Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.David tedy odšel od Saule a navrátil se, aby pásl stádo otce svého v Betlémě.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.Dawid tedy odchodził i wracał się od Saula, aby pasł trzody ojca swego w Betlehem.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.Egli andava e veniva dal seguito di Saul e badava al gregge di suo padre in Betlemme
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.ging David ab und zu von Saul, daß er die Schafe seines Vaters hütete zu Bethlehem.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.je šel zopet David od Savla past očeta svojega ovce v Betlehemu.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.다윗은 사울에게로 왕래하며 베들레헴에서 그 아비의 양을 칠때에
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.mas Davi ia e voltava de Saul, para apascentar as ovelhas de seu pai em Belem.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.men David gikk stundom hjem igjen fra Saul for å vokte sin fars småfe i Betlehem.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.Men David lämnade understundom Saul och gick hem för att vakta sin faders får i Bet-Lehem.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.Mutta Daavid lähti tuontuostakin Saulin luota Beetlehemiin kaitsemaan isänsä lampaita.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.og David gik af og til hjem fra Saul for at vogte sin Faders Småkvæg i Betlehem.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.thì Ða - vít lìa nơi Sau-lơ , trở_về Bết-lê-hem đặng chăn_chiên của cha mình .
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.thì Ða-vít lìa nơi Sau-lơ, trở về Bết-lê-hem đặng chăn chiên của cha mình.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.Και ανεχωρει ο Δαβιδ και επεστρεφεν απο του Σαουλ, δια να ποιμαινη τα προβατα του πατρος αυτου εν Βηθλεεμ.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.а Давид возвратился от Саула, чтобы пасти овец отца своего в Вифлееме.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.А Давид отиваше от Саула, за да пасе овците на баща си във Витлеем и се връщаше.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.ודוד הלך ושב מעל שאול לרעות את צאן אביו בית לחם׃
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.واما داود فكان يذهب ويرجع من عند شاول ليرعى غنم ابيه في بيت لحم
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.大 衛 有 時 離 開 掃 羅 回 伯 利 恆 、 放 他 父 親 的 羊
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.大衛 有 時離開掃羅 回 伯利恆 、 放 他 父親 的 羊
Demek istedigim, diger boyutlara da bakmak lazim.Cred că trebuie să ne uităm şi la alte aspecte.
Demek istedigim, diger boyutlara da bakmak lazim.Ją sądzę, że trzeba spojrzeć również na inne aspekty.
Demek istedigim, diger boyutlara da bakmak lazim.Je moet ook naar andere aspecten kijken.
Demek istedigim, diger boyutlara da bakmak lazim.Je veux dire, je pense que l'on doit regarder les autres aspects aussi.
Demek istedigim, diger boyutlara da bakmak lazim.다른 측면들도 고려해야 하는 것입니다.
Demek istedigim, diger boyutlara da bakmak lazim.Man sollte auch andere Aspekte in Betracht ziehen.
Demek istedigim, diger boyutlara da bakmak lazim.Úgy értem, a dolognak más oldalát is meg kell nézni.
Demek istedigim, diger boyutlara da bakmak lazim.Voglio dire che credo si debbano esaminare anche altri aspetti.
Demek istedigim, diger boyutlara da bakmak lazim.Важно посмотреть и на другие аспекты.
Demek istedigim, diger boyutlara da bakmak lazim.Искам да кажа - мисля, че човек трябва да разгледа също и други аспекти.
Demek istedigim, diger boyutlara da bakmak lazim.כוונתי היא שיש להתחשב גם בהיבטים אחרים.
Demek istedigim, diger boyutlara da bakmak lazim.أعتقد أن على المرء أن ينظر في جوانب أخرى أيضا.
Demek istedigim, diger boyutlara da bakmak lazim.おそらく
Denemenin bir yolu gelir dağılımkına bakmak.Beh, un modo è vedere se possiamo osservare la distribuzione del reddito.
Denemenin bir yolu gelir dağılımkına bakmak.Bueno, una forma de intentarlo es ver si podríamos observar la distribución salarial.
Denemenin bir yolu gelir dağılımkına bakmak.Eine Möglichkeit wäre die Verteilung der Einkommen zu betrachten.
Denemenin bir yolu gelir dağılımkına bakmak.Ja, ett sätt att försöka är att se om vi kan titta på inkomstfördelning.
Denemenin bir yolu gelir dağılımkına bakmak.Jeden spôsob ako tomu porozumieť je pozrieť sa na rozloženie príjmov.
Denemenin bir yolu gelir dağılımkına bakmak.한가지 방법은 소득 분포를 살펴보는 것입니다.
Denemenin bir yolu gelir dağılımkına bakmak.Megpróbálhatjuk úgy, hogy vesszük a jövedelem eloszlását.
Denemenin bir yolu gelir dağılımkına bakmak.Một cách thử là liệu chúng ta có thế nhìn vào sự phân phối thu nhập.
Denemenin bir yolu gelir dağılımkına bakmak.Można by podjąć próbę spojrzenia na rozkład dochodów.
Denemenin bir yolu gelir dağılımkına bakmak.Můžeme zkusit, zda by šlo vzít úvahu rozdělení příjmů.
Denemenin bir yolu gelir dağılımkına bakmak.O cale ar fi să încercăm să vedem dacă am putea să ne uităm la distribuția veniturilor.
Denemenin bir yolu gelir dağılımkına bakmak.Salah satu caranya adalah mencoba untuk melihat apakah kita dapat melihat distribusi pendapatannya.
Denemenin bir yolu gelir dağılımkına bakmak.Uma possível estratégia será olharmos para a distribuição de rendimentos.
Denemenin bir yolu gelir dağılımkına bakmak.Un moyen est d'essayer de voir s'il est possible d'analyser la répartition des revenus.
Denemenin bir yolu gelir dağılımkına bakmak.Wel, een manier om dit te doen is zien of we de inkomensverdeling in beschouwing zouden kunnen nemen.
Denemenin bir yolu gelir dağılımkına bakmak.Λοιπόν, ένας τρόπος είναι να κοιτάξουμε την κατανομή εισοδήματος.
Denemenin bir yolu gelir dağılımkına bakmak.Ами, един начин да опитаме е да видим дали можем да погледнем в разпределението на приходите.
Denemenin bir yolu gelir dağılımkına bakmak.Ну, один зі способів - це поглянути, чи можемо ми оцінити розподіл доходів.
Denemenin bir yolu gelir dağılımkına bakmak.Ну, один из способов - попробовать посмотреть на распределение доходов.
Denemenin bir yolu gelir dağılımkına bakmak.דרך אחת היא לבדוק את התפלגות ההכנסה.
Denemenin bir yolu gelir dağılımkına bakmak.احد السبل المحتملة هو ان نحاول ان نستخرج تورزيع الدخل.
Denemenin bir yolu gelir dağılımkına bakmak.見てください これは世界の人の所得の分布です
Devrilir Weatherstaff narbülbülü, ileri Küçük kafasını ona bakmak için bir tarafta.Robin Weatherstaff de Redbreast, inclinando para a frente a olhar para ela com a cabeça pequena de um lado.
Devrilir Weatherstaff narbülbülü, ileri Küçük kafasını ona bakmak için bir tarafta.Weatherstaff a robin vörösbegy, dönthető előre nézett rá az ő kicsi feje az egyik oldalon.
Devrilir Weatherstaff narbülbülü, ileri Küçük kafasını ona bakmak için bir tarafta.Weatherstaff das Rotkehlchen, Kippen nach vorne, um sie mit seinen kleinen Kopf schauen auf einer Seite.
Devrilir Weatherstaff narbülbülü, ileri Küçük kafasını ona bakmak için bir tarafta.Weatherstaff del pettirosso, inclinando in avanti a guardarla con la testa piccola su un lato.
Devrilir Weatherstaff narbülbülü, ileri Küçük kafasını ona bakmak için bir tarafta.Weatherstaff du rouge-gorge, en inclinant vers l'avant de la regarder avec sa petite tête sur un côté.