Ana içeriğe geç
Sözlük

bakma ile cümle

bakma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Artık geriye bakmak istemiyorum.Видеть тебя больше не хочу!
Ona Bakma Bana Bak Kara MelekДля Мэля Колумя см.
HAYVANCILIK GELİŞMEMİŞTİR.TARIMA BAKMAK İSTERSEK TARIMCILIK DA GELİŞMEMİŞTİR.Мы ударим там, где зверь не ждёт.
Birand: Bir Ömür, Ardına Bakmadan...«Триптих»: жизнь после… жизни.
Ciddi şekilde hasta olan kız kardeşine bakmakla yükümlü kalmıştı.Та смотрела, насколько здорова будущая невестка.
Ayrılığın ardından Ann oğluna tek başına bakmak zorunda kaldı.После развода она жила только с сыном Филиппом.
Oysa yapmam gereken şey elimde kalmasını istediklerime bakmaktı.Я понимаю, что ему обязаны были дать.
Bu yüzden tadına bakmamak gerekir.Дело в том, что мы не портим вкусы.
Özellikle, Galilei Güneş’e bakmak için kendi yeni teleskobunu kullandı.Сам Галилей использовал для своих телескопов термин лат. perspicillum.
Baş kahraman Charlie'nin en önemli özelliği, hayata sürekli olumlu yanıyla bakmasıdır.Отличительная черта Питера — то, что ему постоянно везёт.
Aynanın başına geçer ve karnındaki şişliğe bakmaya başlar.Она смотрится в зеркало и замечает седой волос.
Müslüman yetkililer, Yahudilere karşı yapılan suçlamalara sıcak bakmamaktaydı.Мусульманские власти в целом не поддерживали преследование евреев.
Öteye gidin, dönün, bakmayın!«Заходите, заходите!
390 hektarlık doğal alan, Moskova nehri'nin dik kıyalarına bakmaktadır.Оно занимает площадь 20 гектар в пойме реки Москвы.
Bu sebeple babasına da bakmaktadır.Он также присматривает за своим пожилым отцом.
Sonradan şöyle der: "Biz ailemizden, dışarıdan bilinmeden insanlara bakmaya izin istedik.По его словам таким названием они хотели «отодвинуть не желающих нас слушать людей подальше».
Halk, Fransızlara sıcak bakmaktaydı.Деятельность англичан настораживала французов.
Sonuç olarak ebeveynler, evde kalıp çocuklarına bakmak amacıyla 126 milyon işgününü kaçırmıştır.نتيجة لذلك، أهدَر الآباء 126 مليون يوم عَمَل للبقاء في المنزل لرعاية أطفالهم.
Marge, dizinin çoğu bölümünde işsizdir, ev hanımı olmayı ve ailesine bakmayı seçer.كانت مارج غير موظفة في معظم المواسم، وأختارت أن تكون ربة منزل وأن تهتم بعائلتها.
Ancak bakmadığı bir sırada kardeşleri balık için kavga eder ve onu parçalar.في حين انه لم يكن يبحث إخوته قاتلوا على الأسماك وقطعها.
Rick, Carl'a "Sakın arkana bakma.«السيسى» لـ«كيرى»: لا تراجع عن «خارطة الطريق».
Bir daha asla Xander'ın yüzüne bakmamıştır.ومن يومها لم يتغير وجه جيري ثانية.
Hisana, Rukia’yı hem kendine hem de ona bakmaya devam edemediği için bebekken terk etmişti.تركت هيسانا روكيا عندما كانت لا تزال طفلة لأنها لم تستطع العناية بنفسها والعناية بها.
Yalıtılmış sistemin toplam elektrik yükü sistemin kendi içinde olan değişimlere bakmaksızın sabit kalır.الشحنة الكهربائية الكلية لنظام معزول تظل ثابتة بغض النظر عن التغيرات داخل النظام نفسه.
Göz teması iki kişinin aynı anda birbirlerinin gözlerinin içine bakmasıdır.أخيراً يغرما في بعضهم البعض عندما ينظر كل فرد منهما إلى عيون الآخر.
Eğer kadının ikiz çocuğu olmuşsa çocuklardan birine bakmak kocaya düşer.وإذا كان للزوجة أطفال توأمان، جعل التلمود زوجها مسؤولاً عن رعاية أحدهما.
Din, politik ve etnik durumlara bakmaksızın devlet özel okullara finansal yardımda bulunur.الحكومة لا تساهم بالأموال إلى المدارس الخاصة سواء كانت دينية أو علمانية.
Davranış terapisi: Amacı çocuklara yeniden dil, kendine bakma ve sosyal beceriler kazandırmaktır.العلاج السلوكي هدفه هو تعليم الطفل اللغة مجدداً وتعلم العناية الشخصية والمهارات الاجتماعية.
Yaşlı babasına bakmak üzere birkaç haftalığına Erlangen’e döndü.عادت ايمي إلى إرلنغن لعدة أسابيع، وقضت معظمهم لرعاية والدها المسن.
Yukarı bakmazdı.لا يقرا..
Önünüze ve yapacaklarınıza bakmak değil...أن تكون خياراتك لك...وتحيزاتك منك...
Kusura bakma.تغاضى عن القصور.
Bob Tilkiye evde bakmak istedi.أراد بوب أن يحتفظ بالثعلب في المنزل.
Cami kapısındaki adamın gölgesinden anlaşıldığı üzere, vakit ikindi vaktidir ve bu kapı batıya bakmaktadır.كما يفهم من ظل الرجل عند باب المسجد، الوقت بعد الظهر وهذا الباب مواجه للغرب.
Don Carlo mektupların içindekilerine bakmayacağına yemin eder; fakat arkadaşına şüphe ile bakmaya başlar.Don Carlo jurou não olhar para o conteúdo das cartas, mas ele começa a suspeitar de seu amigo (“Morir!
Sadece biraz daha yakından bakmak gerekiyor."Ele quer ver mais de perto".
Üvey annesinin ölümünden sonra küçük kardeşlerine bakmak için eve gitmek zorunda kaldı.Após a morte de sua madrasta, ela teve que voltar para casa para cuidar de seus irmãos mais novos.
Rick, Carl'a "Sakın arkana bakma.The Daily Telegraph «Não Olhe para Trás».
Ancak bakmadığı bir sırada kardeşleri balık için kavga eder ve onu parçalar.Enquanto ele não olhava seus irmãos brigaram pelo peixe e acabaram o picando.
Yukarı bakmazdı.Não olhem para cima.
Bakmak (fal bakmak) kelimesiyle de bağlantılıdır.Assim, qualquer ato de olhar (observar) é tido como uma medição.
390 hektarlık doğal alan, Moskova nehri'nin dik kıyalarına bakmaktadır.Na área de 390 hectares situa-se a nascente do Rio Moskva.
Oysa yapmam gereken şey elimde kalmasını istediklerime bakmaktı.O que eu deveria estar fazendo é encontrar as coisas que quero manter.
İkinci bir yaklaşım referans çerçeveleri çeşitli bakmaktır.Uma segunda abordagem é a olhar para uma variedade de referenciais.
Ama birbirlerine bakmazlar.Mas eles não deram ouvidos um ao outro.
Tek kapısı doğuya bakmaktadır.Era considerada como a porta para o Oriente.
Medyaya Soldan bakmak.Um olhar à esquerda.
Birand: Bir Ömür, Ardına Bakmadan...A imanência: uma vida...
Sık sık arkanıza bakmakta fayda var.Convém consultá-la com frequência.
Yeter ki insan etrafına bakmasını bilsin.Quero dizer, basta olhar para ele.
Artık geriye bakmak istemiyorum.Não tornarei a vê-la!
Doktor, Bill'i tarayıcı geçmişine bakmaması için uyarmıştır.O Doutor assegura a Bill que eles não viajaram para um mundo paralelo.
Babam ve büyükbabam, arabadan neler olduğuna bakmak için inmişlerdi.Meu marido, eu e a empregada nos levantamos imediatamente para ver o que se passava.
Goldeen’i bulmak için su içlerine bakmak gerekir.Toda a linhagem é dedicada a encontrar Golconda.
Öğlen güneşine filtresiz dürbünle çok kısa bir süre bakmak bile kalıcı körlüğe neden olur.Mesmo rápidas observações com binóculos sem filtros no meio-dia podem causar cegueira permanente.
Bunu anlamak için ise onun Hukuki emir teorisine bakmak gerekmektedir.E para sua compreensão exige a aplicação da teoria sistêmica.
Üçüncü bir yaklaşım biz referans çerçeveleri vardiya zaman kuvvetler dönüşümü şekilde bakmaktır.Uma terceira abordagem é olhar para o modo como as forças mudam quando muda-se de referencial.
Kardeşi Hugh (Anthony Andrews) kendisiyle aynı evde kalmaktadır ve ona bakmaktadır.Parece que o Tony (Hawk) olha para si mesmo e as pessoas ao seu redor.
Babası o küçükken ölmüştür annesi ve küçük kardeşine bakmaktadır.Desde que o pai morreu, Assis ajuda a mãe a cuidar da casa e dos irmãos mais novos.
Fakat onları yaratan çocuklar, genelde 7-8 yaşlarına kadar onlara bakmaktadırlar.Infelizmente para tais amigos, as crianças livram-se deles em torno de 7-8 anos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod