bakış ile cümle
bakış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Beni bu düşmanca bakışla yargılıyor musun?You are making me uncomfortable with that stare.
Bir başka bakış açısıyla da, x-ekseninde gittikçe ne kadar yükselirim?Another way to view that is for any amount that you run along the x-axis, how much do you rise?
Yeni bir mekana geldiğiniz, yeni bir manzarayı gördüğünüzde belirli bir bakış açınız oluyor.And as you come to a new valley, as you come to a new landscape, you have a certain view.
Bir diğer bakış açısı da şudur: 5 çarpı 4 çarpı 3, neye eşittir?And another way of thinking about that-- 5 times 4 times 3-- that's the same thing.
Bakışta halen elinde şişe ile, sonra şaşkın durdu, yukarı gitti tekrar.At the sight he stopped, gaping, then with the bottle still in his hand went upstairs again.
Onun bakışta, merakla dolaşan düştü yatakta.His glance, wandering inquisitively, fell on the bed.
Bu çoğu zaman gerçekleşmez ve teknoloji koruma konusunda safça bir bakış açısıdır.That just doesn't happen, and it's a naive view of how to protect your technology.
Bugün kapanışı Sanal Koro 2.0'dan "Uyku"ya bir ilk bakış ile yapmak istiyorum.What I'd like to close with then today is the first look at "Sleep" by Virtual Choir 2.0.
Bunu alıp müzede sergilediğinizde, artık 'buna farklı bir bakış açısıyla bakın' demiş olmuyor muyuz?And the idea here is, by putting it in the museum and saying "look at this in a different way"?
Farklı bakış açıları olan ve çok farklı dünya görüşüne sahip insanlar.They are human beings with different views and different visions for the world.
Bu da, durdukları yerden sokağın karşı kısmına bakış açıları.This is looking directly across the street from where they were standing.
Bir anlığına resimdeki bakışlara bakalım,Let's look for just a moment at the gazes in the painting.
Ve onların birbirlerine bakışlarını izlerken şimdi üçgenin merkezindeyiz.And now we're sorta in the middle of that triangle as we watch them look at each other.
Sanat, dünyaya bakış açımızı değiştirebilir.Art can change the way we see the world.
Şimdi bakışlarınızı Christa-Maria Sieland'a çevirin. Umarım çok, çok, çok yaşar.So, please raise your glasses and toast to Christa-Maria Sieland.
Anti-büyüme toplumu Ghandi'nin bakış açısıyla tanışır.Anti-Growth Society meets Ghandi's vision:
Ama kavramsal olarak, şimdi -- sadece kavramsal bir bakış açısıyla -- kazanan kimdi?But just from a cognitive point of view, who was the winner?
Ve hâlâ ara sıra bakışlarımı başka yöne çevirdiğim olur; canavarlar hâlâ çok korkutuyor beni.And occasionally I still have to avert my gaze; the monsters still terrify me.
Bize bizim Continental gazetteer bakışta olsun. "Let us glance at our Continental Gazetteer."
O bir anlık vardı ve ben bir yakalandı o yarım çekti olarak o bakış.She was there in an instant, and I caught a glimpse of it as she half-drew it out.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.At first it was but a lurid spark upon the stone pavement.
Bunun için buna olan bakış açımızı değiştirmeliyizAnd to do that, we just have to kind of rotate the way that we look at it
Fakat matematiksel bir bakış açısından konuşmayacağız , veya programlama açısından da bakmayacağız..I mean, really, were not going to, we're not gonna push you on that stuff.
Ve bu büyük bir ampütasyon yaratıyor, insan doğasına yüzeysel bir bakış.And it's produced a great amputation, a shallow view of human nature.
Ve tümünü sentezlediğinizde, bize insan doğası hakkında yeni bir bakış veriyor.And when you synthesize it all, it's giving us a new view of human nature.
Teknolojik bakış açısını tercih ederim, bir bağlantı hizmeti diyebiliriz mesela.I'd prefer the technological viewpoint, a contact service.
Toplumumuzun nasıl olması gerektiğine dair bir bakış atmak çok önemli bence.I believe it's very important to look at how our society ought to be.
Artan uçuşlara karşılık azalan uçuşlara bir bakış bu.This is looking at ascending versus descending flights.
Babacan nazik bir bakışla bize ve arkamıza bakıyorlar.They look paternal, kindly, and they look down at us but also past us.
Adamın bakışı hakkında ne düşünüyorsunuz, yüzündeki ifadeyi anlamlandıramıyorum.What do you think about his gesture, that's the puzzle to me.
Bize bakıyor. Bizim ona bakış tarzımızı değerlendiriyor gibi.I think, he is looking at us almost as if he's discerining or critiquing our view.
Önce size genomik ile ilgili farklı bir bakış açısı sunmaya çalışacağım.First, I'm going to try to give you a different perspective of genomics.
Şimdi bunu bakış açısını kanser gibi sistemik bir hastalığa uygulayalım.But now let's apply that to systems diseases like cancer.
Biri baktığında, diğeri bakışını kaçırır.As soon as one guy looks up, the other guy will look away.
Basketbol elleri olan bir adama, onun ışığa bakışına aşık oldu.Fell in love with a man with basketball hands, with the way he looked at light.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.And this is an example of this paradigm shift.
Kendi bakış açımızdan bunun nasıl başladığının ayırdına varamıyoruz.And so, from our perspective, we don't realize that that's how it began.
Ve buradaki sizin veya benim bakış açımdan sağda gibi duruyor.And this one over here at least from the point of view of me or you looks like it's on the right.
Dürüst olmak gerekirse, çevreci bakış açısıyla, karides çiftlikleri doğaya son derece zararlı.Shrimp farms are a scourge on the earth, frankly, from an environmental point of view.
Ve bu epey farklı bir bakış açısı.And that's a real different sense of things.
Bir kez daha hareket ettirirseniz İngilizlerin bakış açısını görüyorsunuz.Shake it again, and you get the British perspective.
Küçükken de aynı böyle göründüğünden onu bir bakışta tanıdım.I knew her at one glance because she looks just like she did when she was young.
Tek bakış açısıyla görülen bir olay tek bir izlenim yaratır.An event seen from one point of view gives one impression.
Ve bu da lüks mallara yeni bir bakış.It's a new way of looking at luxury goods.
Yani, tamamen sübjektif bir bakış açısı veriyorum.So, I'm giving you a totally subjective perspective.
Bakışları ağıza kayıyor.They shift their looking to the mouth.
Öyle görünüyor ki, artık bakışlarını tekrar gözlere çevirmeye başlıyorlar.It appears as if now they're beginning to shift their eye gaze back towards the eyes.
İlk bakışta iki tarafı da ikiye bölebileceğimizi görebiliriz. .Now, right from the get-go, you could say, hey look, we could maybe divide both sides by 2.
Yani bu demektir ki tesadüfi sonuçlara farklı bir bakış açısıyla bakmalıyız.So this means that we need to take a different view of unintended consequences.
Gerçekten olumlu bir bakışa sahip olmalıyız.We need to take a really positive view.
Bunu neden resimlere bakışımıza uygulanmayalım ki?Why not apply that to our looking at paintings?
Öyleyse başlıyoruz: Oyuna genel bir bakış.So, here we go: a flyby of play.
Tam o sırada, sol taraftan bu vahşi erkek kutup ayısı, avlanma bakışıyla sahneye giriyor.And from out of stage left comes this wild, male polar bear, with a predatory gaze.
Fakat bu bakışın muhatabı oyun pozisyonu almış dişi bir kurt köpeği, kuyruğunu sallıyor.But on the other side of that predatory gaze is a female husky in a play bow, wagging her tail.
Bu problemi önce genel bir bakış açısıyla inceledim.I've looked at this problem from an environmental perspective.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.From my perspective, one of the things pop-up stores do is create perishability and urgency.
Bu işe de, ancak herkesi ikna edebilirsek hesaplı olur diye bir bakış açısıyla yaklaştım.Now I started this from a point of view that it has to be something that scales en masse.
Gerçekten garip bakışları var!They're really strange looking!
Proton Stüdyoları'ndan arkadaşlarımın bu animasyonu Büyük Patlama'ya dışarıdan bakışı gösteriyor.This animation from my friends at Proton Studios shows looking at the Big Bang from the outside.
Ben tıbbi ressamım. ve biraz farklı bir bakış açısına sahibim.I'm a medical illustrator, and I come from a slightly different point of view.