Devrilir Weatherstaff narbülbülü, ileri Küçük kafasını ona bakmak için bir tarafta.Weatherstaff er Rødhalsen, vippe frem til at se på hende med sit lille hoved på den ene side.
Devrilir Weatherstaff narbülbülü, ileri Küçük kafasını ona bakmak için bir tarafta.Weatherstaff itu robin redbreast, miring ke depan untuk melihat dengan kepala kecilnya di satu sisi.
Devrilir Weatherstaff narbülbülü, ileri Küçük kafasını ona bakmak için bir tarafta.Weatherstaff je robin redbreast, nagibanje naprej, da pogled na njo s svojo majhno glavo na eni strani.
Devrilir Weatherstaff narbülbülü, ileri Küçük kafasını ona bakmak için bir tarafta.틸팅 Weatherstaff의 로빈 가슴이 붉은 새, 앞으로 그의 작은 머리로 그녀를보고
Devrilir Weatherstaff narbülbülü, ileri Küçük kafasını ona bakmak için bir tarafta.Weatherstaff Robin raszka, przechylając do przodu, aby patrzeć na nią ze swoją małą głowę po jednej stronie.
Devrilir Weatherstaff narbülbülü, ileri Küçük kafasını ona bakmak için bir tarafta.Weatherstaff Robin redbreast, kallistus eteenpäin katsomaan häntä hänen pieni pää toisella puolella.
Devrilir Weatherstaff narbülbülü, ileri Küçük kafasını ona bakmak için bir tarafta.Weatherstaff robin redbreast, nghiêng về phía trước để nhìn cô với cái đầu nhỏ của mình ở một bên.
Devrilir Weatherstaff narbülbülü, ileri Küçük kafasını ona bakmak için bir tarafta.Weatherstaff ROBIN redbreast, sklopná dopředu, aby se na ni s jeho malou hlavou na jedné straně.
Devrilir Weatherstaff narbülbülü, ileri Küçük kafasını ona bakmak için bir tarafta.Weatherstaff ROBIN redbreast, sklopné dopredu, aby sa na ňu s jeho malou hlavou na jednej strane.
Devrilir Weatherstaff narbülbülü, ileri Küçük kafasını ona bakmak için bir tarafta.Weatherstaffs roodborstje, kantelen om te kijken naar haar met zijn kleine kop aan een kant.
Devrilir Weatherstaff narbülbülü, ileri Küçük kafasını ona bakmak için bir tarafta.Weatherstaff Робин червеношийка, накланя напред, за да я погледне с малки главата му от едната страна.
Devrilir Weatherstaff narbülbülü, ileri Küçük kafasını ona bakmak için bir tarafta.Weatherstaff це вільшанка, нахил вперед, дивитися на неї зі своєю маленькою головою з одного боку.
Devrilir Weatherstaff narbülbülü, ileri Küçük kafasını ona bakmak için bir tarafta.Weatherstaff это малиновка, наклон вперед, смотреть на нее со своей маленькой головой с одной стороны.
Devrilir Weatherstaff narbülbülü, ileri Küçük kafasını ona bakmak için bir tarafta.Weatherstaff روبن أبو الحناء ، يميل إلى الأمام للنظر في وجهها برأسه الصغيرة
Devrilir Weatherstaff narbülbülü, ileri Küçük kafasını ona bakmak için bir tarafta.רובין Weatherstaff של אדום החזה, מטה קדימה להסתכל עליה עם הראש הקטן שלו
Devrilir Weatherstaff narbülbülü, ileri Küçük kafasını ona bakmak için bir tarafta.片側。 "!ああ"彼女は叫んだ、"それはあなたです - され、それは
Diğer bir kısmı da, şiddetin diğer kaynaklarına bakmak.Esa no fue la pregunta. OBAMA: Ok
Diğer bir kısmı da, şiddetin diğer kaynaklarına bakmak.Waffen Verbot wieder eingeführt. Aber Teil davon sucht auch bei anderen Quellen der Gewalt.
Diğerinin ne yaptığına bakmaksızın ikisi için de iyi olan seçenek, itiraf etmektir.بغض النظر عن ما يختار الطرف الآخر، وبافتراض أن كلا المتهمين قد
Diger yolu ise zaman trendlerine bakmak.Cara lain untuk melihatnya adalah melihat pada kecenderungan terhadap waktu.
Diger yolu ise zaman trendlerine bakmak.Ďalší spôsob ako sa na to pozrieť je skrz časový trend.
Diger yolu ise zaman trendlerine bakmak.Egy másik nezőpont, ha az időbeli alakulásokat vizsgáljuk.
Diger yolu ise zaman trendlerine bakmak.Eine andere Möglichkeit ist die Betrachtung von Trends über die Zeit hinweg.
Diger yolu ise zaman trendlerine bakmak.En anden måde kan være at se på tidens tendenser.
Diger yolu ise zaman trendlerine bakmak.Ett annat sätt att se på det är genom tidstrender.
Diger yolu ise zaman trendlerine bakmak.Jiným způsobem je vývoj trendů v čase.
Diger yolu ise zaman trendlerine bakmak.또 한가지 관점은 시간에 따른 변화를 보는 것입니다.
Diger yolu ise zaman trendlerine bakmak.Một cách khác để xem xét là xem xét xu hướng theo thời gian.
Diger yolu ise zaman trendlerine bakmak.Można też analizować trendy czasowe.
Diger yolu ise zaman trendlerine bakmak.Otra es observar las tendencias temporales.
Diger yolu ise zaman trendlerine bakmak.Outra forma é olhar para a evolução no tempo.
Diger yolu ise zaman trendlerine bakmak.Un altro modo di osservarlo è quello di guardare le tendenze temporali.
Diger yolu ise zaman trendlerine bakmak.Un altul e să ne uităm la evoluția în timp.
Diger yolu ise zaman trendlerine bakmak.Une autre façon de voir consiste à regarder l'évolution temporelle.
Diger yolu ise zaman trendlerine bakmak.We kunnen ook trends door de tijd heen bekijken.
Diger yolu ise zaman trendlerine bakmak.Ένας άλλος τρόπος να το δούμε είναι βλέποντας τις τάσεις ανά διαστήματα.
Diger yolu ise zaman trendlerine bakmak.Друг такъв е да се търсят времеви тенденции.
Diger yolu ise zaman trendlerine bakmak.Ещё один способ - посмотреть на развитие событий во времени.
Diger yolu ise zaman trendlerine bakmak.דרך אחרת, היא להסתכל על מגמות בזמן.
Diger yolu ise zaman trendlerine bakmak.وبالنظر الى مناحي زمنية أخرى
Diger yolu ise zaman trendlerine bakmak.全ての国の過去データがある訳ではありませんが
Dişinize bakmak için ağzınıza bir ayna soktu ve "Endişelenme, hiç acımayacak" dedi.Mete el espejo en tu boca para examinar tus dientes, y dice, "No te preocupes, no te dolerá nada".
Dişinize bakmak için ağzınıza bir ayna soktu veEr streckt ein Spiegelchen in deinen Mund um deine Zähne zu untersuchen und sagt:
Dişinize bakmak için ağzınıza bir ayna soktu ve의사가 이를 보려고 당신의 입 안에 거울을 넣기 시작하고,
Dişinize bakmak için ağzınıza bir ayna soktu veMet zijn spiegeltje wil hij je tanden onderzoeken en zegt:
Dişinize bakmak için ağzınıza bir ayna soktu vePrzykłada lusterko, żeby zbadać ci zęby i mówi:
Dişinize bakmak için ağzınıza bir ayna soktu veΑρχίζει να βάζει έναν καθρέφτη στο στόμα σας για να εξετάσει τα δόντια σας, και λέει:
Dişinize bakmak için ağzınıza bir ayna soktu veОн кладёт вам в рот зеркало, чтобы осмотреть зубы, и говорит:
Dişinize bakmak için ağzınıza bir ayna soktu veהוא מתחיל לשים מראה בפה שלכם כדי לבדוק את השיניים שלכם,
Dişinize bakmak için ağzınıza bir ayna soktu veبدأ بإدخال مرآه في فمك ليرى أسنانك،
Diyelim ki kalbe bakmak istiyorum. Buradan bir operasyon yapacağım.Przyjrzyjmy się sercu, przeprowadzę na nim operację.
Diyelim ki kalbe bakmak istiyorum.Diciamo che mi interessa vedere il cuore.
Diyelim ki kalbe bakmak istiyorum.Digamos que me interesa estudiar el corazón.
Diyelim ki kalbe bakmak istiyorum.Disons que je veux voir le cœur.
Diyelim ki kalbe bakmak istiyorum.Giả dụ tôi quan tâm tới việc xem xét trái tim.
Diyelim ki kalbe bakmak istiyorum.Ik wil nu het hart kunnen bekijken.
Diyelim ki kalbe bakmak istiyorum.Katakanlah saya ingin melihat jantung.
Diyelim ki kalbe bakmak istiyorum.예를들어, 제가 심장에 관심이 있다고하죠.
Diyelim ki kalbe bakmak istiyorum.Povedzme, že sa chcem pozrieť na srdce.
Diyelim ki kalbe bakmak istiyorum.Presupunem că mă interesează să văd inima.