Ana içeriğe geç
Sözlük

bakma ile cümle

bakma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama şartlara bakmanız gerekiyor.Αλλά πρέπει να κοιτάζουμε το ευρύτερο πλαίσιο.
Ama şartlara bakmanız gerekiyor.Но необходимо смотреть на контекст.
Ama sen bana bir kez bile öyle bakmadın.Ale ty ani razu nie spojrzałeś tak na mnie.
Ama sen bana bir kez bile öyle bakmadın.Ale ty ses na mě nikdy tak nedíval.
Ama sen bana bir kez bile öyle bakmadın.Dar nici măcar o dată nu te-ai uitat la mine astfel.
Ama sen bana bir kez bile öyle bakmadın.Mas nunca llegaste a hacerlo, ni por una sola vez.
Ama sen bana bir kez bile öyle bakmadın.Nhưng anh không bao giờ nhìn em như thế.
Ama sen bana bir kez bile öyle bakmadın.Tapi kamu sama sekali tak pernah memandangku seperti itu.
Ama sen bana bir kez bile öyle bakmadın.Ti pa me niti enkrat nisi pogledal kakor žensko.
Ama sen bana bir kez bile öyle bakmadın.Tu ne m'as jamais regardée... comme tu la regardes elle.
Ama sen bana bir kez bile öyle bakmadın.Zo heb je me nog nooit aangekeken.
Ama sen bana bir kez bile öyle bakmadın.Но ти никога не погледна на мен по този начин.
Ama sen bana bir kez bile öyle bakmadın.אך אפילו לא פעם .אחת התייחסת אלי כך
Ama şimdi biz aslında DNA'sına bakmak mümkün ettik şeyler, biz olduğunuzu gördüm aslında oldukça farklı.Сьогодні, коли ми зазирнули всередину ДНК, то побачили, що вони насправді дуже різні.
Ama şimdi biz aslında DNA'sına bakmak mümkün ettik şeyler, biz olduğunuzu gördüm aslında oldukça farklı.שהם שונים
Ama şimdi biz aslında DNA'sına bakmak mümkün ettik şeyler, biz olduğunuzu gördüm aslında oldukça farklı.ولكننا الان لدينا القدرة على النظر في الحمض الوراثي على الاشياء التي رايناها والحقيقة انهم مختلفون
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Aber dann kostete Betty ein bisschen aus beiden Schüsseln.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Ale Betty próbowała po trochu jedzenia z każdej miseczki.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Ale potom, čo Betty urobila bolo, že ochutnala jedlo z každej misky.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.A tak Betty trochu ochutnala z každé mísy.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Betty je potem poskusila malo jedi v vsaki izmed skodelic.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Betty가 다음으로 한 일은 각 그릇의 음식을 조금씩 맛본 것이었습니다.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Betty proefde een klein beetje van iedere schaal.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Betty viszont megkóstolt egy falatnyit mindkét tálkából.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Dar ceea ce a continuat sa faca Betty a fost sa guste un pic din macarea din fiecare bol.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Điều mà Betty làm là trộn một ít vị thức ăn từ mỗi bát
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Mais ce que Betty a fait a été de goûter un peu nourriture de chaque bol.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Ma poi quello che ha fatto Betty è stato assaggiare un po' di cibo da ogni piatto.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Men hvad Betty så gjorde, var at tage en lille bid fra hver skål.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Tapi apa yang Betty lakukan adalah mencicipi makanan dari setiap mangkok.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı. Ve sonra sevip sevmediğini göstermek.Mas o que a Betty fez a seguir foi provar um bocado de cada prato e agir como se tivesse gostado ou não.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı. Ve sonra sevip sevmediğini göstermek.После, това, което Бети направи беше да опита по малко от всяка купа и да се преструва, че го харесва или не.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı. Ve sonra sevip sevmediğini göstermek.Так вот, Бетти пробовала еду из каждой тарелки, а потом показывала, нравится ей эта еда или нет.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Έπειτα, αυτό που έκανε η Μπέτι ήταν να δοκιμάσει μια μικρή ποσότητα από κάθε μπολ.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Але що ж робила Бетті - вона трохи куштувала з кожної миски.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.אך מה שבטי עשתה היה לטעום מעט מכל אחת מהקערות.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.ولكن ما فعلته بيتي بعد ذلك هو أنها تذوقت القليل من كل طبق.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.それぞれのボールの食べ物を少し食べ それが好きとか嫌いというふりをしました
Ama, tam tersi, her şeyi bir yerden bakmamız gerekirse, başımız belada olabilir.Als we ze echter allemaal moeten opzoeken, kunnen we in de problemen komen.
Ama, tam tersi, her şeyi bir yerden bakmamız gerekirse, başımız belada olabilir.Hvis, på den anden side, vi skal slå det hele op, kan vi få problemer.
Ama, tam tersi, her şeyi bir yerden bakmamız gerekirse, başımız belada olabilir.Jeśli będziemy musieli wszystko sprawdzać, możemy wpaść w tarapaty.
Ama, tam tersi, her şeyi bir yerden bakmamız gerekirse, başımız belada olabilir.한편, 만약 모든 걸 한꺼번에 찾아보려고 한다면 문제가 생길거에요.
Ama, tam tersi, her şeyi bir yerden bakmamız gerekirse, başımız belada olabilir.Mais, au contraire, si nous devons les rechercher toutes, nous pourrions avoir des problèmes.
Ama, tam tersi, her şeyi bir yerden bakmamız gerekirse, başımız belada olabilir.Ngược lại, nếu chúng ta phải tìm kiếm nó chúng ta có thể gặp rắc rối.
Ama, tam tersi, her şeyi bir yerden bakmamız gerekirse, başımız belada olabilir.Pe de altă parte, dacă trebuie să le căutăm, s-ar putea să avem probleme.
Ama, tam tersi, her şeyi bir yerden bakmamız gerekirse, başımız belada olabilir.Pokud si ale všechna ta fakta budeme muset nejdřív vyhledat, může nás to přivést do maléru.
Ama, tam tersi, her şeyi bir yerden bakmamız gerekirse, başımız belada olabilir.Por otra parte, si necesitamos buscarlos, podríamos estar en apuros.
Ama, tam tersi, her şeyi bir yerden bakmamız gerekirse, başımız belada olabilir.Se invece dobbiamo ricercarle tutte, rischiamo di trovarci nei guai.
Ama, tam tersi, her şeyi bir yerden bakmamız gerekirse, başımız belada olabilir.Se, por outro lado, precisarmos de ir procurá-las a todas, estaremos em sarilhos.
Ama, tam tersi, her şeyi bir yerden bakmamız gerekirse, başımız belada olabilir.Από την άλλη, αν χρειάζεται να τις ψάξουμε, τότε μπορεί να έχουμε μπελάδες.
Ama, tam tersi, her şeyi bir yerden bakmamız gerekirse, başımız belada olabilir.Ако, от друга страна, трябва да ги търсим, можем да имаме неприятности.
Ama, tam tersi, her şeyi bir yerden bakmamız gerekirse, başımız belada olabilir.С другой стороны, если нам необходимо их специально выяснять, у нас могут возникнуть проблемы.
Ama, tam tersi, her şeyi bir yerden bakmamız gerekirse, başımız belada olabilir.אם, לעומת זאת, אנחנו צריכים לחפש אותן אנו עלולים להיות בצרות.
Ama, tam tersi, her şeyi bir yerden bakmamız gerekirse, başımız belada olabilir.إذا، من ناحية أخرى، كنا في الحاجة إلى البحث عنها، قد نكون في مأزق.
Ama, tam tersi, her şeyi bir yerden bakmamız gerekirse, başımız belada olabilir.大変なことになります ナショナル・ジオグラフィックの調査によると
Ama telefona bakmayacagim, cunku sen daha onemlisin.Aber ich werde mein Telefon nicht beachten. Du bist wichtiger!
Ama telefona bakmayacagim, cunku sen daha onemlisin.(아, 휴대폰이 울리네요...) (하지만 안 받을꺼에요. 여러분이 더 소중하니까요!)
Ama telefona bakmayacagim, cunku sen daha onemlisin.Men det struntar vi i, för du är viktigare!
Ama telefona bakmayacagim, cunku sen daha onemlisin.Mutta aion olla vastaamatta, koska olet tärkeämpi.
Ama telefona bakmayacagim, cunku sen daha onemlisin.Αλλά θα το αγνοήσω, γιατί είστε πιο σημαντικοί.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod