Rusların ilk Azak seferi 1695 yılının baharında başladı.Перший Азовський похід розпочався весною 1695 року.
"Köfte baharı".«Тетянина весна».
2010 baharına kadar bu görevinde kalmıştır.На цій посаді знаходився до 2010 року.
Çuhadar, Bahar.Магістральна, буд.
Koçagan: Bahar Gündönümü.Старий дзвонар: весняна іділля.
1968 - Çekoslovakya'da iktidara Prag Baharı'nı başlatacak olan Alexander Dubček geldi.1968 — прихід до влади в Чехословаччині Олександра Дубчека, який поклав початок «Празькій весні».
Tatlıdan tavuğa kadar tüm yemekler baharatlıdır.Дорослі ківі завбільшки з курку.
Bahar Kupası 2. ve 3. Türkiye Şampiyonluğu.Чемпіон 1-го, 2-го і 4-го турнірів UFC.
Dolu kardan daha sık görülmektedir ve özellikle kış ve bahar aylarında rastlanır.Град випадає частіше, ніж сніг, і найбільш часто випадає протягом зимових та весняних місяців.
Bahar 2015 birkaç özel operasyonlar oldu.У березні 2015 було скасовано кілька зустрічей Путіна.
Hafif bir balık veya deniz ürünü lezzetine sahip olabilir ve bazen baharatlıdır.Приправа може мати слабкий присмак риби чи морепродуктів, а також буває гострою.
Çekimler 2010 baharında Berlin'de başlatılmak üzere tasarlanmıştı.Začátek natáčení byl projektován na jaře roku 2010 v Berlíně.
Hastalığı herneyse, bu onu 128 baharında Afrika'yı ziyaret etmekten alıkoyamadı.Zdravotní stav přesto císaři nezabránil uskutečnit zamýšlenou návštěvu Afriky, k níž došlo na jaře 128.
Ot Göçü; Bahardan sonra, yaz basında toplu olarak yaylaya çıkılmasıdır.Naopak tomu je v létě, kdy je se pozdě stmívá a brzo svítá.
Shunga (Japonca: 春画; "bahar resmi"), Japon erotik sanatı için bir terimdir.Šunga (春 画) je japonský termín pro erotické umění.
Aslında köri denilen bir baharat yoktur.Ve skutečnosti neexistuje žádná oblast zvaná Brzezinka.
Lois, ailesinden kendisine bahar temizliğinde yardım etmesini ister.Otec rozhodne, že pro jarní práce najmou pomocnou sílu.
İsabet neredeyse geminin kıç tarafını kopartmıştı ve tamiratı 1942 baharına kadar tamamlanamadı.Zásah torpéda téměř odlomil celou záď lodi a opravy trvaly až do jara 1941.
552 yılının bahar ayında Bumin Kağan beklenmedik bir şekilde Cücenler'e saldırdı.Někdy v průběhu října 552 se tedy rozhodl vést své vojáky do nečekaného protiútoku.
Doğanın ve baharın rengidir.Je jaro a příroda kvete.
Milan – San Remo, Bahar Klasiği, her sene Milano ile Sanremo arasında düzenlenen bisiklet yarışı.Milán – San Remo je jednorázový cyklistický závod spojující města Milán a San Remo.
Eylemler Arap Baharı'ndan etkilenerek başlamıştır.Také Libye byla ovlivněna událostmi, které přineslo Arabské jaro.
Baharat Yolu ^ "Hollanda Birleşik Doğu Hindistan Şirketi ('VOC')".Možná hledáte: Nizozemská východoindická společnost (VOC).
Bahar aylarında yağan nisan yağmurları doğanın canlanmasına katkıda bulunur.Deštivé počasí na jaře podporuje výskyt onemocnění.
Ta ki dünyalar güzeli Bahar'la karşılaşıncaya dek.Vše končí setkáním Slavěny s Bajajou.
Bahar/Yaz 2008 koleksiyonundaki Afrika G8 zirvesi sonrası ki konu açlık idi.Pro svou přehlídku jaro/léto 2008 mu bylo inspirací setkání G8 s tématem Afrika.
Ekilen tohumlar bir sonraki yılın baharına kadar çimlenmez.Larvy se líhnou až následující rok na jaře.
1 Giant Leap ismindeki albüm 2002'nin baharında piyasaya çıktı.Jako host se objevil na DVD kapely 1 Giant Leap z roku 2002.
Mevsim Bahar mı? 08.Píseň podzimní, 08.
Sert kışlara dayanıklıdır, fakat bahar donlarına duyarlıdır.Odrůda dobře odolává jarním mrazům, vůči zimním mrazům je ovšem citlivá.
Koçagan: Bahar Gündönümü.Zagara: Svěcení jara.
Günümüzde pek tanınmayan bir baharattır.Dnes neznámé plemeno.
Flora, Roma mitolojisinde çiçek ve bahar tanrıçasıdır.Jejím římským protějškem byla bohyně Flora, pod palcem měla jaro a květy.
Budama: Budama kış sonu ya da bahar başında yapılır.K páření dochází koncem zimy či začátkem jara.
Horowitz son turunu 1987 yılının Bahar döneminde Avrupa'da yapmıştır.Poslední cestu uskutečnil po Evropě na jaře 1987.
Bahar Kızıl (d.Červenková, D.
1913 - Igor Stravinsky'nin Le Sacre du Printemps (Bahar Ayini) adlı balesi ilk kez Paris'te sahnelendi.1913 – V Paříži proběhla premiéra baletu Igora Stravinského Svěcení jara.
Çiftleşme dönemi olan bahar aylarında üreme tüneklerinde toplanırlar.Během jarních měsíců probíhá ve sborech sbírka darů.
Buna göre, "Rebiülevvel" aynın kelime anlamı "evvelki bahar" şeklindedir.Výraz "formule" tedy v původním smyslu znamená něco jako "předpis pravidel".
Chun-Li adı Mandarin kökenli olup "Bahar Güzeli" anlamına gelmektedir.Název Bi gan pochází z mandarijštiny a znamená pěkné pobřeží.
Leylakların canlılığı, bahar mevsiminde bulunduğun izlenimini verir.Objevte kouzlo plédů právě teď, na jaře.
Brett bir sonraki bahar döneminde tekrar bir hemoroid operasyonu geçirmiştir.Brett a mai suferit o operație pentru hemoroizi în primăvara următoare.
Mezarı Eyüp'te Bahariye Mevlevihanesi karşısındadır. ^ Sevim, Nidayi.Făcutu-i-au și giupâniasa lui, unde l-au îngropat, mormânt di piatră frumos, ca s rămâe di pomeniri."
Kongre, MÖ 480 yılı baharında bir kez daha toplanmıştır.Congresul s-a ținut din nou în primăvara lui 480 î.Hr.
İpek, parfüm ve baharat gibi lüks ürünler de önemliydi.Articole de lux, cum ar fi mătăsuri, parfumuri și mirodenii au fost , de asemenea , importante.
Ardından Martin, serinin final kitabını Bahar Rüyası olarak planladı.Odată cu extinderea seriei, Martin a decis că această carte va fi urmată de un ultim roman, A Dream of Spring.
Arap-Yahudi şiddeti, İngilizlerin yavaşça bölgeden çekilmesiyle 1948 baharında yükselişe geçti.Violențele arabo-evreiești au crescut în primăvara din 1948 odata cu retragerea treptată a trupelor britanice.
Rusların ilk Azak seferi 1695 yılının baharında başladı.Prima campanie din Azov a început în primăvara anului 1695.
Diğer yanda Grek ittifak kongresi MÖ 480 yılı baharında bir kez daha toplanmıştır.Un al doilea consiliu militar al coaliției elene s-a reîntrunit în primăvara anului următor, 480 î.Hr..
1281 yılı baharında Moğollar iki ayrı kuvvetle saldırıya geçerler.Sunt respinși, dar în anul 1281 mongolii reiau atacul cu o flotă mai puternică și mai numeroasă.
Bahar gelimiştir yine.Întoarcerea primăverii.
1988 yılının baharında grubun ilk albümü “Life’s Too Good” Amerika’da piyasaya çıktı.Așa ei au lansat primul lor album de studio, „Life's Too Good” (Viața e prea bună) în 1988.
Çuhadar, Bahar.Frumușica, jud.
Hint mutfağı, genellikle bol baharatlı yemeklerden oluşan bir mutfaktır.De exemplu, în bucătăria Indiană sosul se prepară de obicei cu un amestec de condimente.
Çiftleşme baharın sonları ve yazın başlarında olur.Acest lucru producea aglomerație la începutul și sfârșitul vacanței de vară.
Kaynak İpek Yolu Baharat Yolu Tuz Yolu Kral YoluDrumul Vinului Drumul Appian Drumul Sării Drumul mătăsii Drum roman Calea Regală din Cracovia
Ülke, 2004 Baharı'nda NATO'ya ve 2007'deyse Avrupa Birliği'ne tam üye oldu.A devenit membră a NATO în 2004 și a Uniunii Europene în 2007.
İlk 172 otobüsün ihalesi 25 Ocak'ta yapılmış ve bu otobüsler bahar aylarında sefere başlamışlardır.Minerii s-au îmbarcat în 50 de autobuze în zorii zilei de 17 februarie.
İlk tur 1991 yılının Sonbahar'ında, ikinci tur 1992 yılının Bahar aylarında oynanmıştır.Primul sezon a fost unul de primăvară-vară, jucându-se pe durata unui singur an - 1992.
Bunlardan biri eskiden beri tanıdığı ve evlenme teklif ettiği Bahardır.El caută o fată pe care o întâlnise mai demult și de care se îndrăgostise.