Ana içeriğe geç
Sözlük

bakma ile cümle

bakma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bana o şekilde bakma!Don't look at me like that!
Avonlea'daki hiç kimse daha önce hiç papağan bakmamıştı.Nobody in Avonlea had ever kept a parrot before.
Aynada kendime bakmayı seviyorum.I love looking at myself in the mirror.
Tom'un işi Mary'ye bakmaktı.It was Tom's job to take care of Mary.
Bir saniye ona bakmama izin verir misiniz?Could you let me look at that for a second?
Tom bu akşam çocuklarımıza bakmayı kabul etti.Tom has agreed to babysit our children this evening.
Tom kapıya bakmak için aşağı indi.Tom went downstairs to answer the door.
Tom Pazartesi günü çocuklarımızı bakmayı kabul etti.Tom has agreed to babysit our kids on Monday.
Bana bakma! Ben hiçbir şey yapmadım.Don't look at me! I haven't done anything.
Buna bakmak istemiyor musun?Don't you want to take a look at it?
Başka birine bakmayacağıma söz veriyorum.I promise I won't look at anybody else.
Tom çocuklarına bakması için Mary'ye para ödedi.Tom paid Mary to babysit his kids.
Sami'nin, çocuklarına bakmak için bir iş bulması gerekiyordu.Sami needed to find a job to support his children.
Tom ve Mary birbirlerine bakmadılar.Tom and Mary didn't look at each other.
Ona Tom'un bakış açısından bakmaya çalışın.Try to look at it from Tom's point of view.
Kaç ve geriye bakma.Run away, and don't look back.
Tom'a iki tarafa bakmadan yolun karşısına geçmemesi gerektiğini söyledim.I told Tom that he shouldn't cross the road without looking both ways.
Boston'a iş bakmak için gelmiştim.I came to Boston to look for work.
Tom ve ben birbirimize bakmadık.Tom and I didn't look at each other.
Tom muhtemelen Mary'ye pencereden bakmasını söyleyecektir.Tom will probably tell Mary to look out the window.
Tom Mary'ye pencereden dışarı bakmamasını söyledi.Tom told Mary not to look out the window.
Tom Mary'ye pencereden dışarı bakmasını söyledi.Tom told Mary to look out the window.
Tom buna bakmadı bile.Tom didn't even look at it.
Tom Mary'ye bile bakmazdı.Tom wouldn't even look at Mary.
Sami bebeğe bakmayı kabul etti.Sami agreed to take care of the baby.
Mary'nin çocuklarına bakması için Tom'a ne kadar para ödendi?How much did Tom get paid to babysit Mary's children?
Tom bu gece çocuklarımıza bakmalı.Tom is supposed to babysit our children tonight.
Tom kendine daha iyi bakmak zorunda kalacak.Tom will have to take better care of himself.
Tom, küçük erkek kardeşine bakmak zorundadır.Tom has to take care of his younger brother.
Tom ve ben kendimize bakmalıydık.Tom and I should've taken care of that ourselves.
Tom ve ben şimdi kendimize bakmak zorundayız.Tom and I have to look after ourselves now.
Tom ve ben kendimize iyi bakmalıyız.Tom and I must take care of ourselves.
Hasta olursam, bana bakmak için hiç arkadaşım veya akrabam yok.I don't have any friends or relatives to take care of me if I get sick.
Tom'a kendine daha iyi bakmasını söyledim.I told Tom to take better care of himself.
Sana bakmaktan kendimi alamıyorum.I can't stop looking at you.
Yaptığım şeyi bıraktım ve Tom'a bakmaya başladım.I stopped what I was doing and turned to look at Tom.
Tom ve Mary'nin birbirlerine bakma şeklini gördüm.I saw the way Tom and Mary were looking at each other.
Kendine daha iyi bakman gerek.You need to take better care of yourself.
İçeriye bakman gerek.You need to look inward.
Bana bakma. Ona ben anlatmadım.Don't look at me. I didn't tell him.
Bana bakma. Ona ben söylemedim.Don't look at me. I didn't tell her.
Sami o hapisteyken çocuklarına bakması için birini ayarladı.Sami arranged for someone to look after his children while he was in jail.
Tom, Mary'nin ona bakmasını istemedi.Tom didn't want Mary to take care of him.
Neden dikiz aynasına bakmaya devam ediyorsun?Why do you keep looking in your rear-view mirror?
Tom asla balina etinin tadına bakmadığını söylüyor.Tom says that he's never tasted whale meat.
Sami, Leyla'ya bakmaya devam etti.Sami kept looking at Layla.
Sami, Leyla'ya dik dik bakmaya devam etti.Sami continued to stare at Layla.
Sami, Leyla'ya bakmadı.Sami didn't look at Layla.
Kanepenin altına bakmadım.I didn't look under the couch.
Bana böyle şüpheli bir gözle bakma!Do not look at me with such a suspicious eye!
Senin için kapıya bakmama izin ver.Let me get the door for you.
Tom'a bakmak için geri döndüm.I turned around to look at Tom.
O şekilde bakmayı kes.Stop staring like that.
Tom, Mary'den ona bakmayı bırakmasını istedi.Tom asked Mary to stop staring at him.
Kusura bakma, konuyu dağıttım.I'm sorry, I digress.
Aramana cevap veremediğim için kusura bakma Tom.I'm sorry for missing your call, Tom.
Lütfen ona tekrar bakmama izin ver.Please let me look at that again.
Bu resimlere tekrar bakmak istiyorum.I'd like to look at those pictures again.
İyi çocuklar patlamalara bakmaz.Cool guys don't look at explosions.
Tom insanların kendisine bakmasından hoşlanmaz.Tom doesn't like people staring at him.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod