balçık ile cümle
balçık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Genellikle silttaşı, siltli torf veya balçıktan oluşurlar.They are usually composed of siltstone, silty peat or loam.
Filozof Anaksagoras da yaşamın karasal bir balçıktan ortaya çıktığına inanıyordu.The philosopher Anaxagoras, too, believed that life emerged from a terrestrial slime.
Kendisine dağın etrafını çeviren balçıktan dolayı ulaşılamaz.Er kommt nur bis in die (unter)montane Höhenstufe vor.
Yeryüzünü de Kingu'nun kanıyla yoğurup elde ettiği balçıktan ilk insanı meydana getirmiş.Daraufhin formte er aus dem Staub der Erde den Mann und machte die Frau aus einem Yucca-Baum (Palmlilie).
Río de la Plata'nın Buenos Aires'te bulunan kısmı yoğun balçıkla kaplıdır.Das Wasser des Río de la Plata ist in Buenos Aires durch den hohen Eintrag von lehmigem Schlamm trüb.
"Biz insanı pişmiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık."Puis nous avons revêtu les os de chair, produisant ainsi une autre création ».
Balçık sözcüğü ile yaklaşık aynı anlamlar taşır.Par contre, elles connaissent à peu près la même prise de poids.
Balçıktan insanı yaratan odur.Tupâ había creado al mbyju'i (golondrina).
Adının anlamı "balçık"tan gelir.Su nombre quizás provenga de "socavón".
Río de la Plata'nın Buenos Aires'te bulunan kısmı yoğun balçıkla kaplıdır.Por José Miguel de la Barra hay numerosos cafés, dentro de un entorno netamente europeo.
"Biz insanı pişmiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık."При нажиме на один конец рычага другой (с прикреплённым тлеющим фитилем) касался затравки и воспламенял её.
Doktor, bir damla balçık bulur.بركة يقابل بركة خمبلة .
Balçıktan insanı yaratan odur.فالإنسان من خلق الله.
Balçık, önemli bir yaz turizmi merkezidir.É uma importante estância turística de verão.
Yeryüzünü de Kingu'nun kanıyla yoğurup elde ettiği balçıktan ilk insanı meydana getirmiş.Vervolgens wordt de aarde geschapen, waarna de sterren worden gecreëerd.
Çünkü ağaç ve balçık yaygın olarak kullanılan malzemelerdi.Hout en holle boomstam was vroeger ook een veel gebruikt materiaal.
Balçık kadısı iken akli dengesini yitirmiş ve 1591'de vefat etmiştir.Lodewijck Blommaert hertrouwde daar, maar stierf in 1591.
Sabaha karşı şehrin üzerine balçıktan pişirilmiş, kat kat taşlar yağdırılır.De volgende ochtend komt Hans in een tuin vol doornen en struikgewas.
Balçıktan insanı yaratan odur.To on stworzył Robo-Małpy (gdy był jeszcze człowiekiem).
Yeryüzünü de Kingu'nun kanıyla yoğurup elde ettiği balçıktan ilk insanı meydana getirmiş.Vid den första skapades de människor som fanns på Jorden före Adam, föradamiterna.
Kumlu, balçıklı toprakları sever.Skogsmark, gärna fuktig.
Adem sözcüğü ise yeri ve toprağı içerir (Adama: Balçık, çamur demektir).Земля, як правило, належить роду (уду) або лініджу (керого).
Büyük salonun döşemeleri altın tuğlalarla (pişmiş çamur balçık) kaplandı.В них сіль виварювали у великих сковородах (чренах).
Adem sözcüğü ise yeri ve toprağı içerir (Adama: Balçık, çamur demektir).Výraz světský (též profánní) označuje něco pozemského (v protikladu k posvátnému, sakrálnímu, církevnímu).
Dibi balçık olan gölde yüzmek tehlikelidir.Jezírkem protéká potok Blatná.
Alak sözü batak, balçık demektir. Toprak yaşamı simgeler. Moğolcada Alah öldürmek [3] demektir.Je spojen se slovesem dostat.
Balçık, önemli bir yaz turizmi merkezidir.Orașul este un important magnet turistic în timpul verii.
Türkler ise daha çok, balçık üzerinde durmuşlardı.În realitate, turcii erau departe.
Çünkü ağaç ve balçık yaygın olarak kullanılan malzemelerdi.Leveitä vöitä ja huiveja käytettiin usein koristeina.
Çünkü ağaç ve balçık yaygın olarak kullanılan malzemelerdi.Θόλοι και στοές είχαν εκτεταμένη χρήση.
Türkler ise daha çok, balçık üzerinde durmuşlardı.Nederlænderne blev nu mere til sinds at stå på deres egne ben.
Kumlu, balçıklı toprakları sever.Mørkt stof elsker mørkt stof.
Milyonlarca yıl boyunca rüzgarın Gobi Çölü'nden getirmiş olduğu alüvyonlar yumuşak lös balçıklar oluşturmuştu.Den bløde lössmasse var skabt gennem millioner af års storme, som havde ført ler ud fra Gobi ørkenen.
Çünkü ağaç ve balçık yaygın olarak kullanılan malzemelerdi.Redskaper og boller gjort av trevarer var vanlige.
Río de la Plata'nın Buenos Aires'te bulunan kısmı yoğun balçıkla kaplıdır.Vannet i Río de la Plata i Buenos Aires er svært slamfylt, og elvebunnen er for det meste svært grunn.
Balçık, önemli bir yaz turizmi merkezidir.I dag er Herføl et sommer- og turistsenter.
"Biz insanı pişmiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık."また同地で大石組を旗揚げし確固たる地盤を築いた。
Yeryüzünü de Kingu'nun kanıyla yoğurup elde ettiği balçıktan ilk insanı meydana getirmiş.地が平地のものと綾地のものがあり、前者が年代的には古い。
Adem sözcüğü ise yeri ve toprağı içerir (Adama: Balçık, çamur demektir).その内の1つに「図と地の分化(分離)」というものがある。
Kendisine dağın etrafını çeviren balçıktan dolayı ulaşılamaz.山上の垂訓が行われたとされる場所はよくわかっていない。
Sabaha karşı şehrin üzerine balçıktan pişirilmiş, kat kat taşlar yağdırılır.餅を薄く切断したものを天日で乾燥させ、焼いたもの。
Balçıktan insanı yaratan odur.》的創作人。
"Biz insanı pişmiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık."俺答薄京師,國忠趨入衞,壁沙河北。
Sabaha karşı şehrin üzerine balçıktan pişirilmiş, kat kat taşlar yağdırılır.時先朝宿將已盡,洪後起,以敢戰著名。
Yeryüzünü de Kingu'nun kanıyla yoğurup elde ettiği balçıktan ilk insanı meydana getirmiş.星空綾子:大地真央 由原著裡的宗教狂老處女變成了前明星。
"Biz insanı pişmiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık."만년에는 단강(丹江) 근처에 영귀정(詠歸亭)을 짓고 시사(詩詞)로 소일(消日)하였다.
Sabaha karşı şehrin üzerine balçıktan pişirilmiş, kat kat taşlar yağdırılır.주형석도는 등이 곧고 날이 외만한 형태로 단주형(短舟形)과 장주형(長舟形)으로 다시 구분된다.
"Biz insanı pişmiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık."(וְ)חָנֵּנוּ מֵאִתָּךְ (יש מנקדים מֵאִתְּךָ) דֵּעָה בִינָה וְהַשְכֵּל.
Adem sözcüğü ise yeri ve toprağı içerir (Adama: Balçık, çamur demektir.)Имението е недвижим имот – земя и постройки (с инвентар).
Yaşlıların söylediğine göre eski adı Goblar, balçık demektir.Според легенди, старото име на Подмочани е Дъбовяни.
Balçıknve Primorsko yakınlarında daha küçük havaalanları bulunmaktadır.По-малки летища съществуват край Балчик и край Приморско.
Bazı insanlar Varna'da olduğunu düşünüyor ama aslında Balçık kasabasında bulunuyor.Някои смятат, че е във Варна, но всъщност се намира в град Балчик .
Balçık'ta Sivastopol (Bulgarca: ул.Има дори улици с име Севастопол (ул.
Dibi balçık olan gölde yüzmek tehlikelidir.U riječna jezera spada Plivsko jezero.
Doktor, bir damla balçık bulur.Prvý nájde Naruta Iruka.
Balçık sözcüğü ile yaklaşık aynı anlamlar taşır.Viena vertus, tam pačiam ženklui suteikta daugiau artimų reikšmių.
"Ademi balçıktan yapmayı bitirdiğimde, ve ona ruhumdan üflediğimde, onun önünde secdeye varınız.""Cuando termine de formar a Adán con arcilla, e insufle en él mi espíritu, entonces póstrense ante él".
"Ademi balçıktan yapmayı bitirdiğimde, ve ona ruhumdan üflediğimde, onun önünde secdeye varınız.""Když jsem dokončil Adama z hlíny a vdechl mu svou duši tak jsem před ním padnul na tvář."
"Ademi balçıktan yapmayı bitirdiğimde, ve ona ruhumdan üflediğimde, onun önünde secdeye varınız.""Kiedy skończę tworzenie Adama z gliny, i tchnę w niego mojego ducha, pokłońcie się przed nim."
"Ademi balçıktan yapmayı bitirdiğimde, ve ona ruhumdan üflediğimde, onun önünde secdeye varınız.""내가 진흙으로 아담의 형태를 만들고 나서 나의 영을 그에게 불어 넣으면, 그에게 엎드려 절하여라"