Fakat gerçek mum probleminde böyle bakmak istemezsiniz.Mas, para o problema da vela da vida real, o objetivo não é ver assim.
Fakat gerçek mum probleminde böyle bakmak istemezsiniz.Men i det rigtige lysproblem, vil man ikke kigge på dette.
Fakat gerçek mum probleminde böyle bakmak istemezsiniz.Mutta oikeassa kynttiläongelmassa tällainen putkinäkö ei toimi.
Fakat gerçek mum probleminde böyle bakmak istemezsiniz.Nhưng đối với câu đố về cây nến thực sự, bạn không muốn nhìn theo cách này.
Fakat gerçek mum probleminde böyle bakmak istemezsiniz.Respecto al verdadero problema de la vela, usted no quiere verlo así.
Fakat gerçek mum probleminde böyle bakmak istemezsiniz.Tapi untuk teka-teki lilin yang asli, anda tak ingin melihatnya begini.
Fakat gerçek mum probleminde böyle bakmak istemezsiniz.Όμως στο αυθεντικό πρόβλημα του κεριού, δεν θέλουμε να κοιτάμε έτσι.
Fakat gerçek mum probleminde böyle bakmak istemezsiniz.Але для справжньої "загадки зі свічкою" не можна застосовувати таку схему.
Fakat gerçek mum probleminde böyle bakmak istemezsiniz.Но за истинската задача със свещта не бихте искали да гледате по този начин.
Fakat gerçek mum probleminde böyle bakmak istemezsiniz.Но решению настоящей "загадки свечи" такой взгляд не способствует.
Fakat gerçek mum probleminde böyle bakmak istemezsiniz.אבל עבור בעיית הנר האמיתית, לא רוצים לחפש בדרך הזאת.
Fakat gerçek mum probleminde böyle bakmak istemezsiniz.لكن في حالة لغز الشمعة الحقيقي، فأنتم لا تريدون أن تبدوا هكذا.
Fakat gerçek mum probleminde böyle bakmak istemezsiniz.そのような見方をしているわけにはいきません 答えが目の前に転がってはいないからです
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Ale až dosud jsme jim nemohli nabídnout vše, co chtěli vidět.
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Até agora, nem sempre conseguimos dar aos utilizadores o que procuravam
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Až doteraz sme však používateľom nemohli vždy dať to, čo hľadali.
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Dar, până acum, nu reușeam întotdeauna să le oferim utilizatorilor ceea ce căutau.
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Do tej pory nie zawsze udawało się nam pokazać to, co użytkownicy chcieli widzieć.
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Jusqu'à présent, nous n'avons pas toujours pu satisfaire toutes les demandes.
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Ma finora non eravamo riusciti sempre a fornire agli utenti quello che cercavano.
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Men før nu har vi ikke altid været i stand til at give brugerne det, de kigger efter.
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Men i vissa fall kunde vi inte ge användarna det de ville ha - förrän nu.
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Nhưng cho tới giờ, không phải lúc nào chúng tôi cũng có thể đem đến cho người dùng những gì họ đang tìm kiếm
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Tähän asti emme kuitenkaan ole aina voineet näyttää käyttäjille etsittyjä tuloksia.
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Toda do zdaj jim nismo mogli vedno priskrbeti, kar so iskali.
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Ωστόσο, ως τώρα, δεν ήμασταν σε θέση να προσφέρουμε πάντα στους χρήστες αυτό που αναζητούσαν.
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Но досега не винаги успявахме да им покажем това, което искат да видят.
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Но до сих пор мы не могли дать им всё, что они хотели увидеть.
Farklı açılardan bakmak faydalı olur.Da se ne ponavljamo preveč.
Farklı açılardan bakmak faydalı olur.Det er altid godt at prøve mange forskellige eksempler.
Farklı açılardan bakmak faydalı olur.Dobrze nie rysować go zawsze tak samo
Farklı açılardan bakmak faydalı olur.항상 우리는 다른 풀이방식에 적응하는 것이 중요하니까요
Farklı açılardan bakmak faydalı olur.Добре е да се ориентираме по различни начини всеки път.
Farklı açılardan bakmak faydalı olur.זה טוב שנצטרך לגוון, בדרכים שונות כל פעם.
Farklı açılardan bakmak faydalı olur.من الجيد ان نتعرف على طرق جديدة في كل مرة
"feminist" kelimesinin anlamına bakmaktı.사전에서 '페미니스트'를 찾아봐야지 하면서요.
"feminist" kelimesinin anlamına bakmaktı.أن أبحث عن معني كلمة "نسوية" في المعجم
"feminist" kelimesinin anlamına bakmaktı.話を数年後に早送りします 私は小説を書きました
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.A Fáraó meghallotta ezt és meg akarta kóstolni.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.De Farao kreeg dit door en wilde het proeven.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Der Pharao erfuhr also davon und wollte es probieren.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.El Faraón se enteró y quiso probarlo.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Faarao sai vihiä siitä ja halusi maistaa sitä.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Faraon fick nys om det och ville smaka.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Faraon se o tom dozvěděl a chtěl to vyzkoušet.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Faraonul a prins de veste, și a vrut să-l încerce.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Faraon zwietrzył sprawę i chciał spróbować.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Firaun mendengar hal ini dan ingin merasakannya.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Il Faraone se ne accorse e desiderò provarlo.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.파라오가 소문을 듣고는 맛보기를 원합니다.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Le pharaon en a entendu parlé et a voulu goûter.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.O Faraó soube disto e quis provar.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Ο Φαραώ το ανακάλυψε και θέλησε να το δοκιμάσει.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Фараон пронюхал об этом и захотел попробовать.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Фараонът дочул и поискал да го пробва.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.פרעה שמע על כך ורצה לטעום.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.حصل فرعون علي ذلك واراد تذوقه
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.秋だけではなく 年中食べたがった
Fırtınalar gibi, uzaydan gördüğünüz olaylara yukarıdan bakmak muhteşem...Les évènements que vous voyez depuis l'espace, comme survoler les orages,
Fırtınalar gibi, uzaydan gördüğünüz olaylara yukarıdan bakmak muhteşem...Pohled na Zemi z výšky, například když letíte nad probíhající bouří, je nepopsatelný.