Ana içeriğe geç
Sözlük

bahar ile cümle

bahar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Daha önce Arap Baharı ve gücünden bahsetmiştik.聞いていただきました もう1つの例は
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Aprenden sobre las especias y sabores característicos de la cocina de su cultura incluso antes de nacer.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Betekintést nyernek a kultúrájukra jellemző ízek és fűszerek világába még mielőtt megszületnének.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.아기들은 태어나기도 전부터 그 문화의 요리의 독특한 향과 양념을 접하게 됩니다
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Li se prezintă aromele şi mirodeniile caracteristice bucătăriei culturii lor chiar înainte de naştere.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Mereka diperkenalkan pada rasa dan bumbu tertentu dari makanan mereka, bahkan sebelum lahir.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Seznamují se s charakteristickými chutěmi a vůněmi jejich národní kuchyně ještě před narozením.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Sie lernen die charakteristischen Aromen und Gewürze ihrer Landesküche kennen, noch bevor sie geboren werden.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Spoznáva charakteristické chute a korenia kuchyne danej kultúry, a to už pred svojím narodením.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Uvedeni so v značilne okuse in začimbe kuhinje njihove kulture, in to še pred rojstvom.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Μυούνται στις χαρακτηριστικές γεύσεις και τα μπαχαρικά της κουζίνας του πολιτισμού τους πριν από τη γέννηση.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Вони знайомляться із специфічними ароматами та приправами їхньої кухні навіть до народження.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Его знакомят со вкусами и специями, характерными для кухни в его культуре, ещё до рождения.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Те се запознават с характерните вкусове и подправки от кухнята на тяхната култура, дори преди раждането.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.הם לומדים להכיר את הטעמים והתבלינים האופייניים של המטבח בתרבות שלהם, עוד לפני שהם נולדים.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.كان يجري تعريفهم على النكهات والتوابل للمأكولات المميّزة لثقافتهم حتى قبل الولادة.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.特有の味やスパイスを 生まれてくる前に紹介されているのです 実は胎児は これ以上に重大なことを学んでいます
Eyţan! Yatýrdýn mý Bahar'ý?Eyşan! ?Did you place Spring
Fark ettin mi, bahar geldi?- Der Frühling ist da, schon bemerkt?
Fark ettin mi, bahar geldi? -Evet.Det är vår i dag, har du märkt det?
Fark ettin mi, bahar geldi? -Evet.Pronto llegará el verano.
Fark ettin mi, bahar geldi?Presto sarā estate.
Fark ettin mi, bahar geldi?To już wiosna, zauważyłeś?
Fark ettin mi, bahar geldi?- Σήμερα μπήκε η άνοιξη.
Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.Du poulet pané, cuit au four et assaisonné.
Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.Glasiertes Hähnchen aus dem Ofen. Mit Gewürzen.
Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.남자: 양념을 발라서 오븐에서 구운 닭고기죠.
Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.الرجل: دجاجة بالخلطة ومطهوَة في الفرن مع التوابل.
Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.調味料たっぷりの 男: 何を一番愛してるかって?
Genelde bahar öğretime yıl başında ve sonbahar öğretime yaz sonunda başvurulur.Vanligen ansöker man till vårens undervisning i början av året och till höstens undervisning på sensommaren.
Genelde bahar öğretime yıl başında ve sonbahar öğretime yaz sonunda başvurulur.Yleensä kevään opetukseen haetaan alkuvuodesta ja syksyn opetukseen loppukesästä.
Genelde bahar öğretime yıl başında ve sonbahar öğretime yaz sonunda başvurulur.Обычно заявки на весенний семестр подаются в начале года, а на осенний – в конце лета.
Genelde bahar öğretime yıl başında ve sonbahar öğretime yaz sonunda başvurulur.عادةً يتم التقدم بالطلب لتعليم الربيع في أول السنة ولتعليم الخريف في نهاية الصيف.
Genelde bahar öğretime yıl başında ve sonbahar öğretime yaz sonunda başvurulur.成人学校通常每年招生两次,年初进行春季课程的招生;夏季进行秋季课程的招生。有关课程报名的更多信息,请联系相关成人学校的教务办公室。
Genellikle onları burada... ...ya da baharda, yüksek çatılarda bulurum.Általában ide jönnek.
Genellikle onları burada... ...ya da baharda, yüksek çatılarda bulurum.De obicei le găsesc aici sau pe acoperişuri înalte, asta mai mult primăvara.
Genellikle onları burada... ...ya da baharda, yüksek çatılarda bulurum.Hier vind ik ze meestal... of op hoge daken, in de lente.
Genellikle onları burada... ...ya da baharda, yüksek çatılarda bulurum.Ich finde sie hier oder im Frühjahr auf Türmen.
Genellikle onları burada... ...ya da baharda, yüksek çatılarda bulurum.Obvykle je nacházím tady... ...nebo na vysokých střechách, ale to spíš na jaře.
Genellikle onları burada... ...ya da baharda, yüksek çatılarda bulurum.Pero eso es en primavera, en invierno prefieren los puentes. - ¿Como yo?
Genellikle onları burada... ...ya da baharda, yüksek çatılarda bulurum.Συνήθως τις βρίσκω εδώ... ή σε ψηλές ταράτσες, την άνοιξη.
Genellikle onları burada... ...ya da baharda, yüksek çatılarda bulurum.Обикновено ги намирам тук или по покривите, но през пролетта.
Genellikle onları burada... ...ya da baharda, yüksek çatılarda bulurum.Обычно я нахожу их здесь. Иногда на башнях, но это весной.
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitBack, neumne solze, nazaj v svoj materni spomladi; Vaš pritok pade pripadajo gorje,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitBack, törichte Tränen zurück zu Ihrer Heimat Frühling, Ihre Nebenfluss Tropfen gehören wehe,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitBack, typerät kyyneleet, takaisin native keväällä; Your sivujoki putoaa kuuluvat murhe,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitIndietro, stolte lacrime, di nuovo al vostro primavera nativo; tuo gocce affluente appartengono guai,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitKembali, air mata bodoh, kembali ke musim semi asli Anda; tetes sungai milik Anda celaka,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder ait위로 다시 기본 봄 어리석은 눈물이,, 당신의 지류 방울, 비애에 속하는
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitPara trás, lágrimas tolas, de volta à sua primavera nativas; Seu gotas afluente pertencem a desgraça,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitPowrót, głupie łzy, z powrotem do ojczystego wiosnę, Twój dopływ krople należą do nieszczęścia,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitQuay lại, nước mắt điên cuồng, quay trở lại mùa xuân mẹ đẻ của bạn; giọt nhánh của bạn thuộc về khốn,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitRetour, larmes folles, de retour à votre printemps indigènes; vos gouttes affluents appartiennent au malheur,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitSpate, lacrimi prostesc, înapoi la primăvara ta natală; picături dvs. afluent aparţin vai,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitTerug, dwaze tranen, terug naar je eigen bron; Uw schatplichtig daalt tot wee,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitTilbage, tåbelige tårer, tilbage til dit eget forår; Din biflod falder tilhører Ve,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitTillbaka, dåraktiga tårar, tillbaka till ditt eget våren; Din biflod droppar tillhör ve,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitVissza, ostoba könnyek, vissza a natív tavasszal; A mellékfolyója csepp tartozik jaj,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitVolver, necia, de vuelta a su fuente nativa, su afluente cae pertenecen al dolor,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitΠίσω, ανόητα δάκρυα, πίσω στην πατρίδα σας την άνοιξη? Παραπόταμος σταγόνες σας ανήκουν σε θλίψη,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod