Ana içeriğe geç
Sözlük

bakma ile cümle

bakma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Referans kitaplarına bakmak istiyorum.I want to look at the reference books.
Köpeğime bakmanı istiyorum.I'd like you to look after my dog.
Yaptığımız ilk şey pandalara bakmaktı.The first thing we did was look at the pandas.
Biz hangi programın açık olduğuna bakmaksızın televizyon izlemeye eğilimliyiz.We are apt to watch television, irrespective of what program is on.
Bu akşam onun çocuklarına bakmalıyız.We must look after her children this evening.
Kendimize iyi bakmalıyız.We must take good care of ourselves.
Biz onun köpeğe bakmasına izin verdik.We let him keep the dog.
Köpeğe bakmasına izin veriyoruz.We let him keep the dog.
Köpeğe bakmasına izin veririz.We let him keep the dog.
Bakmam gereken çok işim var.I have lots of affairs to look after.
Amcam tavuklara bakmamı istedi.My uncle asked me to take care of the chickens.
Evim işlek bir caddeye bakmaktadır.My house faces a busy street.
Benim işim bebeğe bakmak.My job is taking care of the baby.
Odama bakmayın.Don't look into my room.
Bir arabaya bakmaya gücüm yetmez.I cannot afford to keep a car.
Tavşanlara bakmalıyım.I must look after the rabbits.
O mutlu günleri düşünmeden bu resme asla bakmam.I never look at this picture without thinking of those happy days.
Bu kediye bakmak zorundayım.I have to look after this cat.
Çocuklara bakmak zorunda kaldım.I had to look after the children.
Belgeye bakmak üç saatten fazla zamanımı alacaktır.It will take me more than three hours to look over the document.
Kendime bakmak için yeterince yaşlıyım.I'm old enough to support myself.
Aileme bakmak için çok çalıştım.I worked hard in order to support my family.
Bu gece çocuklara bakmalıyım.I am supposed to babysit the children tonight.
Büyük bir aileye bakmak zorundayım.I have to support a large family.
Onun adını yüksek sesle seslendim ama o arkasına bile bakmadı.I called his name loudly, but he didn't even look back.
Onun bebeğine bakmak zorundaydım.I had to take care of her baby.
Onun gözlerine bakmaktan kaçınmaya çalıştım.I tried to avoid looking at her eyes.
Sadece evsiz olduğu için bir insana tepeden bakmamalıyız.We shouldn't look down on a person only because he's homeless.
Kendimize bakmalıyız.We must take care of ourselves.
Pul kolleksiyonuna bakmak istiyorum.I would like to have a look at your collection of stamps.
Çocuk arkasına bakmadan kaçtı.The boy ran away without looking back.
İnsanlara bakmak kabalıktır.It isn't polite to stare at people.
İnsanlara dik dik bakmak kabalıktır.It's impolite to stare at people.
İnsanlar diğerlerine ön yargı ile bakmak eğilimindedir.People tend to look at others with bias.
Sadece hayatın karanlık tarafında bakma.Don't look only on the dark side of life.
Pencereden dışarı bakma.Do not look out the window.
Pencereden dışarı bakmayın. İşinize yoğunlaşın.Don't look out the window. Concentrate on your work.
Ona kendi işine bakmasını söyle.Tell him to mind his own business.
Diğer insanlara tepeden bakmamalıyız.We shouldn't look down on other people.
Birine gözlerini dikerek bakmak kabalıktır.It is rude to stare at someone.
Kimse kapıya bakmadı.Nobody answered the door.
Tavana bakma yerine bir roman okuyabilirsin.You might as well read a novel instead of staring at the ceiling.
Mağazanın müşterilere bakması için daha fazla tezgahtara ihtiyacı var.The store needs more clerks to wait on customers.
Hayvanlara bakmayı çok fazla severim.I like taking care of animals very much.
Bakması gereken büyük bir ailesi var.He has a large family to provide for.
İki çocuğu şöyle dursun, karısı şimdi onun büyük babasına bakmak zorundaydı.His wife now had to take care of his grandfather, not to mention their two children.
Onun numarasının ne olduğundan emin değilim. Telefon rehberinde ona bakman gerekecek.I'm not sure what his number is. You'll have to look it up in the telephone directory.
Ailesine bakmak için çok çalıştı.He worked hard to provide for his family.
Ona bakması için onun bir hizmetçisi var.He has a maid to wait on him.
O, ailesine bakmak için çok çalışmak zorunda.He has to work hard in order to support his family.
O asla arkasına bakmadı.He never looked back.
O, asla diğerlerine tepeden bakmaz.He never looks down upon others.
O, fakir insanlara asla tepeden bakmaz.He never looks down on poor people.
Onun siyahi insanlara tepeden bakma alışkanlığı vardı.He has a habit of looking down on coloured people.
O, önerime bakmazdı.He wouldn't look at my proposal.
Bana bakmadan geçti.He passed by without looking at me.
O, bana bakmadan geçti.He passed by without looking at me.
Köpeğine kendisi bakmak zorundaydı.He had to take care of his dog himself.
Gazetelere bakmadı bile.He didn't even look over the papers.
O,o kediye bakmak için istekliydi.He was willing to care for that cat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod