Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.Άλλοτε πάλι θέλεις να στέκεσαι στη γωνία και να κοιτάς έξω απ' το παράθυρο.
Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.Понякога просто искате да стоите в ъгъла и да гледате през прозореца.
Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.לפעמים אתה פשוט רוצה לעמוד בפינה ולבהות דרך החלון
Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.أحياناً ترغب فقط أن تقف في الركن و تحدق خارج النافذة.
Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.そこで問題となのですが タバコを吸わずに
Bazı aile gündüz bakıcıları çocuklara grup halinde çocukların evlerinde bakmaktadırlar.Algunos cuidadores domiciliares cuidan a los niños en casa de los niños del grupo.
Bazı aile gündüz bakıcıları çocuklara grup halinde çocukların evlerinde bakmaktadırlar.Certaines assistantes maternelles s'occupent des enfants au domicile des enfants du groupe.
Bazı aile gündüz bakıcıları çocuklara grup halinde çocukların evlerinde bakmaktadırlar.Jotkut perhepäivähoitajat hoitavat lapsia ryhmän lasten kodeissa.
Bazı aile gündüz bakıcıları çocuklara grup halinde çocukların evlerinde bakmaktadırlar.Vissa familjedagvårdare vårdar barnen hemma hos de barn som ingår i gruppen.
Bazı aile gündüz bakıcıları çocuklara grup halinde çocukların evlerinde bakmaktadırlar.Некоторые воспитатели семейного дневного ухода смотрят за детьми на дому у детей группы.
Bazı aile gündüz bakıcıları çocuklara grup halinde çocukların evlerinde bakmaktadırlar.ترعى بعض مربيات حضانة الأطفال العائلية الأطفال في مجموعة بيوت الأطفال.
Bazı aile gündüz bakıcıları çocuklara grup halinde çocukların evlerinde bakmaktadırlar.家庭托儿所的意思是护工在自己家里照顾孩子。有些家庭托儿所的护工在群组家庭托儿所的家里照顾孩子。
Bazı garip kuş yuvasına bakmak için yürütülüyor ve taşımanız gerekir gibi hissetti usulca.Čutil je, kot če bi bila oseba, ki je privedla do pogled na gnezdo nekaj čudnih ptic in mora premakniti tiho.
Bazı garip kuş yuvasına bakmak için yürütülüyor ve taşımanız gerekir gibi hissetti usulca.Czuł się tak, jakby był prowadzony patrzeć na jakieś dziwne ptasie gniazdo i musi poruszać się cicho.
Bazı garip kuş yuvasına bakmak için yürütülüyor ve taşımanız gerekir gibi hissetti usulca.Er fühlte sich, als würde er geführt wurden, um auf einige seltsame Vogelnest aussehen und bewegen muss leise.
Bazı garip kuş yuvasına bakmak için yürütülüyor ve taşımanız gerekir gibi hissetti usulca.Hänestä tuntui kuin hän olisi vetäminä katsomaan outoja linnunpesän ja on siirryttävä pehmeästi.
Bazı garip kuş yuvasına bakmak için yürütülüyor ve taşımanız gerekir gibi hissetti usulca.Han følte, som om han blev ført til at se på nogle mærkelige fuglerede og skal flytte sagte.
Bazı garip kuş yuvasına bakmak için yürütülüyor ve taşımanız gerekir gibi hissetti usulca.Han kände som om han leds att titta på några konstiga fågelboet och måste flytta mjukt.
Bazı garip kuş yuvasına bakmak için yürütülüyor ve taşımanız gerekir gibi hissetti usulca.Hij voelde zich alsof hij geleid om naar te kijken nest een of andere vreemde vogel en moet bewegen zachtjes.
Bazı garip kuş yuvasına bakmak için yürütülüyor ve taşımanız gerekir gibi hissetti usulca.그가 뭔가 이상한 새가 둥지를보고 주도되고 있었고, 이동해야하는 경우로서 그 느낌 부드럽게.
Bazı garip kuş yuvasına bakmak için yürütülüyor ve taşımanız gerekir gibi hissetti usulca.Ông cảm thấy như thể anh đã được dẫn đến xem xét một số tổ chim lạ và phải di chuyển nhẹ nhàng.
Bazı garip kuş yuvasına bakmak için yürütülüyor ve taşımanız gerekir gibi hissetti usulca.Se simţea ca şi cum el ar fi fost condus să se uite la cuib o pasăre ciudată şi trebuie să se mişte încet.
Bazı garip kuş yuvasına bakmak için yürütülüyor ve taşımanız gerekir gibi hissetti usulca.Si sentiva come se fosse condotto a guardare nido qualche strano uccello e deve muoversi dolcemente.
Bazı garip kuş yuvasına bakmak için yürütülüyor ve taşımanız gerekir gibi hissetti usulca.Úgy érezte, mintha vezeti nézni valami furcsa madár fészkét, és át kell helyezni halkan.
Bazı garip kuş yuvasına bakmak için yürütülüyor ve taşımanız gerekir gibi hissetti usulca.Ένιωθε σαν να είχαν ως αποτέλεσμα να δούμε φωλιά κάποια περίεργα πτηνών και πρέπει να προχωρήσει απαλά.
Bazı garip kuş yuvasına bakmak için yürütülüyor ve taşımanız gerekir gibi hissetti usulca.Він відчував, як ніби він був ведуть дивитися на гніздо якоїсь дивної птахи і повинні рухатися м'яко.
Bazı garip kuş yuvasına bakmak için yürütülüyor ve taşımanız gerekir gibi hissetti usulca.Он чувствовал, как будто он был ведут смотреть на гнездо какой-то странной птицы и должны двигаться мягко.
Bazı garip kuş yuvasına bakmak için yürütülüyor ve taşımanız gerekir gibi hissetti usulca.Той почувствал, ако той доведе до изглежда в някаква странна птица гнездо и трябва да се движат тихо.
Bazı garip kuş yuvasına bakmak için yürütülüyor ve taşımanız gerekir gibi hissetti usulca.הוא הרגיש כאילו הוא מובל להסתכל על קן ציפור משונה וחייב לעבור ברכות.
Bazı garip kuş yuvasına bakmak için yürütülüyor ve taşımanız gerekir gibi hissetti usulca.شعرت كما لو انه يجري قاد إلى النظر في بعض عش الطيور الغريبة ، ويجب التحرك بهدوء.
Bazı garip kuş yuvasına bakmak için yürütülüyor ve taşımanız gerekir gibi hissetti usulca.静かに。 彼女は壁に階段状と吊りツタを持ち上げたときに彼は始めた。
Bazı insanlar beyzbol stadyumlarına maç izlemek için gider. Bense tasarım ilişkilerine bakmak için giderim.Alcune persone vanno agli stadi di baseball per guardare le partite; io vado e vedo le relazioni di design.
Bazı insanlar beyzbol stadyumlarına maç izlemek için gider. Bense tasarım ilişkilerine bakmak için giderim.Algunas personas van a los estadios de béisbol a ver los partidos; yo voy a ver relaciones de diseño.
Bazı insanlar beyzbol stadyumlarına maç izlemek için gider. Bense tasarım ilişkilerine bakmak için giderim.Sommigen gaan naar een honkbalstadion voor de wedstrijden, ik ga om het design.
Bazı insanlar beyzbol stadyumlarına maç izlemek için gider. Bense tasarım ilişkilerine bakmak için giderim.Някои хора ходят на бейсболни стадиони, за да гледат мачове; аз ходя и гледам дизайнерски връзки.
Belgelere bir bakmak ister misiniz?Akar rá bizonyítékot látni?
Belgelere bir bakmak ister misiniz?Vous voulez voir une preuve ?
Belgelere bir bakmak ister misiniz?Θα θέλατε να ρίξετε μια ματιά στα έγγραφα;
Belgelere bir bakmak ister misiniz?هل تريد ان تلقي نظرة على الوثائق؟
Belki de bir hipotezi test etmenin en iyi yolu onun en uç noktadaki sonucuna bakmaktır.Às vezes, a melhor maneira de testar uma hipótese é considerando a sua implicação mais extrema.
Belki de bir hipotezi test etmenin en iyi yolu onun en uç noktadaki sonucuna bakmaktır.A veces la mejor manera de probar una hipótesis es considerar sus consecuencias más extremas.
Belki de bir hipotezi test etmenin en iyi yolu onun en uç noktadaki sonucuna bakmaktır.A volte il miglior modo di testare un'ipotesi è di considerare le sue conseguenze estreme.
Belki de bir hipotezi test etmenin en iyi yolu onun en uç noktadaki sonucuna bakmaktır.Đôi khi cách tốt nhất để thử nghiệm một giả thuyết là xem xét nó trong một hoàn cảnh cùng cực nhất
Belki de bir hipotezi test etmenin en iyi yolu onun en uç noktadaki sonucuna bakmaktır.때때로 가설을 검사하는 가장 좋은 방법은 극단적인 방법을 고려하는 것입니다.
Belki de bir hipotezi test etmenin en iyi yolu onun en uç noktadaki sonucuna bakmaktır.Manchmal ist der beste Weg eine Hypothese zu testen die extremsten Folgen zu betrachten.
Belki de bir hipotezi test etmenin en iyi yolu onun en uç noktadaki sonucuna bakmaktır.Néha a legjobb mód egy hipotézis tesztelésére az, ha megvizsgáljuk a legszélsőségesebb következményét.
Belki de bir hipotezi test etmenin en iyi yolu onun en uç noktadaki sonucuna bakmaktır.Nejlepším způsobem, jak prověřit hypotézu, je někdy zaměřit se na její nejextrémnější dosah.
Belki de bir hipotezi test etmenin en iyi yolu onun en uç noktadaki sonucuna bakmaktır.Niekedy je najlepším spôsobom na otestovanie hypotézy zvážiť jej najextrémnejší dôsledok.
Belki de bir hipotezi test etmenin en iyi yolu onun en uç noktadaki sonucuna bakmaktır.Soms is het goed om je het meest extreme gevolg van een hypothese voor te stellen om deze te testen.
Belki de bir hipotezi test etmenin en iyi yolu onun en uç noktadaki sonucuna bakmaktır.Sprawdzając hipotezę dobrze jest rozważyć jej ekstremalne konsekwencje.
Belki de bir hipotezi test etmenin en iyi yolu onun en uç noktadaki sonucuna bakmaktır.Uneori, cea mai bună metodă de a testa o ipoteză este de a lua în considerare implicațiile ei extreme.
Belki de bir hipotezi test etmenin en iyi yolu onun en uç noktadaki sonucuna bakmaktır.Інколи найкраще перевіряти гіпотезу, розглядаючи її межові прояви.
Belki de bir hipotezi test etmenin en iyi yolu onun en uç noktadaki sonucuna bakmaktır.Понякога най-добрия начин за тестване на хипотеза е да се вземе предвид най-крайния извод.
Belki de bir hipotezi test etmenin en iyi yolu onun en uç noktadaki sonucuna bakmaktır.לפעמים הדרך הטובה ביותר לבחון היפותיזה היא לשקול את ההשלכה הקיצונית ביותר שלה.
Belki de bir hipotezi test etmenin en iyi yolu onun en uç noktadaki sonucuna bakmaktır.احياناً افضل طريقة لإختبار نظرية ما هي بالتفكر في اكثر تطبيقاتها تطرُّفاً.
Belki de bir hipotezi test etmenin en iyi yolu onun en uç noktadaki sonucuna bakmaktır.そこから導かれるもっとも極端な結果を考えることです このやり方は哲学者がよく使います
Belki de kuruluşta farklı alt bölümler olabilir ve başka alanlara bakmak istersiniz.A organização pode ter diferentes subdivisões e podemos querer olhar para áreas distintas.
Belki de kuruluşta farklı alt bölümler olabilir ve başka alanlara bakmak istersiniz.Ci possono essere diverse divisioni, e vorreste poter analizzare aree diverse.
Belki de kuruluşta farklı alt bölümler olabilir ve başka alanlara bakmak istersiniz.Firma może mieć różne działy.
Belki de kuruluşta farklı alt bölümler olabilir ve başka alanlara bakmak istersiniz.조직에는 서로 다른 부서들이 있겠죠. 누군가가 다른 영역을 조사해보려고 한다고 해보죠. 예를 들어,