Onların araba alarm seslerini sanki baharın şarkısı gibi dinleyebilirim.Slyším je popěvovat zvuky alarmů od auta, jako kdyby to byla píseň jara.
Onların araba alarm seslerini sanki baharın şarkısı gibi dinleyebilirim.Słyszę je śpiewające dźwięki alarmów samochodowych jakby to były wiosenne piosenki.
Onların araba alarm seslerini sanki baharın şarkısı gibi dinleyebilirim.Tôi có thể nghe thấy chúng hát lại âm thanh của tiếng còi xe như đó là bài hát mừng xuân.
Onların araba alarm seslerini sanki baharın şarkısı gibi dinleyebilirim.Чувам ги да пеят звуци на автоаларми, все едно са пролетни песни
Onların araba alarm seslerini sanki baharın şarkısı gibi dinleyebilirim.Я слышу вой сирен в их исполнении, будто это звуки весны.
Onların araba alarm seslerini sanki baharın şarkısı gibi dinleyebilirim.אני יכול לשמוע אותם שרים את הצלילים של אזעקות רכב כאילו הם היו שירים של האביב.
Onların araba alarm seslerini sanki baharın şarkısı gibi dinleyebilirim.أستطيع سماعهم يصدرون أصوات جرس إنذار سيارتي كأنها أصوات الربيع.
Onların araba alarm seslerini sanki baharın şarkısı gibi dinleyebilirim.車のアラーム音を歌う 人は話すが 奴らはがなる
Onun resim işgal ve el vermedi bitti. O er Grete yüzü bahar.Avrebbe presto molla in faccia di Grete.
Onun resim işgal ve el vermedi bitti. O er Grete yüzü bahar.Ő előbb tavasszal a Grete arcába.
Onun resim işgal ve el vermedi bitti. O er Grete yüzü bahar.On by dříve na jaře do tváře Grete je.
Onun resim işgal ve el vermedi bitti. O er Grete yüzü bahar.Ông sẽ sớm mùa xuân vào mặt Grete.
Orta Doğu, Arap baharı ve devrimlerle ve yapılan herşeyle çılgın bir hale geliyor.중동은 지금 혼돈 속에 있습니다. 아랍의 봄, 그리고 다른 혁명들 떄문이죠. 이 자리에 레바논 분들 계십니까? 레바논 분들 박수 좀 부탁 드립니다.
Orta Doğu, Arap baharı ve devrimlerle ve yapılan herşeyle çılgın bir hale geliyor.Вони сходять з розуму після цієї Арабської весни. В залі сьогодні багато лівійців?
Orta Doğu, Arap baharı ve devrimlerle ve yapılan herşeyle çılgın bir hale geliyor.Сумасшествие Арабской весны, революция и всё такое. В зале сегодня есть ливанцы? Ливанцы, аплодируйте!
Orta Doğu, Arap baharı ve devrimlerle ve yapılan herşeyle çılgın bir hale geliyor.המזרח התיכון משתגע עם האביב הערבי והמהפכות והכל. יש כאן לבנונים הערב? אם יש לבנונים, תמחאו כפיים.
Orta Doğu, Arap baharı ve devrimlerle ve yapılan herşeyle çılgın bir hale geliyor.الشرق الأوسط أصابه الجنون مع الربيع العربي والثورة وكل ذلك . هل هناك لبنانيون هنا الليلة ؟
Orta Doğu, Arap baharı ve devrimlerle ve yapılan herşeyle çılgın bir hale geliyor.レバノン出身の方はいるでしょうか? レバノンの方は 拍手してもらえますか? (拍手)
Ortak başvurma yılda iki defa, bahar ve sonbaharda düzenlenir.Gemensam ansökan ordnas två gånger per år, på hösten och på våren.
Ortak başvurma yılda iki defa, bahar ve sonbaharda düzenlenir.La procédure de candidature commune a lieu deux fois par an, au printemps et en automne.
Ortak başvurma yılda iki defa, bahar ve sonbaharda düzenlenir.La solicitud conjunta se realiza dos veces al año, en primavera y en otoño.
Ortak başvurma yılda iki defa, bahar ve sonbaharda düzenlenir.Yhteishaku on kaksi kertaa vuodessa, keväällä ja syksyllä.
Ortak başvurma yılda iki defa, bahar ve sonbaharda düzenlenir.Он проводится дважды в год, весной и осенью.
Ortak başvurma yılda iki defa, bahar ve sonbaharda düzenlenir.الطلب المشترك يكون مرتين في العام، في الربيع وفي الخريف.
Ortak başvurma yılda iki defa, bahar ve sonbaharda düzenlenir.申请高等理工学院学位的学生应参加全国统招。
Ortak başvuru, bahar ve güz dönemlerinde düzenlenmektedir.Celle-ci a lieu au printemps et à l'automne.
Ortak başvuru, bahar ve güz dönemlerinde düzenlenmektedir.Den ordnas på våren och hösten.
Ortak başvuru, bahar ve güz dönemlerinde düzenlenmektedir.En primavera, hay muchas más opciones disponibles.
Ortak başvuru, bahar ve güz dönemlerinde düzenlenmektedir.Se on keväällä ja syksyllä.
Ortak başvuru, bahar ve güz dönemlerinde düzenlenmektedir.Набор проводится весной и осенью.
Ortak başvuru, bahar ve güz dönemlerinde düzenlenmektedir.استفسر مسبقاً عن الوقت الذي يحق لك فيه ترك طلب الانتساب.
Ortak başvuru yılda iki kez, bahar ve güz dönemlerinde düzenlenmektedir.Cette procédure de candidature commune a lieu deux fois par an, au printemps et à l'automne.
Ortak başvuru yılda iki kez, bahar ve güz dönemlerinde düzenlenmektedir.Den gemensamma ansökan ordnas två gånger per år, på våren och på hösten.
Ortak başvuru yılda iki kez, bahar ve güz dönemlerinde düzenlenmektedir.Esta solicitud conjunta se organiza dos veces al año, en primavera y en otoño.
Ortak başvuru yılda iki kez, bahar ve güz dönemlerinde düzenlenmektedir.Yhteishaku on kaksi kertaa vuodessa, keväällä ja syksyllä.
Öyle bir ţey ister misiniz? Bahar ile gelseniz Ýstanbul'a??You dating me
O zamandan beri bölgede bahar kapsadığı Kar örtüsünün yeniden rekor seviyelere ulaşmışDie durchschnittliche Nordhalbkugel Schnee enorm von neunzehn Erhöhung des Versicherungsschutzes 67 von 1975
O zamandan beri bölgede bahar kapsadığı Kar örtüsünün yeniden rekor seviyelere ulaşmış이후 지역은 스프링에 의해 커버 스노우 커버가 다시 기록 수준에 도달했다
O zamandan beri bölgede bahar kapsadığı Kar örtüsünün yeniden rekor seviyelere ulaşmışמ 1975 מאז האזור המכוסה על ידי מעיין כיסוי השלג שוב להגיע לרמות שיא
O zamandan beri bölgede bahar kapsadığı Kar örtüsünün yeniden rekor seviyelere ulaşmışومنذ ذلك الحين في المنطقة التي تغطيها الربيع الغطاء الثلجي قد يصل مرة أخرى إلى مستويات قياسية
O zamandan beri bölgede bahar kapsadığı Kar örtüsünün yeniden rekor seviyelere ulaşmış凍結新しく植えられた作物
Peki ya Arap Baharı ve yaşanan olaylar, örneğin Mısır'da?A čo taká Arabská jar a veci, ktoré sa dejú, napríklad v Egypte?
Peki ya Arap Baharı ve yaşanan olaylar, örneğin Mısır'da?A co takové Arabské jaro a věci, které se se děly například v Egyptě?
Peki ya Arap Baharı ve yaşanan olaylar, örneğin Mısır'da?A co z Arabską Wiosną i z wydarzeniami, np. w Egipcie?
Peki ya Arap Baharı ve yaşanan olaylar, örneğin Mısır'da?Bagaimana dengan kebangkitan dunia Arab dan hal yang telah terjadi, misalnya, di Mesir?
Peki ya Arap Baharı ve yaşanan olaylar, örneğin Mısır'da?Ce putem spune despre Primăvara Arabă şi despre lucrurile care s-au întâmplat în Egipt, de exemplu?
Peki ya Arap Baharı ve yaşanan olaylar, örneğin Mısır'da?E a Primavera Árabe e as coisas que têm estado a acontecer no Egipto, por exemplo?
Peki ya Arap Baharı ve yaşanan olaylar, örneğin Mısır'da?E che dire della Primavera Araba e di tutto ciò che è successo, ad esempio, in Egitto?
Peki ya Arap Baharı ve yaşanan olaylar, örneğin Mısır'da?Entäs arabikevät ja kansannousut joita on tapahtunut esimerkiksi Egyptissä?
Peki ya Arap Baharı ve yaşanan olaylar, örneğin Mısır'da?És mi van az arab tavasszal és az Egyiptomban történtekkel?
Peki ya Arap Baharı ve yaşanan olaylar, örneğin Mısır'da?Et qu'en est-il du printemps arabe et de ce qui se passe, par exemple, en Égypte?
Peki ya Arap Baharı ve yaşanan olaylar, örneğin Mısır'da?Hoe zit het met de Arabische lente en zaken die bijvoorbeeld in Egypte zijn gebeurd?
Peki ya Arap Baharı ve yaşanan olaylar, örneğin Mısır'da?중동 반정부 시위와 이집트에서 일어난 일들은 어떻습니까?
Peki ya Arap Baharı ve yaşanan olaylar, örneğin Mısır'da?Så hur är det med den arabiska våren och det som har hänt i till exempel Egypten?
Peki ya Arap Baharı ve yaşanan olaylar, örneğin Mısır'da?Vậy còn chiến dịch Mùa xuân Ả Rập và những điều đã xảy ra tại Ai Cập thì sao?
Peki ya Arap Baharı ve yaşanan olaylar, örneğin Mısır'da?Wie verhält es sich mit dem arabischen Frühling und den Dingen, die zum Beispiel in Ägypten passiert sind?
Peki ya Arap Baharı ve yaşanan olaylar, örneğin Mısır'da?¿Y qué pasó en la Primavera Árabe y esas cosas que han sucedido, por ejemplo, en Egipto?
Peki ya Arap Baharı ve yaşanan olaylar, örneğin Mısır'da?Και τι γίνεται σχετικά με την Άραμπ Σπρινγκ και πράγματα που συμβαίνουν, για παράδειγμα, στην Αίγυπτο;
Peki ya Arap Baharı ve yaşanan olaylar, örneğin Mısır'da?Какво да кажем за "арабската пролет" и нещата, които се случиха, например, в Египет?
Peki ya Arap Baharı ve yaşanan olaylar, örneğin Mısır'da?Что же касается "арабской весны" и событий, к примеру в Египте?