Ana içeriğe geç
Sözlük

bakmak ile cümle

bakmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yapı 55 metre (180 ft) boyundadır ve İspanya'nın Kuzey Atlantik sahillerine bakmaktadır.Svjetionik je visok 55 metara i s njega se pruža pogled na sjevernoatlansku obalu Španjolske.
Hizmetçi, beyaz kadına bakmaktadır.Mladu misu služio je u Belcu.
Sadece biraz daha yakından bakmak gerekiyor."Uz još malo više nesavršenosti".
390 hektarlık doğal alan, Moskova nehri'nin dik kıyalarına bakmaktadır.Prostire se na 390 hektara površine i ima slikovit pogled na strme obale rijeke Moskve.
Sık sık arkanıza bakmakta fayda var.Često služe za privlačenje pozornosti.
Bunu anlamak için ise onun Hukuki emir teorisine bakmak gerekmektedir.Postalo je jasno da za to treba potražiti i teoretsko tumačenje.
Çoğunluğunun ağzı doğuya, az bir kısmı güneydoğuya ve kuzeydoğuya bakmaktadır.Većim dijelom orijentirani su u smjeru sjever-jug, a manji u smjeru zapad-istok i sjeverozapad-jugoistok.
Önünüze ve yapacaklarınıza bakmak değil...Nemojte misliti da će netko umjesto vas obaviti onaj posao koji vas čeka.
Sivri burunlu bir köpek kadının solunda oturmakta ve başını kaldırıp kadına bakmaktadır.Glava mu je nagnuta naprijed i naslonjena na ženinu glavu, a rukom obgrljuje njezin vrat i glavu.
Batısında Bengal Körfezi'ne bakmaktadır.Istočno je Bengalski zaljev.
Victor Hugo'dan yaptığı şiir çevirileri, Yürek'le Bakmak adıyla 1998'de yayımlandı.Neke od pjesama Hrvata iz Mađarske su prevedene i na esperanto 1992.
Murphy "Ben, çok heybetli bir fiziği olmadığı için Worzel Gummidge'e bakmaktan kaçınırdım.Murphy je objasnio, "Htio sam izbjeći izgled iz Worzel Gummidgea.
Kontes portresinde eşinin aksine izleyicinin gözlerinin içine bakmaktadır.Njegova šurjakinja samo pogleda na drugu stranu u tišini.
Kadınlar aileye bakmakla yükümlüdür, ayrıca el işiyle uğraşırlar.Nastavljate raditi vlastiti posao i zaokupljeni ste obitelji.
Toplu taşıma sistemine Dublin Ulaşım Ofisi bakmaktadır.Na verejnú dopravu v Dubline dohliada Dublinský úrad dopravy.
Başlar batıya bakmaktadır.Pohľad na západ.
Klavyeye bakmak.Pozri formátovanie.
Fakat müstakbel gelin olan Semele bu gelecek evliliğe pek hoşnut gözle bakmaktadır.Tým dáva najavo svoj záujem o budúci sobáš.
Geniş bir aileye bakmak zorunda olan ressam borçlanmaya başladı.Z Ljudmilo, rojeno Dolžan iz Zabreznice je ustvaril veliko družino.
Sonuç olarak ebeveynler, evde kalıp çocuklarına bakmak amacıyla 126 milyon işgününü kaçırmıştır.Ker starši zaradi zdravljenja otrok ostajajo doma, pride do izgube 126 milijonov delovnih dni.
Meryem, Yahya ve diğer figürler, elleriyle insanlık adına dua ederken Mesih'e doğru bakmaktadırlar.Marija in Janez ter druge figure so prikazani obrnjeni proti Kristusu z rokami, ki v molitvi za človeštvo.
Ailesini yıllar önce kaybeden Makoto, yalnız yaşamakta ve kendi kendine bakmaktadır.Mileva Marić je zadnja leta svojega življenja preživela osamljena in zaprta sama vase.
Tek kapısı doğuya bakmaktadır.Najboljši pogled na stavbo je z vzhoda.
Yetişkinliği, evine bakmak ve çocuklarını büyütmekle geçirdi.S pomočjo varušk je skrbela za dom in strogo vzgajala otroke.
Zagreb’e yukarıdan bakmak istiyorsanız Lotrscak Kula (Kule)’ya çıkabilirsiniz.Za lažji vzlet bosta na voljo skakalnici - "ski jump".
Sonuç olarak ebeveynler, evde kalıp çocuklarına bakmak amacıyla 126 milyon işgününü kaçırmıştır.Juos prižiūrėdami tėvai praleidžia 126 milijonus darbo dienų.
O da ailesine bakmak için bir işe girdi.Taip pat norėdamas pagelbėti šeimai, jis užsiiminėjo ūkininkyste.
Başlar batıya bakmaktadır.Prasideda į vakarus nuo Žmerinkos.
Sadece biraz daha yakından bakmak gerekiyor."Beliko padaryti dar vieną žingsnį“.
Oysa yapmam gereken şey elimde kalmasını istediklerime bakmaktı.Aš tiesiog stengiausi žiūrėti į tai, ką ji padarė.
Kont izleyiciye değil, sol tarafa bakmaktadır.Paprastai personažai sėdėjo eilėmis ir žiūrėjo ne į kūną, o tiesiai į žiūrovą.
Bir önceki sezonun hayal kırıklığı oluşunun ardından, Heat geleceğe bakmak istedi.Atsižvelgiant į praėjusių sezonų rezultatus, ekipa su dideliais lūkesčiais žiūrėjo į 2009 m. sezoną.
Bir süre bana bakmaktan başka bir şey yapmadı.Kurį laiką ji nieko nedarė, tik žiūrėjo į mane.
Bu sebeple babasına da bakmaktadır.Ta külastas ka oma isa.
Tek bir noktadan bakılamaz, farklı açılardan bakmak gerekir."Selleks, et olla üksi, peab vaatama tähtede poole."
Kendinden küçük bütün kardeşlerine o bakmaktadır.Ta hoiab oma väikest venda väga.
Başlar batıya bakmaktadır.Algul voolab Ob läände.
Hizmetçi, beyaz kadına bakmaktadır.Terroristid vallutavad Valge Maja.
Yetişkinliği, evine bakmak ve çocuklarını büyütmekle geçirdi.Selles vaimus kasvas ta ise ja kasvatas omi poegi.
Gece aynaya bakmak uğursuzluk getireceği düşüncesiyle hoş karşılanmaz.Ei tohi huligaansusel lasta praegust silmapilku tarvitada segaduste loomiseks.
Goldeen’i bulmak için su içlerine bakmak gerekir.Solvendid peavad veega segunema.
Afganistan'daki yozlaşmaya "İntikam" adlı çalışmayla bakmak istiyorum ve bir polis memuru rolünde,Az afganisztáni korrupciót akarom vizsgálni, a "Visszafizetés" című munkámmal.
Afganistan'daki yozlaşmaya "İntikam" adlı çalışmayla bakmak istiyorum ve bir polis memuru rolünde,Ik wil de corruptie in Afghanistan te kijk stellen door een happening die ik 'Terugbetaling' noem.
Afganistan'daki yozlaşmaya "İntikam" adlı çalışmayla bakmak istiyorum ve bir polis memuru rolünde,Je veux examiner la corruption en Afghanistan à travers une oeuvre intitulée :
Afganistan'daki yozlaşmaya "İntikam" adlı çalışmayla bakmak istiyorum ve bir polis memuru rolünde,W akcji "Odpłata" chcę się przyjrzeć korupcji w Afganistanie.
Afganistan'daki yozlaşmaya "İntikam" adlı çalışmayla bakmak istiyorum ve bir polis memuru rolünde,Я хочу поднять проблему коррупции в Афганистане в работе под названием "Реванш".
Aile, başka bir aileyle birlikte çocuğuna evde bakmak üzere bir bakıcıyı işe alabilir.Familjen kan anställa en skötare i sitt hem även tillsammans med en annan familj.
Aile, başka bir aileyle birlikte çocuğuna evde bakmak üzere bir bakıcıyı işe alabilir.La familia también puede pagar a un cuidador para que acuda a su domicilio junto con otra familia.
Aile, başka bir aileyle birlikte çocuğuna evde bakmak üzere bir bakıcıyı işe alabilir.La famille peut embaucher une assistante maternelle à domicile aussi en commun avec une autre famille.
Aile, başka bir aileyle birlikte çocuğuna evde bakmak üzere bir bakıcıyı işe alabilir.Perhe voi palkata hoitajan kotiin myös yhdessä toisen perheen kanssa.
Aile, başka bir aileyle birlikte çocuğuna evde bakmak üzere bir bakıcıyı işe alabilir.Семья может также вместе с другой семьей нанять воспитателя на дом.
Aile, başka bir aileyle birlikte çocuğuna evde bakmak üzere bir bakıcıyı işe alabilir.يمكن للعائلة أن توظف مربية في البيت مع عائلة أخرى أيضاً.
Alberto Giacometti'nin "Saat Sabah Dört'te Saray" isimli eserine bakmaktayız.Díváme se na Alberta Giacomettiho dílo Palác ve 4 hodiny ráno.
Alexander, sadece şu fotoğraflara bakmak istiyorum da, bunda tam olarak nerede olduğunu biliyorum.Alexander, ich möchte jetzt die Bilder anschauen. Hier weiß ich genau, wo du da warst.
Ama bakmak ve düşünmek için ilginç bir şey ne bağlı.Ale je zajímavé se nad tím zamyslet a přemýšlet, co je s čím spojené.
Ama bakmak ve düşünmek için ilginç bir şey ne bağlı.Dar e un lucru interesant de văzut şi să te gândeşti la ce este conectat la ce.
Ama bakmak ve düşünmek için ilginç bir şey ne bağlı.Dobrze jest zastanowić się nad tym, co się z czym łączy w układzie krwionośnym.
Ama bakmak ve düşünmek için ilginç bir şey ne bağlı.아마 재밌을거에요 이런 거 해보면
Ama bakmak ve düşünmek için ilginç bir şey ne bağlı.Mas é algo interessante para se pesquisar e pensar a respeito sobre quem conecta quem.
Ama bakmak ve düşünmek için ilginç bir şey ne bağlı.Pero es una cosa interesante para mirar y para pensar lo que está conectado a lo que.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bakmak ile cümle - Sayfa 15 - bakmak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App