Ama telefona bakmayacagim, cunku sen daha onemlisin.אבל אני מתכוון להתעלם הטלפון, כי אתה חשוב יותר.
Ama telefona bakmayacagim, cunku sen daha onemlisin.في الحقيقة الهاتف يرن لكنني حاتجاهله لأن انتم اهم عندي
Ama telefona bakmayacagim, cunku sen daha onemlisin.こっちのほうが大事だからね じゃOK、5から始めよう
Ama yeniden bakmam gerek.Aber ich muss wieder gucken.
Ama yeniden bakmam gerek.Dar trebuie sa imi schimb parerea se pare.
Ama yeniden bakmam gerek.Maar ik moet nog een keer kijken.
Ama yeniden bakmam gerek.Mais il faut que je revois mon opinion.
Ama yeniden bakmam gerek.Ma sembra che devo ricredermi(devo guardare di nuovo).
Ama yeniden bakmam gerek.Men jag behöver titta igen.
Ama yeniden bakmam gerek.Nhưng có lẽ con phải xem lại rồi.
Ama yeniden bakmam gerek.Tapi aku perlu melihatnya lagi.
Ama yeniden bakmam gerek.Αλλά πρέπει να κοιτάξω πάλι.
Ama yeniden bakmam gerek.А теперь мне нужно взглянуть на него по-новому.
Ama yeniden bakmam gerek.و لكنني في حاجة لأن أرى ثانية
Ama yeniden bakmam gerek.あぁ
Ama yine de, Dünya'nın yararı için büyük resme bakmak gerekiyor bence.Chtěl bych ale především ukázat celkový pohled, který pro tento svět vyznívá pozitivně.
Ama yine de, Dünya'nın yararı için büyük resme bakmak gerekiyor bence.Dar vreau să susţin, mai mult decât orice, o imagine generală pozitivă pentru această lume.
Ama yine de, Dünya'nın yararı için büyük resme bakmak gerekiyor bence.De mindenekfelett azt állítom, hogy az összkép a világ számára pozitív lesz.
Ama yine de, Dünya'nın yararı için büyük resme bakmak gerekiyor bence.Ich möchte aber vor allem ein Gesamtbild, das für diese Welt positiv ist, vorbringen.
Ama yine de, Dünya'nın yararı için büyük resme bakmak gerekiyor bence.하지만 저는 무엇보다도 큰 그림에서는 긍정적일 것이라고 말하고 싶습니다.
Ama yine de, Dünya'nın yararı için büyük resme bakmak gerekiyor bence.Maar ik wil vooral opkomen voor een positief beeld van deze wereld.
Ama yine de, Dünya'nın yararı için büyük resme bakmak gerekiyor bence.Mais je veux défendre avant tout une vision d'ensemble positive pour ce monde.
Ama yine de, Dünya'nın yararı için büyük resme bakmak gerekiyor bence.Mas eu quero argumentar, acima de tudo, que há um lado positivo neste mundo.
Ama yine de, Dünya'nın yararı için büyük resme bakmak gerekiyor bence.Ma sostengo, prima di tutto, una fotografia positiva per il mondo.
Ama yine de, Dünya'nın yararı için büyük resme bakmak gerekiyor bence.Men jeg vil gerne fremsætte over alt andet et stort positivt billede for verden.
Ama yine de, Dünya'nın yararı için büyük resme bakmak gerekiyor bence.Mutta ennen kaikkea haluan väittää kokonaisuutta positiiviseksi.
Ama yine de, Dünya'nın yararı için büyük resme bakmak gerekiyor bence.Pero quiero plantear, sobre todo, un panorama positivo para este mundo.
Ama yine de, Dünya'nın yararı için büyük resme bakmak gerekiyor bence.Przemawiam jednak za pozytywnym obrazem naszego świata.
Ama yine de, Dünya'nın yararı için büyük resme bakmak gerekiyor bence.Tapi saya ingin memperlihatkan, di atas segalanya, sebuah gambaran besar yang positif bagi dunia ini.
Ama yine de, Dünya'nın yararı için büyük resme bakmak gerekiyor bence.Vendar, predvsem bi rad zagovarjal, odnos, kjer bi pozitivno gledali na svet.
Ama yine de, Dünya'nın yararı için büyük resme bakmak gerekiyor bence.Αλλά θέλω πάνω απ'όλα να παρουσιάσω μια μεγάλη θετική εικόνα για τον κόσμο.
Ama yine de, Dünya'nın yararı için büyük resme bakmak gerekiyor bence.Але що я хотів донести, головним чином, велику позитивну картину цього світу.
Ama yine de, Dünya'nın yararı için büyük resme bakmak gerekiyor bence.Но искам да твърдя, преди всичко, голяма положителна картина за този свят.
Ama yine de, Dünya'nın yararı için büyük resme bakmak gerekiyor bence.Однако мне прежде всего хотелось бы заметить, что в целом мир меняется к лучшему.
Ama yine de, Dünya'nın yararı için büyük resme bakmak gerekiyor bence.אך אני מבקש לטעון, מעל הכל, על תמונה חיובית מאד בעבור העולם.
Ama yine de, Dünya'nın yararı için büyük resme bakmak gerekiyor bence.ولكن اريد ان اقول انه رغم هذا يوجد صورة ايجابية للأمر .
Ama yine de, Dünya'nın yararı için büyük resme bakmak gerekiyor bence.世界のポジティブな全体像について議論したいのです 200年もの間
Amerika'nın kuruluşunda temel rol oynayan mitoloji ve gündelik işleyişin derinine bakmaya karar verdim.저는 미국의 성립, 신화, 일상적인 기능의 핵심적인 것들의 내부를 들여다보기로 했습니다. 핵심적인 것들의 내부를 들여다보기로 했습니다.
Amerika'nın kuruluşunda temel rol oynayan mitoloji ve gündelik işleyişin derinine bakmaya karar verdim.le fondamenta dell'America, la sua mitologia e la sua quotidianità.
Amerika'nın kuruluşunda temel rol oynayan mitoloji ve gündelik işleyişin derinine bakmaya karar verdim.בחרתי אני להתבונן פנימה, במה שאינטגרלי מיסודותיה של אמריקה, מהמיתולוגיה שלה ומתפקודה היומיומי.
Amerika'nın kuruluşunda temel rol oynayan mitoloji ve gündelik işleyişin derinine bakmaya karar verdim.لقد اخترت أن أنظر إلى الداخل في جزء الكامل من مؤسسات الأميركية ، الأساطير والأداء اليومي.
Amerika'nın kuruluşunda temel rol oynayan mitoloji ve gündelik işleyişin derinine bakmaya karar verdim.日々の営みに欠かせないものに 目を向けてみました 市民の自ら課した限界と 実在する限界に
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Ale jedného dňa sme zistili, že Mario sa nepozerá na našu ruku.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Ale jednoho dne jsme zjistili, že Mario se nedívá na naši ruku.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Dar într-o zi am văzut că Mario nu se uita la mâinile noastre.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.하지만 어느 날 우리는 마리오가 우리의 손을 보지 않고 있다는 것을 알아챘어요.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Maar op een dag zagen we dat Mario niet naar onze handen keek.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Mais un jour nous nous sommes rendu compte que Mario ne regardait pas notre main.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Mas, um dia, descobrimos que o Mario não estava a olhar para a nossa mão.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Ma un giorno abbiamo scoperto che Mario non guardava la nostra mano.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Men en dag bemærkede vi at Mario ikke kiggede på vores hånd.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Men en dag upptäckte vi att Mario inte tittade på våra händer.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Namun suatu hari kami tahu bahwa Mario tidak melihat tangan kami.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Nhưng một hôm, chúng tôi phát hiện ra Mario không nhìn vào tay chúng tôi.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük. O, bize bakıyordu.Aber eines Tages bemerkten wir, dass Mario nicht unsere Hände beobachtete, sondern uns.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Pero un día descubrimos que Mario no estaba mirando nuestras manos.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Pewnego dnia odkryliśmy, że Mario nie patrzy na nasze dłonie.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Viszont egy nap észrevettük, hogy Mario nem nézi a kezünket.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Yhtenä päivänä huomasimme, että Mario ei katsonutkaan käsiämme.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Όμως, μια μέρα ανακαλύψαμε πως ο Μάριο δεν κοιτούσε το χέρι μας.