Ana içeriğe geç
Sözlük

bahar ile cümle

bahar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O er Grete yüzü bahar.しかしグレーテの言葉はすぐに母親が非常に不安に作った。
Ofis çalışanı: Baharatlı nohut ezmesi?BM: Bi bakayım.עובד משרד: פלאפל? בוב: תן לי לראות.
Ofis çalışanı: Baharatlı nohut ezmesi?BM: Bi bakayım.موظف التوصيل: فلافل؟ بي أم: دعني القي نظرة.
Ofis çalışanı: Baharatlı nohut ezmesi?BM: Bi bakayım.あぁ いや
Ofis çalışanı: Baharatlı nohut ezmesi?BM:판매원: 팔라펠은 어떠세요?
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.Azelőtt egy héttel, ért egy erősebb ütés a tavaszi síelés alatt -- igen elestem.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.Dříve ten týden jsem se těžce uhodila při pozdní lyžovací sezóně- ano, upadla jsem.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.그 주 초에, 늦 봄 스키를 타면서 심하게 부딪혔던 것입니다.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.Mai devreme în acea săptămână, suferisem o căzătură destul de serioasă, în timp ce schiam-- da, am căzut.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.No início daquela semana, tive um choque forte enquanto esquiava no final da primavera -- sim, eu caí.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.Vài ngày trước đó, tôi đã va khá mạnh vào đợt trượt tuyết cuối xuân -- đúng vậy tôi đã ngã.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.V ten týždeň som sa dosť udrela počas jarného lyžovania -- áno, spadla som.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.Νωρίτερα εκείνη την εβδομάδα, είχα ένα σχετικά άσχημο χτύπημα καθώς έκανα σκι, ναι έπεσα.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.На той неделе я довольно сильно ударилась во время катания на лыжах.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.На тому тижні я досить сильно вдарилася під час катання на лижах.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.מוקדם יותר באותו שבוע, חטפתי חבטה די רצינית במהלך גלישת סקי בשלהי האביב -- כן, נפלתי.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.في بداية ذلك الأسبوع ، تعرضت لضربة قوية أثناء التزحلق في أواخر الربيع -- نعم، وقعت.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.私は春スキーに行き 転んだ時に かなり強い衝撃を受けて 視界に 浮遊物や星が見えていました
Oldukça komikti ve bahardaydık.Byla to sranda, opravdová sranda, ale bylo jaro.
Oldukça komikti ve bahardaydık.C'était très drôle, c'était le printemps.
Oldukça komikti ve bahardaydık.Das war lustig, wirklich lustig. Doch es war Frühjahr.
Oldukça komikti ve bahardaydık.정말 정말 웃기는 건, 당시가 봄이었는데요
Oldukça komikti ve bahardaydık.To były zabawne czasy. Wiosna.
Olgunluk testleri bahar ve sonbaharda düzenlenir.Les examens de baccalauréat sont organisés au printemps et en automne.
Olgunluk testleri bahar ve sonbaharda düzenlenir.Los exámenes de bachillerato tienen lugar en primavera y en otoño.
Olgunluk testleri bahar ve sonbaharda düzenlenir.Studentskrivningarna ordnas på våren och på hösten.
Olgunluk testleri bahar ve sonbaharda düzenlenir.Ylioppilaskokeita järjestetään keväällä ja syksyllä.
Olgunluk testleri bahar ve sonbaharda düzenlenir.Студенческие тесты проводятся весной и осенью.
Olgunluk testleri bahar ve sonbaharda düzenlenir.تنظم امتحانات شهادة الثانوية العامة في الربيع وفي الخريف.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.A legtávolabbi pont, ahova a bejárati ajtómtól jutottam, 2004 tavaszán volt.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Am weitesten von meiner Haustür entfernt war ich im Frühling 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Cel mai departe de casă am fost în primăvara anului 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Det længste jeg nogensinde er kommet fra min hoveddør, var i foråret 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Het verst van mijn voordeur was ik in de lente van 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Il mio massimo allontanamento dalla porta di casa è avvenuto nella primavera del 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Já jsem se zatím nejdál od svého domu dostal na jaře roku 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.제가 집에서 가장 멀어져본 것은
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.La fois où je me suis le plus éloigné de chez moi, c'était au printemps 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Lần tôi đi ra khỏi nhà xa nhất là vào mùa xuân năm 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Lo más lejos que he estado de la puerta de mi casa fue en la primavera de 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Najdalej od drzwi mojego domu oddaliłem się wiosną 2004 roku.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Najdlje, kar sem kdajkoli šel od domačega praga, je bilo spomladi leta 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.O mais longe a que já cheguei da minha porta da frente foi na primavera de 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Zatiaľ najďalej od domu som sa dostal na jar roku 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Το πιο μακρινό μου ταξίδι, από το σπίτι μου, ήταν την άνοιξη του 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Дальше всего я выбрался из дома, весной 2004-го.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Найдалі я відійшов від дверей свого дому навесні 2004.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.Най-надалече от предната врата на дома си излязох през пролетта на 2004 г.
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.הכי רחוק שאי-פעם הרחקתי מדלת ביתי
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.أبعد ما ذهبت إليه من باب منزلي
Ön kapımdan en çok uzaklaşmayı başardığım zaman 2004'ün baharıydı.未だに 自分の正気を疑いますが
Onların araba alarm seslerini sanki baharın şarkısı gibi dinleyebilirim.Aku bisa dengar mereka meniru bunyi alarm mobil seakan itu adalah lagu musim semi.
Onların araba alarm seslerini sanki baharın şarkısı gibi dinleyebilirim.Ich kann hören, wie sie zu den Sirenen der Autoalarmanlagen singen, als wären es Frühlingslieder.
Onların araba alarm seslerini sanki baharın şarkısı gibi dinleyebilirim.Ik hoor ze zingen; de geluiden van de auto-alarmen alsof het lenteliedjes zijn.
Onların araba alarm seslerini sanki baharın şarkısı gibi dinleyebilirim.Je peux les entendre chanter le bruit d'alarmes de voiture comme s'il était celui du printemps.
Onların araba alarm seslerini sanki baharın şarkısı gibi dinleyebilirim.자동차 알람 소리를 흉내낼 때도 있어요. 마치 그 소리가 봄의 노래라는 듯이 말이죠.
Onların araba alarm seslerini sanki baharın şarkısı gibi dinleyebilirim.Li sento cinguettare il suono dell'antifurto come fosse un canto di primavera.
Onların araba alarm seslerini sanki baharın şarkısı gibi dinleyebilirim.Los escucho cantando los sonidos de las alarmas de los coches como si fueran canciones de primavera.
Onların araba alarm seslerini sanki baharın şarkısı gibi dinleyebilirim.Pot să le aud cântând sunetul alarmei unei maşini ca şi cum ar fi cântece de primăvară.
Onların araba alarm seslerini sanki baharın şarkısı gibi dinleyebilirim.Slišim jih peti zvoke avtomobilskih alarmov, kot da so pesmi pomladi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod