Ay'a bakmak için dünyanın ilk teleskopunu kullanan ve ay hakkında bildiklerimizi değiştirenAnd I start with Galileo, who used the world's first telescope to look at the Moon.
Fakat ben negatif bakmak istemiyorum, belki bakarsınız da ileride böyle bir topluma dönüşebiliriz. .I don't want to be negative about it. Maybe we'll get one day to a Utopian society.
Ve yine "Can'ta adam bakmak - Çirkin!"And again "Can't a man look at you?--Ugly!"
Korkan "Bir şey oldu" diye kapıya gitti ve dinledi, bakmakta değil vurmak için.Fearing "something was the matter," she went to the door and listened, not caring to knock.
Kısacası, bu resme bakmak zihni dinlendirmeli.So the passage that you've just read came from a letter
Şu an bakmakta olduğumuz, 'Uyuyan Eros' heykeli.No we don't. This is a rare surviving bronze sculpture.
Zaten kim bakmak istiyor ki?And who wants to look?
Önce ne anlama geldiğine bakmak gerek.First we need to check in with what it means.
Ancak dünyaya geniş bir pencereden bakmak için de, sağ lobtan gelen bilgiye ihtiyacımız var.But for a broad understanding of it, we need to use knowledge coming from the right hemisphere.
Politikalar hakkında birşey öğrenmenin çok iyi bir yolu geçmişe bakmaktır.And a great way to learn about policy is to look at what worked in the past.
Ailem, bana bakması için, annesi bir zamanlar köle olan bir kadın getirmişti.And my family brought in a woman whose mother had been a slave to take care of me.
Ben de yazalım - ADP oldu kusura bakmayın.Let me write also-- sorry that was ADPs.
Yani şimdi o büyük resmi olduğunu, aslında bakmak mekanizma.So now that we have that big picture, let's actually look at the mechanism.
Çünkü bir adım geriye çekilerek büyük resme bakmak zorundayız.We've got to look at the big picture.
Bu bir ders değil, yüzüme bakmayı bırak. Neden tabağına bakmıyorsun?You are not in my class, can you stop staring at my face, and look at the side dishes?
1997 yılına geri dönecek olursak, bu küçük çocuğa bakmam istenmişti. Tamamen normal görünüyor.So back in 1997, I was asked to see this young boy, perfectly normal.
Doğaya, çevremize hala tarımsal bir toplumda yaşıyormuşuz gibi bakmayalım."Let's not be looking at nature..."
Ve saate farklı açılardan bakmamı sağlıyor, şöyle, dirseğimi bükmeden.And that allows me to check my timer discretely, here, without bending my elbow.
Ama bakmaya devam edin.But just keep staring at it.
O halde, Nacho Bell Grande'nin tadına bakmalısın.Then... you really must try the Nacho BellGrande.
Şöhretli günlerimi anımsadığım için kusura bakma.Excuse me for wanting to relive my glory days.
Bana bakma sen.Don't mind me.
Schweiber, arkadaşımın kusuruna bakma.Schweiber, excuse my friend.
Buna yeryüzündeki yaşamın zaman ölçeğinden bakmak istiyorum.So the time scale that I would like to look at this on is the time scale of life on Earth.
Onların on yıldan fazladır nasıl orada bulunduklarına, Ruslar'la birlikte bakmadık.We didn't check with the Russians to see how they did there for over 10 years.
Bu, olan bitene biraz daha istatistiksel bakmamızı sağlıyor.This provides a slightly more statistical look at things.
Şuan esas amacımız işin ne zaman pozitif ne zaman negatif olacağına bakmak olacak.My real goal is to make you comfortable with, when to know to use plus or minus on the work.
Hadi, oraya bakmak için beni izleyin.You search over there. Yes Go, follow me to search there.
Kusura bakma, biraz sorunumuz var da.Sorry, we're having a little argument here.
Kusura bakmayın.I'm sorry.
Ben geldim, kusura bakma uzun sürdü.7:30 of the 18th, please come and collect his body... ] I'm back, sorry for taking so long.
Başkalarının işlerine bakmak, öğrenmek için iyi bir yöntem.And this is a good way to learn, by looking at other people's work.
En iyi kalite. Otur. Ayağına bakmak istiyorum.Then perhaps you and I can negotiate, huh?
Bazen öylece köşede durup pencereden dışarıya bakmak istiyorsunuz.Sometimes you just want to stand in the corner and stare out of the window.
"Kusura bakma MoMA, video oyunları sanat değildir.""Sorry, MoMA, video games are not art."
Dolayısıyla başka şeylere bakmaya başladın...So you looked for other things...
Dünya'nın 1948'deki haline bakmak için biraz duralım 1948 çok iyi bir yıldı: savaş bitmişti,1948 was a great year: the war was over,
'Meşe Ormanındaki Manastır' ismindeki tablosuna bakmaktayız.The Abbey in the Oakwood.
"Görüyorsunuz, ama bakmazlar."You see, but you do not observe.
"Lütfen benim indeksi, Doktor ona bakmak," Holmes gözlerini açmadan mırıldandı."Kindly look her up in my index, Doctor," murmured Holmes without opening his eyes.
'Ben sizin için bakmak gerekir.' "'Ne olacak?''I should be able to look after that for you.' "'What would be the hours?'
"Durum son derece dikkat çekici bir ve ben bunun içine bakmak mutlu olacaktır."Your case is an exceedingly remarkable one, and I shall be happy to look into it.
"Tamam," Jones bakmak ve bir kıs kıs gülmek dedi."All right," said Jones with a stare and a snigger.
Sadece reklam yayınlayarak Oregon'daki ailesine bakmasına yetecek kadar para kazanabiliyor.He makes enough money just by running ads, to support his family up in Oregon.
Fakat matematiksel bir bakış açısından konuşmayacağız , veya programlama açısından da bakmayacağız..I mean, really, were not going to, we're not gonna push you on that stuff.
-yani herkesin bize aşırı sağcılarmış gibi bakması.-that everybody looks at us as right-wing extremists.
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.He needs to look himself in the ass and take his own life in his hands.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.So, I went off with this, and began to look for things even more.
Nasıl bir kere bile bakmaz?Still, how could he not even look at me?
Kusura bakmayın...Excuse me...
Bakmama izin ver.Let me take a look.
Şu anda bakmakta olduğunuz Yakushima adasında bulunanWhat you're looking at now is a tree called Jomon Sugi,
Ve burda bakmakta olduğunuz da doğu Oregon'da havadan çekilmiş bir fotoğraf.And what you're looking at here is an aerial photo take over eastern Oregon.
Tamam mı? Şimdi yeşil ve kırmızı arasındaki şu noktaya bakmanızı istiyorum. Tamam mı?Now I want you to look at that dot between the green and the red.
Ve o noktaya sabit bir şekilde bakmanızı istiyorum.And I want you to stare at that dot.
Başka bir yere bakmayın.Don't look anywhere else.
Şimdi, size söylediğimde, iki çöl manzarası arasındaki noktaya bakmanızı isteyeceğim..Okay? Now, when I tell you, I want you to look at the dot between the two desert scenes.
İlk yapmaya niyetlendiğim bunu yapabilmek için farklı bir malzeme paletine bakmaktı.What I proposed first doing is looking at a different material palette to do that.
Başka sektörlere bakmaları gerekir miydi?Should they be looking at other sectors?
- Kusura bakmayın.- Sorry.