens-toi que tu m`as façonné comme de l`argile; Voudrais-tu de nouveau me réduire en poussière?
Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin, Beni yine toprağa mı döndüreceksin?Spomni se vendar, da si me kakor glino napravil, in hočeš me zopet vrniti v prah?
Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin, Beni yine toprağa mı döndüreceksin?Tänk på huru du formade mig såsom lera; och nu låter du mig åter varda till stoft!
Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin, Beni yine toprağa mı döndüreceksin?Xin Chúa nhớ rằng Chúa đã nắn hình tôi như đồ gốm; Mà Chúa lại lại muốn khiến tôi trở vào tro bụi sao?
Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin, Beni yine toprağa mı döndüreceksin?Xin_Chúa nhớ rằng Chúa đã nắn hình tôi như đồ gốm ; Mà_Chúa lại lại muốn khiến tôi trở vào tro bụi sao ?
Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin, Beni yine toprağa mı döndüreceksin?Ενθυμηθητι, δεομαι, οτι ως πηλον με εκαμες και εις χωμα θελεις με επιστρεψει.
Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin, Beni yine toprağa mı döndüreceksin?Вспомни, что Ты, как глину, обделал меня, и в прах обращаешь меня?
Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin, Beni yine toprağa mı döndüreceksin?Помни, моля, че като глина си ме създал; И в пръст ли ще ме възвърнеш?
Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin, Beni yine toprağa mı döndüreceksin?זכר נא כי כחמר עשיתני ואל עפר תשיבני׃
Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin, Beni yine toprağa mı döndüreceksin?اذكر انك جبلتني كالطين. أفتعيدني الى التراب.
Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin, Beni yine toprağa mı döndüreceksin?求 你 記 念 、 製 造 我 如 摶 泥 一 般 . 你 還 要 使 我 歸 於 麈 土 麼
Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin, Beni yine toprağa mı döndüreceksin?求 你 記念 、 製造 我 如 摶泥 一般 . 你 還要 使 我歸於麈 土麼
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.Aby się odmieniała jako glina, do której pieczęć przykładają, a oni aby się stali jako szatą nakryci.
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.A terra se transforma como o barro sob o selo; e todas as coisas se assinalam como as cores dum vestido.
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.Då ändrar den form såsom leran under signetet, och tingen stå fram såsom klädda i skrud;
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.Ella se transforma cual la arcilla en el molde, y se presenta como una vestidura
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.Hogy átváltozzék mint a megpecsételt agyag, és elõálljon, mint egy ruhában.
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.Jorden tar da form likesom ler under seglet, og tingene treder frem som et klædebon,
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.Kakor pečatna glina se premenjuje zemlja in vse na njej se kaže kakor v oblačilu;
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.땅이 변화하여 진흙에 인친 것 같고 만물이 옷 같이 나타나되
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.Nech sa prevracia a mení tvar ako pečatná hmota, a iné veci nech sa postavia ako rúcho!
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.så den dannedes til som Ler under Segl, fik Farve, som var den en Klædning?
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.Sie wandelt sich wie Ton unter dem Siegel, und alles steht da wie im Kleide.
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.Silloin se muuttuu niinkuin savi sinetin alla, ja kaikki tulee kuin vaatetettuna esille;
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.Si trasforma come creta da sigillo e si colora come un vestito
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.Tak aby proměnu přijímala jako vosk pečetní, oni pak aby nedlouho stáli jako roucho,
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.Trái đất biến hình như đất sét dưới dấu ấn, Và mọi vật hiện ra trau giồi như bằng áo.
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.Trái_đất biến_hình như đất_sét dưới dấu_ấn , Và mọi vật hiện ra trau_giồi như bằng áo .
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.Αυτη μεταμορφουται ως πηλος σφραγιζομενος και τα παντα παρουσιαζονται ως στολη.
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.Та да се преобразува тя, както глина под печат, И всичко да изпъква като че ли в облекло,
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.чтобы земля изменилась, как глина под печатью, и стала, как разноцветная одежда,
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.תתהפך כחמר חותם ויתיצבו כמו לבוש׃
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.تتحول كطين الخاتم وتقف كانها لابسة.
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.因 這 光 地 面 改 變 如 泥 上 印 印 . 萬 物 出 現 如 衣 服 一 樣
Mühür basılan balçık gibi biçim değiştirir yeryüzü, Giysi kıvrımları gibi göze çarpar.因 這光 地面 改變 如 泥上印印.萬物 出現 如 衣服 一 樣
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.(39:3) извлек меня из страшного рва, из тинистого болота, и поставил на камне ноги мои и утвердил стопы мои;
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.Hartaasti minä odotin Herraa, ja hän kumartui minun puoleeni ja kuuli minun huutoni.
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.Ho sperato: ho sperato nel Signore ed egli su di me si è chinato, ha dato ascolto al mio grido
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.In me je potegnil iz jame pogube, iz kaluže, in je postavil noge moje na skalo, utrdil korake moje.
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.Jeg bidde på Herren; da bøide han sig til mig og hørte mitt rop.
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.나를 기가 막힐 웅덩이와 수렁에서 끌어 올리시고 내 발을 반석 위에 두사 내 걸음을 견고케 하셨도다
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.M'a scos din groapa pieirii, din fundul mocirlei; mi -a pus picioarele pe stîncă, şi mi -a întărit paşii.
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.Met verlangen keek ik uit naar de HERE; toen boog Hij Zich tot mij over en hoorde mijn roepen om hulp.
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.Stadigt förbidade jag HERREN, och han böjde sig till mig och hörde mitt rop.
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.Túžobne som očakával na Hospodina, a naklonil sa ku mne a počul moje volanie o pomoc.
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.Várván vártam az Urat, és hozzám hajolt, és meghallgatta kiáltásomat.
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.Žádostivě očekával jsem na Hospodina, i naklonil se ke mně, a vyslyšel mé volání.
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.Z żądością oczekiwałem Pana; a skłonił się ku mnie, i wysłuchał wołanie moje;
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.И изведе ме из гибелната яма, из тинята и калта И постави на скала нозете ми, та утвърди стъпките ми;
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.ויעלני מבור שאון מטיט היון ויקם על סלע רגלי כונן אשרי׃
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.واصعدني من جب الهلاك من طين الحمأة واقام على صخرة رجليّ. ثبت خطواتي