Ana içeriğe geç
Sözlük

bahar ile cümle

bahar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Peki ya Arap Baharı ve yaşanan olaylar, örneğin Mısır'da?מה לגבי האביב הערבי ודברים שאירעו, למשל, במצרים?
Peki ya Arap Baharı ve yaşanan olaylar, örneğin Mısır'da?ماذا بخصوص الربيع العربي والاشياء التي حصلت في مصر على سبيل المثال؟
Peki ya Arap Baharı ve yaşanan olaylar, örneğin Mısır'da?たとえばエジプトで起きていることは? エジプトでは
Polenlerin ağaç, çim gibi rüzgarla dağılanları en fazla bahar nezlesine sebep oluyorlar.Il polline di piante disperso dal vento, come di alberi ed erbe, causa gran parte delle allergie.
Polenlerin ağaç, çim gibi rüzgarla dağılanları en fazla bahar nezlesine sebep oluyorlar.식물로부터 나온 꽃가루들은 바람에 잘 흩날립니다. 나무나 풀들도 마찬가지죠 대부분의 꽃가루 알레르기를 일으키는 것과 비슷합니다.
Polenlerin ağaç, çim gibi rüzgarla dağılanları en fazla bahar nezlesine sebep oluyorlar.Peľ z rastlín, ktoré ho prenášajú vzduchom, ako stromy a trávy a tak ďalej, zvyknú spôsobovať sennú nádchu.
Polenlerin ağaç, çim gibi rüzgarla dağılanları en fazla bahar nezlesine sebep oluyorlar.אבקת פרחים המופצת ברוח, כמו אבקת עצים ועשבים וכדומה, נוטה לגרום למירב האלרגיות.
Polenlerin ağaç, çim gibi rüzgarla dağılanları en fazla bahar nezlesine sebep oluyorlar.木や草などがあり 花粉症のほとんどは これが原因です なぜなら そのような植物は
Saçında kalan kamp ateşi kokusu. Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.De geur van een kampvuur die in je haar blijft hangen. man:
Saçında kalan kamp ateşi kokusu. Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.Hmm, vůni táboráku, co vám zůstane ve vlasech. muž:
Saçında kalan kamp ateşi kokusu. Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.Leirinuotion tuoksua, joka tarttuu hiuksiini. mies:
Saçında kalan kamp ateşi kokusu. Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.Mm, a tábortűz szaga, ami beivódik az ember hajába. férfi:
Saçında kalan kamp ateşi kokusu. Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.Mm, l'odore di un fuoco di campo che ti impregna i capelli. uomo:
Saçında kalan kamp ateşi kokusu. Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.Mm, lugten af lejrbål, som bliver siddende i håret. mand:
Saçında kalan kamp ateşi kokusu. Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.Mm, lukten av lägereld som fastnar i håret. man:
Saçında kalan kamp ateşi kokusu. Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.Mmm, zapach ogniska we włosach. mężczyzna:
Saçında kalan kamp ateşi kokusu. Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.Μμμ, τη μυρωδιά της φωτιάς που μένει στα μαλλιά σου. άντρας:
Saçında kalan kamp ateşi kokusu. Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.Запах костра от волос. мужчина:
Sade Pilav- basit baharatlı bir pilav.Le pulau nature, un plat simple de riz épicé.
Sade Pilav- basit baharatlı bir pilav.Prosty Pulau - proste danie z aromatyzowanego ryżu.
Sade Pilav- basit baharatlı bir pilav.Pulau simples - um simples prato de arroz apimentado.
Sade Pilav- basit baharatlı bir pilav.Pulau simple - un simple plato de arroz condimentado.
Sade Pilav- basit baharatlı bir pilav.Εικόνα από τον Sanim Haque.
Sade Pilav- basit baharatlı bir pilav.Обычный пилау — простое пряное блюдо с рисом.
Sade Pilav- basit baharatlı bir pilav.الصورة مأخوذة من قبل سنيم هاك.
"Şey, Bobbie," dedim, "eğitimsiz amatör gibi bir bahar oldukça zor durumda seferlik beni."Beh, Bobbie," dissi, "E 'un caso piuttosto difficile da molla su un dilettante inesperto come a me.
"Şey, Bobbie," dedim, "eğitimsiz amatör gibi bir bahar oldukça zor durumda seferlik beni."Cóż, Bobbie," powiedziałem, "it'sa dość trudne sprawy do wiosny na niedoświadczonych amatorów, jak mnie.
"Şey, Bobbie," dedim, "eğitimsiz amatör gibi bir bahar oldukça zor durumda seferlik beni."글쎄, 바비는,"나는 말했다, "와 같은 연습을 쌓지 않은 아마추어에 온천 꽤 하드 케이스 카나 나.
"Şey, Bobbie," dedim, "eğitimsiz amatör gibi bir bahar oldukça zor durumda seferlik beni."Nå, Bobbie," sagde jeg, "Det er temmelig svært sagen til foråret på en uuddannet amatør som mig.
"Şey, Bobbie," dedim, "eğitimsiz amatör gibi bir bahar oldukça zor durumda seferlik beni."No, Bobbie," povedal som, "Je to docela ťažké veci na jar Necvičený amatér, ako je mňa.
"Şey, Bobbie," dedim, "eğitimsiz amatör gibi bir bahar oldukça zor durumda seferlik beni."No, Bobbie," řekl jsem, "Je to docela těžké věci na jaře neškolený amatér like mě.
"Şey, Bobbie," dedim, "eğitimsiz amatör gibi bir bahar oldukça zor durumda seferlik beni."No, Bobbie", sanoin, "Se on aika vaikea tapaus keväällä kouluttamaton amatööri kuten minua.
"Şey, Bobbie," dedim, "eğitimsiz amatör gibi bir bahar oldukça zor durumda seferlik beni."No, Bobbie," sem rekel, "svoj 'a zelo težko zadevo spomladi na neizkušene amaterski kot me.
"Şey, Bobbie," dedim, "eğitimsiz amatör gibi bir bahar oldukça zor durumda seferlik beni."Nos, Bobbie," mondtam, "ez egy elég nehéz ügy tavasszal egy gyakorlatlan amatőr, mint a én.
"Şey, Bobbie," dedim, "eğitimsiz amatör gibi bir bahar oldukça zor durumda seferlik beni."Nou, Bobbie," zei ik, "het is een vrij moeilijk geval tot het voorjaar op een ongetrainde amateur als mij.
"Şey, Bobbie," dedim, "eğitimsiz amatör gibi bir bahar oldukça zor durumda seferlik beni."Tja, Bobbie", sa jag, "det är ett ganska svårt fall till våren på en otränad amatör som mig.
"Şey, Bobbie," dedim, "eğitimsiz amatör gibi bir bahar oldukça zor durumda seferlik beni."Ами, Боби", казах аз, "Това е доста твърд калъф пролетта на един необучен аматьор като мен.
"Şey, Bobbie," dedim, "eğitimsiz amatör gibi bir bahar oldukça zor durumda seferlik beni."Ну, Бобби", я сказал: Предположим, кто-то пришел к Шерлоку Холмсу и сказал:
"Şey, Bobbie," dedim, "eğitimsiz amatör gibi bir bahar oldukça zor durumda seferlik beni."Ну, Боббі", я сказав: Припустимо, хтось прийшов до Шерлоку Холмсу і сказав:
"Şey, Bobbie," dedim, "eğitimsiz amatör gibi bir bahar oldukça zor durumda seferlik beni."حسنا ، بوبي ،" قلت : "إنها حالة من الصعب جدا أن الربيع على غير مدربين مثل الهواة بي.
"Şey, Bobbie," dedim, "eğitimsiz amatör gibi bir bahar oldukça zor durumda seferlik beni.私。 誰かがシャーロックホームズに来ると"、氏を言ったとしますホームズに対するhere'saケース
Şimdi karakış, ancak bahar gelecek.Ви зазначили що це глуха зима, але весна настане.
Şimdi karakış, ancak bahar gelecek.Ты упомянула, что это глубокая зима, но придёт весна.
Şimdi karakış, ancak bahar gelecek.ذكرت أنه نهاية فصل الشتاء و لكن سيأتي فصل الخريف
Size her bahar New York'ta yapılan acayip bir yarışmadan bahsetmek istiyorum.Chci vám něco říct o jedné prapodivné soutěži, která se koná každé jaro v New Yorku.
Size her bahar New York'ta yapılan acayip bir yarışmadan bahsetmek istiyorum.Egy nagyon bizarr versenyről szeretnék ma mesélni, amelyet minden tavasszal New York Cityben tartanak meg.
Size her bahar New York'ta yapılan acayip bir yarışmadan bahsetmek istiyorum.Ik wil iets vertellen over een bizarre wedstrijd die iedere lente wordt gehouden in New York City.
Size her bahar New York'ta yapılan acayip bir yarışmadan bahsetmek istiyorum.Jeg vil fortælle Jer om en meget bizar konkurrence der bliver afholdt hvert forår i New York City.
Size her bahar New York'ta yapılan acayip bir yarışmadan bahsetmek istiyorum.Je vais vous parler d'une compétition très étrange qui se tient chaque printemps à New York City.
Size her bahar New York'ta yapılan acayip bir yarışmadan bahsetmek istiyorum.저는 매년 봄이면 뉴욕에서 벌어지는 아주 희한한 대회를 여러분께 이야기 하고 싶습니다.
Size her bahar New York'ta yapılan acayip bir yarışmadan bahsetmek istiyorum.Opowiem o dziwacznym konkursie, który odbywa się co roku w Nowym Jorku.
Size her bahar New York'ta yapılan acayip bir yarışmadan bahsetmek istiyorum.Quero falar-vos sobre um concurso muito bizarro que tem lugar todas as primaveras em Nova Iorque.
Size her bahar New York'ta yapılan acayip bir yarışmadan bahsetmek istiyorum.Quiero contarles acerca de un concurso peculiar que se lleva a cabo cada primavera en Nueva York.
Size her bahar New York'ta yapılan acayip bir yarışmadan bahsetmek istiyorum.Tôi muốn nói với các bạn về một cuộc thi rất kỳ lạ được tổ chức vào mỗi mùa xuân ở thành phố New York.
Size her bahar New York'ta yapılan acayip bir yarışmadan bahsetmek istiyorum.Vi voglio raccontare di un concorso molto strano, che si tiene ogni primavera a New York.
Size her bahar New York'ta yapılan acayip bir yarışmadan bahsetmek istiyorum.Vreau să vă spun despre un concurs bizar care se ţine în fiecare primăvară în New York.
Size her bahar New York'ta yapılan acayip bir yarışmadan bahsetmek istiyorum.Θέλω να σας μιλήσω για έναν πολύ παράξενο διαγωνισμό που λαμβάνει χώρα κάθε άνοιξη στη Νέα Υόρκη.
Size her bahar New York'ta yapılan acayip bir yarışmadan bahsetmek istiyorum.Искам да ви разкажа за едно много странно състезание, което се провежда всяка пролет в Ню Йорк Сити.
Size her bahar New York'ta yapılan acayip bir yarışmadan bahsetmek istiyorum.Я хочу рассказать вам об очень странном соревновании, проводящемся каждую весну в Нью-Йорке.
Size her bahar New York'ta yapılan acayip bir yarışmadan bahsetmek istiyorum.אני רוצה לספר לכם על תחרות מאוד מוזרה שמתקיימת בכל אביב בעיר ניו יורק
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod