bakış ile cümle
bakış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Biri tüketicinin bakış açısından -- benim bir tasarımı deneyimlerken mutlu olduğum durumlar.There's one from a consumer's point of view -- where I was happy while experiencing design.
Sadece sizin kitaplarınızda aklı başında bir bakış açısına rastladım.Only in yours have I found a sane point of view.
Tamamen 'medenileşmiş' bir bakış açısı.A completely civilized point of view.
Ama odak uzaklığını arttırıp, örneğin bir karıncanın bakış açısına kavuşursak...But if we zoom in and take the perspective of, say, a little ant walking around --
Çünkü benim bakış açımdan, bu hareket tamamen aynıdır.Because from my frame of reference, it looks completely identical
Bakış açısı çok güçlü bir şeydir.Perspective is a very powerful thing.
Bakış açıları değişebilir.Perspectives can change.
Bakış açıları değiştirilebilir.Perspectives can be altered.
Benim bakış açıma göre, kırılgan bir yaşam adasında, bir olasılıklar evreninde yaşıyoruz.From my perspective, we live on a fragile island of life, in a universe of possibilities.
Dünyaya bakış açılarını seviyorum, çünkü dünyayı hayatlarında ilk kez görüyorlar.I love the way that they see the world, because they're seeing the world for the first time.
Bu AIDS salgınına müdahaleye bir bakış açısıdır.It's one way to start looking at intervention with the AlDS pandemic.
Şimdi size MGH'nin verdiğinden daha geniş bir bakış açısı göstereceğim.And I'm now giving you a wider picture than the MDG.
Bu, dünyaya bakışımızdaki devasa bir değişimdir.It's a monumental shift in how we see the world
Ama ilk o anlık bakışın kölesisiniz.But you're a slave of that first flash.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.But that same shift in perspective leads us to have less tolerance than ever for injustice.
Ama klişe bir sözün dediği gibi tahminimce bakış açısı zıtlıklardan kazanılıyor.But just as a cliché goes, I guess perspective is gained from contrast.
Peki bakış açımız neden böyle?So why do we think this way?
Ve de yatırımcının bakış açısına göre, yatırımcıya yatırım yapacak başka bir alan sağlanıyor. -And from an investor point of view, it allows another place for me to invest in.
Öyleyse bu da tüm tabloya getirdiği değer ve bakış açısıdır. -So that's the value that it has across the entire spectrum.
Zamanla bir adam gerçeği gördü ve bu adaya bakış açımızdan çok daha fazlasını değiştirdiIn time, one man saw the truth and changed much more than just our view of these islands
İlk bakışta rahibin bu yerden neden bu kadar korktuğunu anlamak kolaydırAt first sight it's easy to see why the bishop was horrified by this place
İnsanlar bu adalara ayak bastıklarından beri,onlara bakış açımız da değiştiSince people first came to these islands our understanding of them has changed too
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.The dance of our glances, challenge, abdication, effacement, the perfume of our consternation.
Kızlar da korktuğum gibi bakışlarını çevirdiler.The girls, to my horror, averted their gaze.
Bildiğinden daha fazlasını ifşa ediyor dergideki bakışıyla.How much more she reveals in her glare of ink than she knows.
Onların arasında bu bakışı gördüm.I saw that look between them.
Benim güvenliğe bakış açım oldukça gerçekçi.I have a very relativistic view of security.
Benim bakışıma göre, bu fakir insanların ruhlarını kurtarabilmeniz için dünya bu tarzda olmalı.In my view, it is this kind of world that can redeem the soul of poor people.
Sizin onlara bakışınız, onlar hakkında düşünme şekliniz sıklıkla onların davranışlarını belirliyor.It's all in the way that you think about people that often determines their behavior.
Ama bu bakış açısını günlük yaşamımda sürdürmekte güçlük çekiyorum.But I struggle to maintain this perspective in my daily life.
Çünkü bana ait bu nöron başka birinin bakış açısını benimsiyor.Because it's as though this neuron is adopting the other person's point of view.
Çünkü kompleks bir hareketi taklit etmek karşımdakinin bakış açısına adapte olmamı gerektirir.Because to imitate a complex act requires my brain to adopt the other person's point of view.
İlk bakışta yıldırıcı görünebilir.So at first. This looks like a pretty daunting equation.
Bu ilk bakışta rahatlıkla kavrayabileceğiniz bir şey. .So that's always the easy one to just eyeball and figure out.
Dolayısıyla, genomik bir bakış açısıyla "hepimiz Afrikalıyız" demekten hoşlanıyorum.So what I often like to say is that, from a genomic perspective, we are all Africans.
Korku Master: Birleşmiş Milletler ikinci bir bakış.There was a desire to do these meetings obviously in private.
Bakışları uzağa bakıyor, bir kraliçe olduğundan hiç şüphe duymuyoruz.She looks out and past us here, and there's no doubt she's a queen.
Ve gelecekte iş vereninizin sizin başvuru formunuza bakış şeklinizi değiştirdi.And it has changed the way your future employer will look at your application.
- Senin bakış açın daha sofistike.[Carlin] - You have a more sophisticated approach
Bu fikirlerin bilimsel bir bakış açısından nasıl göründüğüne bakalım.Lets see how some of these ideas are viewed from a scientific standpoint:
Mühendislik bakış açısından olaya bakarsak " çok katmanlılığı " düşünürüz.Mühendislik bakış açısından olaya bakarsak " çok katmanlılığı " düşünürüz.
Bakış açısını doğru oturtabilmek adına.So, that's sort of to put it in perspective here.
Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!››Oh spare me, that I may recover strength, before I go away, and exist no more."
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!It's burned with fire. It's cut down. They perish at your rebuke.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Don't lust after her beauty in your heart, neither let her captivate you with her eyelids.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.A high look, and a proud heart, the lamp of the wicked, is sin.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.The north wind brings forth rain: so a backbiting tongue brings an angry face.
Hepsi alçaltılacak; dize getirilecek, küstah bakışları alçaltılacak.So man is brought low, mankind is humbled, and the eyes of the arrogant ones are humbled;
İnanan erkeklere söyle: "Bazı bakışlarını kıssınlar, ırzlarını korusunlar.Tell the believing men to lower their eyes and guard their private parts.
Yanlarında da bakışlarını yalnız (kocalarına) diken (kendileriyle) yaşıt dilberler vardır.With companions of modest look, the same in age, by their side.
(Allah) gözlerin hain(bakışlar)ını ve göğüslerin gizlediği düşünceleri bilir.Known to Him is the treachery of the eye, and what the breasts conceal.
Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.And with them maidens of modest look and large lustrous eyes,
Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş yaşıt kadınlar vardır.With companions of modest look, the same in age, by their side.
Sonra Sura bir daha üflenince hemen ayağa kalkıp bakışır dururlar.When the blast is sounded the second time, they will stand up all expectant.
O, hıyanetle gizlice bakışı da bilir, gönüllerde gizlenen şeyleri de.Known to Him is the treachery of the eye, and what the breasts conceal.
Bakışları kendilerine dönmez. Yürekleri tamamen boşalmıştır.(And) they would hasten forward, heads lifted upwards, gazes fixed, and emptied out their hearts.
Kesinlikle şöyle diyeceklerdi: "Bizim gözlerimiz döndürüldü, bakışlarımız sarhoş edildi.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over).
Mümin erkeklere söyle: Bakışlarını yere indirsinler. Cinsel organlarını/ırzlarını korusunlar.Tell the believing men to lower their eyes and guard their private parts.
Güçlü-kuvvetli, bakış ve görüş sahibi kullarımız İbrahim, İshak ve Yakub'u da an!Remember Our votaries Abraham, Isaac and Jacob, men of power and insight.
Yanlarında, bakışlarını eşlerine yöneltmiş yaşıt dilberler vardır.With companions of modest look, the same in age, by their side.