Ana içeriğe geç
Sözlük

bahar ile cümle

bahar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Agayar (Fall-time dance festival) : Son baharda yapılan dans festivalidir.Gangaur – festiwal hinduistyczny obchodzony wiosną.
Bu yüzden de Baharat Adası olarak da bilinir (Island of Spice).Znana jest także jako Wyspa kwiatów (hiszp. Isla de las Flores).
Böylece ayı bahara kadar akşamları eve gelmiş, sabahları erkenden ormana dönmüş.Okazało się, że co noc uciekała do lasu by do świtu tańczyć.
Bahar bayramı olarak kutlanır.Obchodzono Święto Wiosny.
Şirketin 2008 baharındaki yeniden yapılanması dolayısıyla XPS markasının önemi düşürüldü.Z powodu restrukturyzacji firmowej w roku 2008, zmniejszono gamę produktów marki XPS.
Çeşitli baharat ve soslarla yoğurulup bir süre bekletilir.Z góry jest spływają liczne strumienie i potoki.
"Köfte baharı"."Chołodnyj Jar".
Bahar aylarında karların erimesi ile su miktarı artar.Wiosną w ich menu włączają się bezkręgowce wodne.
Bunların dışında hiçbir baharat konulmaz.Poza tymi obszarami gleb nie ma.
Rusların ilk Azak seferi 1695 yılının baharında başladı.Pierwsza wyprawa rozpoczęła się na wiosnę 1695.
Aynı zamanda Bahar'ın komşusu.Także w sąsiedztwie Liwa.
Baharın gelişi burada kutlanırdı.Nadciągała jednak Wiosna Ludów.
1936 baharındaki sevgi olayı, 1937'de kocasından ayrılmasına ve 1938'de boşandı.Małżeństwo nie trwało długo, w 1936 opuściła męża, a w lutym 1938 uzyskała rozwód.
Genelde çiftleşme kış veya bahar döneminde gerçekleşir.Z reguły jednak tworzenie par zachodzi dopiero późną zimą lub wiosną.
Baharat Yolu, eski çağlarda, Uzakdoğu'yu Batı'ya bağlayan ticaret yollarından biriydi.Było i jest ważnym punktem na śródziemnomorskich szlakach handlowych prowadzących z Zachodu na Wschód.
Köyde her yıl bahar ayında yaylaya çıkılır.Przesadza cię corocznie na wiosnę.
19. yüzyılda, baharat ticareti önemini büyük ölçüde yetirmişti.W VIII wieku nastąpił wzrost znaczenia portu handlowego.
Ekilen tohumlar bir sonraki yılın baharına kadar çimlenmez.Zimują gąsienice, które zaczynają żerować dopiero na wiosnę następnego roku.
Geç Gelen Bahar (晩春, Banshun), 1949 Japonya yapımı bir Yasujirō Ozu filmidir.晩春 Banshun) – japoński dramat filmowy z 1949 roku w reżyserii Yasujirō Ozu.
Bu bayram da baharın gelişini kutlama geleneğiyle özdeşleşmiştir.Przykładowo, nadejście wiosny świętuje się jako Dzień Córki.
İkinci Bahar da 1 Nisan Perşembe akşamı 1. bölümden itibaren tekrar bölümleriyle yayınlanmaya başlanmıştır.Od 12 kwietnia wznowiono emisję w soboty, po jednym odcinku.
IMDb'de Geç Gelen BaharDni, które przyniosły wiosnę w bazie IMDb (ang.)
1387 yılının baharında, Timur, Gürcistan'ı tekrar işgal etmiş fakat Gürcüleri teslim olmaya zorlamamıştır.Wiosną 1387 Timur ponownie najechał Gruzję, lecz tym razem nie udało mu się zmusić króla do uległości.
18 Nisan 1999 tarihinde ise Baharözü Köyü de Belediyelik olmuştur.Podczas powodzi 21 maja 2010 została zalana m.in. miejscowość Stary Górnik.
Brett bir sonraki bahar döneminde tekrar bir hemoroid operasyonu geçirmiştir.Brett genomgick ytterligare en hemorrojdoperation följande vår.
1938 yılında ilk romanı yayımlanabildi: Bahara Dek Bekle, Bandini.Hans första publicerade roman var Vänta till våren, Bandini från 1938.
485 - Túrin baharda onların lideri olur ve yazın Beleg onu bulur.485: Under våren blir han dess ledare och möter sedan Beleg.
Fleet Foxes, bahar turnesine Kuzeybatı grubu Blitzen Trapper ortaklığı ile 28 Şubat 2008 tarihinde başladı.Fleet Foxes började sin vårturné med bandet Blitzen Trapper i februari 2008.
Bahar Tatili, Harmony Korine'in yönetmenliğini üstlendiği 2012 yapımı Amerikan filmidir.Spring Breakers är en amerikansk film från 2012 regisserad av Harmony Korine.
Kışın ise hayvanlar bahar aylarına kadar ahır ve besihanelerde kapalı olarak bakılmaktadır.På vintern användes häst och slädje (eller ren och ackja).
Mevsim Bahar mı? 08.Säsong 8: ?
İlk tur 1991 yılının Sonbahar'ında, ikinci tur 1992 yılının Bahar aylarında oynanmıştır.Den första under höstsäsongen 1991, och den andra under vårsäsongen 1992.
Ekilen tohumlar bir sonraki yılın baharına kadar çimlenmez.De befruktade äggen vilar till nästa vår.
Sessiz Bahar (İngilizce Silent Spring), 1962'de Rachel Carson tarafından yazılmış bir kitaptır.Titeln anspelar på Tyst vår av Rachel Carson från 1962.
Persephone her yeryüzüne çıktığında, Demeter yeryüzüne baharı getirir.När Persefone går upp till jorden kommer våren, och den fruktbara delen av året börjar.
Aynı zamanda Bahariye vahasına giren ilk Avrupalı kişi idi.Han var också den förste europé, som nådde mynningen av Omofloden.
130 değişik baharat, bitki ve çiçekten yapılır.93 dagar mellan blomning och skörd.
Tatlıdan tavuğa kadar bütün yemekler baharatlıdır.Terrängen runt Hühnerkoppel är platt.
Dolu kardan daha sık görülmektedir ve özellikle kış ve bahar aylarında rastlanır.Hageloväder inträffar oftare än snö, och är främst förekommande under vintern och våren.
İlk baharda mezralara, yazın ise yaylalara çıkılarak hayvancılık yapılmaya çalışılmaktadır.Detta kom sig av att hela hushållet, i begynnelsen av sommaren, följer med boskapen till skogs.
Baharatlardan kulça ve koynut. ^ (Rusça)På palmblad och rosor: ().
Çiçeklenme erken baharda gerçekleşir.Frösådd ska ske tidigt på våren.
Baharatlardan kulça ve koynut.Nya stolar och golv.
MÖ 481 baharında bazı Grek kent devletleri Korint'te toplanarak bir ittifak oluşturdular.Kongressen i Korinth ägde rum 481 f.Kr., under Spartas ledning och sammanförde ett antal grekiska stadsstater.
Ta ki dünyalar güzeli Bahar'la karşılaşıncaya dek.För andra betydelser, se Beauty Bay.
Kapsül meyvelerinin içinde çok sayıda tohum bulunur ve bunlar baharat olarak kullanılır.Kapslar är mångfröiga frukter som öppnar sig när de är mogna.
Flora, Roma mitolojisinde çiçek ve bahar tanrıçası.Flora är den romerska mytologins vår- och blomstergudinnan.
İnsanlık tarihinin en eski baharatlarından biridir.De utgör på så vis ett av de äldsta spåren av liv.
62. bölümde Bahar gerçekleri öğrenince çok utanır.Exakt vad som hände under hösten 1361 känner forskningen endast till fragmentariskt.
Bahar gelimiştir yine.Вже знову прийшла весна.
Baharın gelişi burada kutlanırdı.Цим сподівалися пришвидшити прихід весни.
EMEAC (Electoral Meeting of the EUROAVIA Congress), bir bağlı topluluk tarafından bahar döneminde düzenlenir.EMEAC (Electoral Meeting of the EUROAVIA Congress) проводиться навесні однією з локальних груп.
Brett bir sonraki bahar döneminde tekrar bir hemoroid operasyonu geçirmiştir.Наступної весни Бретт переніс ще одне хірургічне втручання.
Portman, Kudüs İbrani Üniversitesi'nden dersler almak için 2004 baharında İsrail'e geri döndü.Весною 2004 років Портман проходила навчання в Єврейському університеті в Єрусалимі.
Bu meralarda, baharda hayvanlar otlatılır.Навесні ці стада розпадаються.
Baharat kullanılmaz.Озеро не використовується.
Baharımsın Kışımsın, Ferdi Tayfur'un albümüdür.Нехай завжди місто це квітне, Ми вдячні Барвінку на тім.
1387 yılının baharında, Timur, Gürcistan'ı tekrar işgal etmiş fakat Gürcüleri teslim olmaya zorlamamıştır.Навесні 1387 року Тимур знову вторгся до Грузії, проте не зміг підкорити грузинів.
2012 baharında müze, Umeå Sanat Kampüsündeki yeni binasına taşındı.Навесні 2012 року музей переїхав у нове приміщення в кампусі мистецтв.
Emire baharın gelişini temsil eder.Це дерево символізує прихід весни.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod