Diyelim ki kalbe bakmak istiyorum.Řekněme, že mě zajímá pohled na srdce.
Diyelim ki kalbe bakmak istiyorum.Sagen wir, ich wollte mir das Herz anschauen.
Diyelim ki kalbe bakmak istiyorum.Ας υποθέσουμε ότι με ενδιαφέρει να δω την καρδιά.
Diyelim ki kalbe bakmak istiyorum.Искам да видя сърцето.
Diyelim ki kalbe bakmak istiyorum.Предположим, мне нужно изучить сердце.
Diyelim ki kalbe bakmak istiyorum.נניח שאני רוצה להביט בלב.
Diyelim ki kalbe bakmak istiyorum.دعونا نقول أنني مهتم بالنظر للقلب.
Diyelim ki kalbe bakmak istiyorum.このあたりを切開します
Dün ben işaret ne bakmak zaman çocuklar hakkında sizinle söyleyebilirizIngen af senator Pete var taget lige derude
Dün ben işaret ne bakmak zaman çocuklar hakkında sizinle söyleyebilirizIngen av senator pete togs rakt ute
Dün ben işaret ne bakmak zaman çocuklar hakkında sizinle söyleyebilirizJohnnie Walker Blue Mountain oraș țigară elementar ceea ce știi că alegeți
Dün ben işaret ne bakmak zaman çocuklar hakkında sizinle söyleyebilirizאתמול כאשר אני יכול להסתכל על מה להצביע על הילדים יכול איתך אמר
Dün ben işaret ne bakmak zaman çocuklar hakkında sizinle söyleyebilirizأمس متى يمكنني ننظر إلى ما تشير يمكن عن الأطفال الذين يعانون من قلت
Dünya'nın 1948'deki haline bakmak için biraz duralım 1948 çok iyi bir yıldı: savaş bitmişti,1948년에 좀 멈추겠습니다. 1948년은 아주 의미있는 해입니다 : 전쟁이 끝났고
Dünya'nın 1948'deki haline bakmak için biraz duralım 1948 çok iyi bir yıldı: savaş bitmişti,1948 a fost un an minunat: războiul se terminase,
Dünya'nın 1948'deki haline bakmak için biraz duralım 1948 çok iyi bir yıldı: savaş bitmişti,1948 bol skvelý rok: vojna skončila,
Dünya'nın 1948'deki haline bakmak için biraz duralım 1948 çok iyi bir yıldı: savaş bitmişti,1948 byl velký rok: válka skončila,
Dünya'nın 1948'deki haline bakmak için biraz duralım 1948 çok iyi bir yıldı: savaş bitmişti,1948 était une belle année: la guerre était finie,
Dünya'nın 1948'deki haline bakmak için biraz duralım 1948 çok iyi bir yıldı: savaş bitmişti,1948 fue un gran año: la guerra se había terminado,
Dünya'nın 1948'deki haline bakmak için biraz duralım 1948 çok iyi bir yıldı: savaş bitmişti,1948 je bilo pomembno leto: vojne je bilo konec,
Dünya'nın 1948'deki haline bakmak için biraz duralım 1948 çok iyi bir yıldı: savaş bitmişti,1948 var et fantastisk år. Krigen er ovre
Dünya'nın 1948'deki haline bakmak için biraz duralım 1948 çok iyi bir yıldı: savaş bitmişti,1948 var ett fantastiskt år: kriget var över,
Dünya'nın 1948'deki haline bakmak için biraz duralım 1948 çok iyi bir yıldı: savaş bitmişti,1948 war ein tolles Jahr, der Krieg war vorbei,
Dünya'nın 1948'deki haline bakmak için biraz duralım 1948 çok iyi bir yıldı: savaş bitmişti,1948 was een geweldig jaar: de oorlog was voorbij,
Dünya'nın 1948'deki haline bakmak için biraz duralım 1948 çok iyi bir yıldı: savaş bitmişti,1948 был годом свершений: закончилась война,
Dünya'nın 1948'deki haline bakmak için biraz duralım 1948 çok iyi bir yıldı: savaş bitmişti,1948 рік був роком звершень: закцінчилась війна,
Dünya'nın 1948'deki haline bakmak için biraz duralım 1948 çok iyi bir yıldı: savaş bitmişti,1948年はたいした年だった。戦争は終わり、 スウェーデンは冬期オリンピックでいくつもメダルを穫った
Dünya'nın 1948'deki haline bakmak için biraz duralım 1948 çok iyi bir yıldı: savaş bitmişti,Il 1948 fu un grande anno: la guerra era finita,
Dünya'nın 1948'deki haline bakmak için biraz duralım 1948 çok iyi bir yıldı: savaş bitmişti,אנו עוצרים בכדי להביט על העולם בשנת 1948. שנת 1948 הייתה מוצלחת מאוד: המלחמה נגמרה,
Dünya'nın 1948'deki haline bakmak için biraz duralım 1948 çok iyi bir yıldı: savaş bitmişti,نتوقف لحظة لننظر إلى العالم في 1948 سنة 1948 كانت عظيمة انتهت الحرب
Dünyaya, ülkeye, onlara karşı onlara iyi bakmakla mükellefsiniz.Anda punya tanggung jawab kepada dunia, kepada negara, dan kepada mereka untuk merawat mereka dengan baik.
Dünyaya, ülkeye, onlara karşı onlara iyi bakmakla mükellefsiniz.Aveți o responsabilitate față de umanitate, față de stat, față de ei, să-i creșteți cum trebuie.
Dünyaya, ülkeye, onlara karşı onlara iyi bakmakla mükellefsiniz.Felelősséggel tartoznak a világ felé, az állam felé, hogy megfelelően gondoskodjanak róluk.
Dünyaya, ülkeye, onlara karşı onlara iyi bakmakla mükellefsiniz.Je bent verantwoordelijk aan de wereld, aan de staat, aan hen, om goed voor ze te zorgen.
Dünyaya, ülkeye, onlara karşı onlara iyi bakmakla mükellefsiniz.Jesteś odpowiedzialny przed światem, państwem, nimi samymi za właściwą opiekę.
Dünyaya, ülkeye, onlara karşı onlara iyi bakmakla mükellefsiniz.여러분에게는 세상에 대하여, 국가에 대하여, 자식들에 대하여, 자식들을 제대로 돌봐야 할 책임이 있습니다.
Dünyaya, ülkeye, onlara karşı onlara iyi bakmakla mükellefsiniz.Máte zodpovědnost ke světu, k státu, k nim, abyste se o ně správně postarali.
Dünyaya, ülkeye, onlara karşı onlara iyi bakmakla mükellefsiniz.Sie tragen Verantwortung gegenüber der Welt, dem Staat, ihren Kinder, sich richtig um sie zu kümmern.
Dünyaya, ülkeye, onlara karşı onlara iyi bakmakla mükellefsiniz.Tienes una responsabilidad con el mundo, con el estado, con ellos, para cuidarlos correctamente.
Dünyaya, ülkeye, onlara karşı onlara iyi bakmakla mükellefsiniz.Vanhemmilla on vastuu maailmalle, valtiolle, lapsille, huolehtia heistä oikein.
Dünyaya, ülkeye, onlara karşı onlara iyi bakmakla mükellefsiniz.Vocês têm a responsabilidade para com o mundo, para com o estado, para com eles, para tomarem bem conta deles.
Dünyaya, ülkeye, onlara karşı onlara iyi bakmakla mükellefsiniz.Vous êtes responsables devant le monde, devant l'état, devant eux, de bien prendre soin d'eux.
Dünyaya, ülkeye, onlara karşı onlara iyi bakmakla mükellefsiniz.Είσαι υπεύθυνος ενώπιον του κόσμου, της πολιτείας, των ίδιων των παιδιών, να τα φροντίζεις σωστά.
Dünyaya, ülkeye, onlara karşı onlara iyi bakmakla mükellefsiniz.Вы имеете ответсвенность перед миром, перед государством, перед ними - заботиться о них.
Dünyaya, ülkeye, onlara karşı onlara iyi bakmakla mükellefsiniz.Имаш отговорност пред света, пред държавата, пред тях, да се грижиш правилно за тях.
Dünyaya, ülkeye, onlara karşı onlara iyi bakmakla mükellefsiniz.אתם אחראים בפני העולם, בפני המדינה, בפניהם, לדאוג להם היטב.
Dünyaya, ülkeye, onlara karşı onlara iyi bakmakla mükellefsiniz.عليك مسؤليات تجاه العالم، تجاه الدولة، تجاههم، لرعايتهم
Dünyaya, ülkeye, onlara karşı onlara iyi bakmakla mükellefsiniz.正しく育てる責任を負っています 彼らに あなたが最も大切だと思う どのような信条を教えてもよいですが
"Durum son derece dikkat çekici bir ve ben bunun içine bakmak mutlu olacaktır."Az eset egy rendkívül figyelemre méltó, egyet, és én szívesen meg bele.
"Durum son derece dikkat çekici bir ve ben bunun içine bakmak mutlu olacaktır."Cazul tău este un extrem de remarcabil unul, şi voi fi fericit să se uite în ea.
"Durum son derece dikkat çekici bir ve ben bunun içine bakmak mutlu olacaktır."Din sag er en yderst bemærkelsesværdig en, og jeg skal være glad for at se på det.
"Durum son derece dikkat çekici bir ve ben bunun içine bakmak mutlu olacaktır."Ditt fall är ett ytterst anmärkningsvärt en, och jag ska gärna titta in i den.
"Durum son derece dikkat çekici bir ve ben bunun içine bakmak mutlu olacaktır."Ihr Fall ist ein überaus bemerkenswerter eins, und ich werde glücklich sein, diese zu prüfen.
"Durum son derece dikkat çekici bir ve ben bunun içine bakmak mutlu olacaktır."Il tuo è un caso estremamente notevole uno, e sarò lieto di esaminare il problema.
"Durum son derece dikkat çekici bir ve ben bunun içine bakmak mutlu olacaktır."Kasus Anda sangat luar biasa adalah satu, dan aku akan senang untuk melihat ke dalamnya.
"Durum son derece dikkat çekici bir ve ben bunun içine bakmak mutlu olacaktır.하나를 조사해 드리겠한다.
"Durum son derece dikkat çekici bir ve ben bunun içine bakmak mutlu olacaktır."Seu caso é um extremamente notável um, e ficarei feliz em olhar para ele.
"Durum son derece dikkat çekici bir ve ben bunun içine bakmak mutlu olacaktır."Sinun tapauksessa on erittäin merkittävä yksi, ja olisin siitä onnellinen tutkia asiaa.
"Durum son derece dikkat çekici bir ve ben bunun içine bakmak mutlu olacaktır."Su caso es muy notable , y yo con mucho gusto en ella.
"Durum son derece dikkat çekici bir ve ben bunun içine bakmak mutlu olacaktır."Trường hợp của bạn là một cực kỳ đáng chú ý , và tôi sẽ được hạnh phúc khi nhìn vào nó.