Gözümüzü dikip ona bakmamızı eleştiriyor sanki.Our gaze, and I think that's really fascinating.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Because nobody within cancer would look at it this way.
Herşeyin üzerine bakmalıydık.We had to look at everything.
Yine de,bakmadan önce gülmek iyi olur.And although -- it's good to laugh before we look at this.
Ve yine hassassanız bakmak istemeyeceksiniz.Again, if you're squeamish, you don't want to watch.
Bu yüzden, diğer alternatiflere bakmanız gerek.And therefore, you ought to look at alternatives.
Sizi yaşamınızda neler yaptığınıza ve nelerin hayalini kurduğunuza bakmaya davet ediyorum.I challenge you to look at what you're doing in your life and think of what you dream to do.
Tek yapmaları gereken şey içlerine bakmak.All they gotta do is look inside.
"Benimle öyle konuşma." " Bana öyle bakma."'Don't talk to me like that.' 'Don't look at me like that.'
Fakat sadece benim söylediklerime bakmayın. Bunu size kanıtlamak istiyorum.But I want to prove it to you, so don't just take my word for it.
Yani, bir süre bakmak için çok hoştur, ama sonra ölür.You know, it's pretty to look at for a while, but then it dies.
Neden bakmak istiyorsun?Why look at someone's feet?! Oh gosh. Hey.
Gidersem, bana bakmaya başlayacaksın.If I'm not here, you'll be looking for me again.
Ama bu şeyi hesaplamak için içine bakmalıyız. .But in order to evaluate this thing, we have to look inside of it.
Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim.- Let's just ask God to take care of our friends.
A.J.'e iyi bakmanı istiyorum.I want you to take care of A.J.
Yapmanız gereken şey medya şirketlerine iş olarak bakmanız.What you should do is you should treat media companies as a business.
Neden bakmaya başlamak için hastaneye varmalarını bekleyelim ki?Why should we wait until they arrived in the hospital before we started to look?
Sonra veriye bakmaya başladık.And then we started looking at the data.
Ve 1920'ye geri gittiğimizde, ve Japonya'ya bakmak isterim.And we go back to 1920, and I want to look at Japan.
Ve İsveç ve Birleşik Devletlere bakmak isterim.And I want to look at Sweden and the United States.
Anlamak için kuşaklar boyu bakmak gerekiyor.We have to look over generations to understand it.
Biz fizikçiler uzaylı yaşam için dış uzaya baktığımızda, küçük yeşil adamlar için bakmadık.When we physicists look in outer space for alien life, we don't look for little green men.
Ya da bir şişe Jack Daniels ile oturup pencereden dışarı bakmaz.And sit staring out the window with a bottle of Jack Daniels.
Bundan sonra yapacakları şey, hedef... ...pazarlarına bakmaktır.And the next thing they were looking at was their target market.
Öyleyse bunlara başka bir yönden bakmayı deneyelim.So let's try to look at it from a different perspective.
Kadınların günlerce, haftalarca, aylarca vajinalarına bakmadıkları olur.Women go days, weeks, months, without looking at it.
"Vajinanıza bakmak bütün gününüzü alacak bir iştir." dedi."Looking at your vagina," she said, "is a full day's work."
Dünyaya, ülkeye, onlara karşı onlara iyi bakmakla mükellefsiniz.You have a responsibility to the world, to the state, to them, to take care of them right.
Elimdeki küçük hesap makinesinde karesini alamıyorum yani şimdi diğerine bakmalıyım ve cevap 40,58.This little calculator I have doesn't have squared, so I have to-- so it's 40.58.
Ve her şeye bakmamız gerekiyor: Daha fazla AIDS vakası, grip vb.And we've looked at everything: more AlDS cases, flu, etc.
Bu, sistem içinde başka bir yere bakmamız gerektiği anlamına gelir.That means that we have to look elsewhere in the system.
Ve elbette, "baah" sesine bakmalılar.And of course, they should look at "baah".
Yani bu demektir ki tesadüfi sonuçlara farklı bir bakış açısıyla bakmalıyız.So this means that we need to take a different view of unintended consequences.
O kıza bakmaktan hiç bir zaman yorulmuyorum.I never tire of looking at her.
Bana bakmadı.And he didn't look at me.
Genç bana asla bakmayacak.He's never going to look at me.
Caravaggio'nun bir tablosuna bakmaktayız, eserin ismi 'Suya Bakan Narcissus'.looking at a painting by Caravaggio, called Narcissus at the Source. This is the title.
Ve sadece bir gene de bakmazsınız.And you don't just look at one gene.
Oraya bakma, bizi izliyor şimdi.Don't look over, he's looking at us.
Bana öyle bakmasanıza ?Why look at me like this?
Buradaki koordinat sistemine bakmamız istendi.We're told to look at the coordinate grid above.
"Bakma," falanlar."Look away."
Eğer bana inanmıyorsanız, hidrojen bakmak.If you don't believe me, look at hydrogen.
Sanırım bu açıklama, aynı zamanda bakmakta olduğumuz tabloyu da açıklıyor."In short, to produce living art, that is my aim." >> Dr. Harris:
Yeni doğan bebeğinize bakma konusunda temel şeyleri öğrenirsiniz.Learning how to parent your newborn. And learning how to take basic care of your new baby.
Bakmadan torbaya elinizi daldıracaksınız. - Bu da yeşilse, 1 Lira kazanacaksınız." -Let's imagine ourselves in some kind of strange casino with very strange games
Size kapıyı birazcık açıp dışarıda neler olduğuna bakmanız için yalvarıyorum.I certainly would implore you to open the door just a little bit and take a look at what's outside.
Ve o göz uzmanı, gözlerime bakmakla uğraşmadı.And that eye specialist, he didn't bother testing my eyes.
Ve buna olumlu bir açıdan bakmanızı sağlamak istedim, merhametle ya da acımayla değil.And I wanted to make you see it in a positive way -- no charity, no pity.
Öyleyse yapmamız gereken paylara bakmak.Well, clearly, we have the same denominator right now. We have 9/12 is clearly greater than 8/12.
Kusura bakmayýn, görmedim.-Ok,ok i am fine. .
- Bakmamýz lazým.-We have to see!
Ee, artýk ev bakmaya baţlayabiliriz o zaman!So,we can look at some house now?
Kusura bakmayýn, dünkü hengameden tanýţamadýk. Ţebnem ben.I'm sorry about that,we couldn't meet yesterday,I'm Şebnem...
Kusura bakmayýn, çok mu geç kaldým?Excuse me!Am I so late?
Geleceğe de bakmak zorundayız.We\'92ve also got to look to the future.
Bu planın bir kısmı, saldırı silahlarının yasaklanmasını sağlayıp sağlayamayacağımıza bakmak.Part of it is seeing if we can get an assault weapons ban reintroduced.
Diğer bir kısmı da, şiddetin diğer kaynaklarına bakmak.But part of it is also looking at other sources of the violence.
Bazı kitaplara bakmalıyım,bu yüzden gideceğim.I have some books to look over, so I'll just go.